
Eğitim ve öğretimin her geçen gün daha çok piyasalaştırıldığı coğrafyamızda, özel okullar her geçen gün çoğalmakta kamusal eğitimde ise imam hatipleştirme, tarikat örgütlenmeleri baz alınarak yeniden dizayn edilmektedir. Son dönemde artan, atanamayan öğretmen intiharlar gündemdeki yakıcılığını korurken Erdoğan/AKP iktidarı eğitim-öğretimdeki yapısal sorunları görmezden gelerek eğitim emekçilerini yoksulluğa, öğrencileri ise niteliksiz-gerici bir eğitim anlayışına mahkum ediyor.
AKP’li 58 milletvekilinin imzasıyla TBMM’ye sunulan Öğretmenlik Meslek Kanunu bu hafta genel kurulda görüşülecek. Görüşülecek olan kanun teklifine eğitim sendikaları ve meslek örgütleri itirazlarda bulunarak tepki gösterdi.
Eğitim Sen: Kanunu Teklifi Geri Çekilmelidir
Kanunla ilgili açıklama yapan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen):
“31 Aralık 2021 tarihinde TBMM’ye sunulmasından bu yana eğitim emekçilerinin gündemini oluşturan Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi, eğitim çalışanlarının ve sendikaların tamamına yakınının eleştirilerine rağmen 1 Şubat Salı günü TBMM Genel Kurulu gündemine getirilecektir.
Eğitim Sen olarak daha önce defalarca belirttiğimiz gibi, TBMM’ye sunulan kanun teklifi gerek biçimi, gerekse sınırlı içeriği açısından bir meslek kanunu olmaktan çok uzaktır. Kanun teklifinde özel okullar ve kurslarda çalışan öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarına ilişkin hiçbir düzenleme olmaması çok önemli bir sorundur. Ülkemizde bulunan bütün meslek kanunları, kamu özel ayrımı yapmaksızın ilgili mesleğe ilişkin düzenlemeler içerirken, Öğretmenlik Meslek Kanunu teklifinin sadece kamuda çalışan öğretmenlere yönelik sınırlı düzenlemeler içermesi kabul edilemez.
Öğretmenlik mesleği gibi 18 milyona yakın öğrencinin eğitim hakkını yaşama geçirme ve bir milyona yakın öğretmenin ekonomik, sosyal ve mesleki haklarını 13 maddelik bir kanun metni ile düzenlemek, öğretmenlik mesleğine ne kadar değer verildiğini göstermektedir. Eğitim sisteminin en önemli unsurlarından birisi olan öğretmenlik mesleği gibi önemli bir konunun birkaç kanun maddesi üzerinden büyük ölçüde statü farklılaşması ve maaş artışına indirgenmesi doğru bir uygulama değildir.
Teklifte uzman öğretmen ve başöğretmenlerin görev, yetki ve sorumlulukları, diğer öğretmenlerden ayırt edilemediği için eşit işe eşit ücret ilkesinin ihlal edildiği açıkça görülmektedir. Aynı işi yapan öğretmenlerin uzman öğretmen, başöğretmen gibi statü farklılıkları üzerinden ayrıştırılması, hatta kendi içinde bölünmesi iş yerinde çalışma barışının bozulmasına neden olacak, eğitim sistemi bu durumdan kaçınılmaz olarak olumsuz etkilenecektir. Yapılması gereken öğretmenleri statülerine göre sınırlandırıp, birbirine rakip haline getirmek değil, öğretmenler arasında halen var olan sözleşmeli, kadrolu, ücretli öğretmen ayrımlarına son veren ve kadrolu çalışmayı esas alan düzenlemeler yapmaktır.
