Connect with us

Dünya

Almanya’daki Stade Katliamı soruşturması sürüyor

Almanya’nın Stade kentinde altı sosyal hizmet çalışanının yaşamını yitirdiği silahlı saldırıya ilişkin soruşturma sürüyor. Anne ve bebeğin devlet korumasına alındığı açıklanırken, saldırganın kaçmasına yardım ettiği öne sürülen kişi ve failin geçmişine ilişkin yeni iddialar kamuoyuna yansıdı.

Almanya’daki Stade Katliamı soruşturması sürüyor

Zeynep Hayır/Almanya

Geçtiğimiz günlerde Almanya’nın Aşağı Saksonya eyaletine bağlı Stade kentindeki anne ve çocuk koruma merkezinde düzenlenen silahlı saldırıda altı sosyal hizmet çalışanı yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi de yaralanmıştı. İlk soruşturma bulguları, saldırının üç aylık bebeğin velayeti konusunda yaşanan anlaşmazlıkla bağlantılı olabileceğini ortaya koymuştu. Olayla ilgili soruşturma sürerken yeni bilgiler ve çeşitli iddialar da kamuoyuna yansımaya devam ediyor.

Yetkililer, saldırının merkezinde yer alan üç aylık bebeğin ve annesinin hayatta olduğunu açıkladı. Anne ile bebeğin güvenlik gerekçesiyle devlet koruması altına alındığı, bulundukları yerin ise kamuoyuyla paylaşılmadığı bildirildi. Alman makamları, güvenlik gerekçesiyle anne ve bebeğin bulunduğu yere ilişkin herhangi bir bilgi vermiyor.

Soruşturmanın dikkat çeken başlıklarından biri de failin olay yerinden kaçmasına yardım ettiği öne sürülen 65 yaşındaki kadın oldu. Alman basınında yer alan haberlere göre (NDR, DIE ZEIT, WELT, BILD) söz konusu kadın, Aşağı Saksonya SPD Milletvekili ve Eyalet Göç ve Katılım Sorumlusu Deniz Kurku’nun kayınvalidesi. Aynı haberlerde kadının aileyle yakın ilişki içinde olduğu ve üç aylık bebeğin “Patentante” olarak tanımlanan manevi koruyucusu ya da aile dostu olduğu da öne sürülüyor.

Yine Alman basınında yer alan haberlere göre kadın, saldırıdan üç gün önce çeşitli medya kuruluşlarına yaklaşık 20 sayfalık bir dosya göndererek anne ile babanın Jugendamt tarafından haksızlığa uğratıldığını, bebeğin aileden gereksiz yere uzaklaştırıldığını ve velayet sürecinde adaletsizlik yaşandığını iddia etti. Dosyada devlet kurumlarının uygulamaları eleştirilirken, anne ile babanın yeniden çocuklarıyla birlikte yaşayabilmesi gerektiği savunuldu. Bu değerlendirmeler kadının iddialarını yansıtıyor. Resmî makamlar söz konusu iddiaları doğrulamış değil.

Savcılık soruşturmasına göre aynı kadın, saldırı günü failin olay yerine gelişinde ve saldırının ardından olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı araçta da bulundu. Kadının saldırı planından önceden haberdar olup olmadığı veya olaydaki hukuki sorumluluğunun bulunup bulunmadığı henüz netlik kazanmış değil. Deniz Kurku ise yaptığı açıklamada saldırganı tanımadığını, olaydan önceden haberdar olmadığını ve durumu öğrenir öğrenmez soruşturma makamlarını bilgilendirdiğini ifade etti. SPD de Kurku’nun olayla herhangi bir bağlantısı bulunduğuna ilişkin bir bulgu olmadığını açıkladı.

Öte yandan Alman gazetesi Bild başta olmak üzere bazı Alman basın kuruluşlarında saldırganın Türkiye’deki geçmişine ilişkin dikkat çekici iddialar da yer aldı. Haberlere göre failin önceki evliliğinden olan reşit olmayan kızına cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla Türkiye’de yargılandığı, bu nedenle hapis cezası aldığı ve daha sonra cezaevinden firar ederek Almanya’ya geldiği öne sürüldü. Ancak bu iddialar şu ana kadar Alman soruşturma makamlarınca resmen doğrulanmış değil. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında bu iddiaların da netlik kazanması bekleniyor.

Stade katliamı yalnızca altı sosyal hizmet çalışanının yaşamını yitirdiği bir saldırı olarak değil, kadın ve çocukları koruyan sosyal hizmet kurumlarının güvenliği, velayet süreçlerinde yaşanan sorunlar ve olası ihmaller açısından da Almanya’da geniş bir tartışmayı beraberinde getirmiş durumda. Soruşturmanın tamamlanmasıyla birlikte hem saldırının tüm