Teklifte aday öğretmenlere yönelik adaylık sınavının kaldırılması bir müjde olarak sunulurken, sınavın işlevinin Adaylık Değerlendirme Komisyonu’na devredilmesi, aday öğretmenlerin iş güvencesine yönelik büyük bir tehdit anlamını taşımaktadır. Bu düzenleme ile atamalarda yoğun olarak gündeme gelen mülakat-torpil uygulamalarının yeniden gündeme gelmesi, arşiv taraması ve güvenlik soruşturması gibi uygulamalar üzerinden yeni mağduriyetlerin ortaya çıkması kaçınılmaz olacaktır.
Kanun teklifi hazırlanırken 5 Ekim 1966 yılında kabul edilen, ILO-UNESCO ortak belgesi olan Öğretmenliğin Statüsü Tavsiye Kararı yok sayılmıştır. Türkiye tarafından da onaylanan Tavsiye Kararı öğretmenlerin toplumsal statüsüne yönelik olarak bugüne kadar atılmış en önemli ve kapsamlı adımdır.
Eğitim Sen olarak yarın TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi ile ilgili olarak, eğitim alanında örgütlü bütün sendikalara, sendikalı ya da sendikasız tüm eğitim emekçilerine ortak tepki göstermek adına çağrıda bulunuyoruz. Bugün bizleri farklı statüler üzerinden bölmek isteyenlere karşı birlikte hareket etmezsek, hiçbir meslektaşımızın onaylamadığı bu düzenlemeyi geri çektiremezsek, yarın daha büyük saldırıların hedefi olmamız kaçınılmaz olacaktır.
Eğitim Sen olarak son bir aydır yaptığımız sayısız basın açıklaması, iş yerlerimizde gerçekleştirdiğimiz toplantılar, eylem ve etkinliklerde defalarca dile getirdiğimiz talebi buradan bir kez daha tekrarlamak istiyoruz: Kanun teklifinin muhatabı olan eğitim emekçilerinin bilgisi ve önerileri dışında hazırlanan, onların temel haklarını ve taleplerini içermeyen Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi derhal geri çekilmelidir. Bir meslek kanunu hazırlanacaksa “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararı” temel alınmalı, sadece öğretmenlerin değil tüm eğitim emekçilerin hakları ve taleplerini güvence alına alan yeni bir düzenleme yapılmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası:
Kanun Teklifi Haklarımızı, Taleplerimizi İçermiyor
Kanun teklifine özel okullarda çalışan öğretmenlerin örgütlenmeye başladığı Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası da tepki gösterdi. Eğitim-Sen ile ortak açıklama yapan sendika yaptığı
“Kanun teklifinde özel okul, kurs, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde öğretmenlik yapan öğretmenlerin ekonomik ve sosyal hakları, ücret ve çalışma koşullarıyla ilgili hiçbir düzenleme bulunmadığına; meslek kanununun kamu özel ayrımı yapmadan o mesleği icra eden herkesi kapsaması gerektiğini; kayıt dışı çalışan çok sayıda öğretmenin ağır sömürü koşulları altında çok uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve güvencesizlikle boğuştuğunu” ifade etti.
Eğitim Emekçilerinden Eylem
Kanun teklifine karşı birçok ilde basın açıklamaları yaparak tepki gösteren eğitim emekçileri kanun teklifinin derhal geri çekilmesini; ayrımsız, kapsayıcı, eğitim emekçilerinin temel sorunlarını çözen, beklentilerini karşılayan bir kanunun düzenlenmesini istedi. Eğitim emekçileri yapılacak kanuni düzenlemede “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiye Kararının” temel alınmasını, sadece öğretmenlerin değil tüm eğitim emekçilerin hakları ve taleplerini güvence alan yeni bir düzenleme yapılması gerektiğini belirtti.
Eğitim Emekçilerinden Eylem
Kanun teklifine karşı birçok ilde basın açıklamaları yaparak tepki gösteren eğitim emekçileri kanun teklifinin derhal geri çekilmesini; ayrımsız, kapsayıcı, eğitim emekçilerinin temel sorunlarını çözen, beklentilerini karşılayan bir kanunun düzenlenmesini istedi.
Ankara
Eğitim-Sen ve Eğitim İş’in, öğretmen meslek kanunun geri çekilmesi için Meclis önünde yapmak istediği açıklamalar engellendi. Millî Eğitim Bakanlığı önünde açıklama yapan Eğitim Sen, öğretmenleri, uzman ve başöğretmen diye ayrıştıracak kanun teklifinin geri çekilmesini istedi.
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay polis engeline tepki göstererek “Bugün Meclis’in en tepesinde ‘Egemenlik milletindir’ yazar. Biz de bu milletin bir parçasıyız. Bu milletin aydınlatılması anlamında önemli bir mücadele yürüten öğretmenleriz. Öğretmenleri ilgilendiren bir meslek kanunu Meclis’te görüşülüyor. Ne Meclis’in önünde ne de içerisinde bir söz söylememize tahammül edilemiyor” dedi.
İstanbul
İstanbul’da İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde bir araya gelen Eğitim Sen üyesi öğretmenler, öğretmenlik meslek kanunu tasarısının geri çekilmesini talep etti.
İl Milli Eğitim Müdürlüğü önünde yapılan açıklamayı Eğitim Sen İstanbul Şubeleri adına Eğitim Sen 9 No’lu Şube Başkanı Hüseyin Özev okudu. Özev, Öğretmenlik Meslek Kanunu Tasarısının eğitim çalışanlarının ve sendikaların tamamına yakınının eleştirilerine rağmen TBMM Genel Kurulu gündemine getirildiğini söyledi. TBMM’ye sunulan kanun tasarısı gerek biçimi gerekse sınırlı içeriği açısından bir meslek kanunu olmaktan çok uzak olduğunu belirten Özev, “Kanun tasarısında özel okullar ve kurslarda çalışan öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarına ilişkin hiçbir düzenleme olmaması önemli bir eksikliktir. Ülkemizde bulunan bütün meslek kanunları, kamu özel ayrımı yapmaksızın ilgili mesleğe ilişkin düzenlemeler içerirken, Öğretmenlik Meslek Kanunu tasarısının sadece kamuda çalışan öğretmenlere yönelik sınırlı düzenlemeler içermesi kabul edilemez” ifadelerini kullandı.
İzmir
Eğitim Sen İzmir ve Denizli’de Öğretmenlik Meslek Kanunu Teklifi’ni protesto ederek, tasarının geri çekilmesi talebiyle basın açıklaması düzenledi.
İzmir’de Konak YKM önünde yapılan açıklamada basın metnini KESK İzmir Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü ve Eğitim Sen İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Veysel Beyazadam okudu.
Kanun tasarısında özel okullar ve kurslarda çalışan öğretmenlerin ekonomik ve sosyal haklarına ilişkin hiçbir düzenleme olmamasının önemli bir eksiklik olduğunu ifade eden Beyazadam, “Öğretmenlik Meslek Kanunu tasarısının sadece kamuda çalışan öğretmenlere yönelik sınırlı düzenlemeler içermesi kabul edilemez” dedi.
Beyazadam, “Eğitim Sen olarak bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmesi beklenen Öğretmenlik Meslek Kanunu Tasarısı ile ilgili olarak, eğitim alanında örgütlü bütün sendikalara, sendikalı ya da sendikasız tüm eğitim emekçilerine ortak tepki göstermek adına çağrıda bulunuyoruz. Bugün bizleri farklı statüler üzerinden bölmek isteyenlere karşı birlikte hareket etmezsek, hiçbir meslektaşımızın onaylamadığı bu düzenlemeyi geri çektiremezsek, yarın daha büyük saldırıların hedefi olmamız kaçınılmaz olacaktır” diye ekledi.
Dersim
Dersim’de Eğitim-Sen yaptığı açıklamada kanun teklifinin geriçekilmesini istedi. Kanunun birçok yönden eksik olduğu vurgulandı. Tasarının sadece kamuda çalışan öğretmenleri kapsaması kabul edilemez olduğu vurgulandı.













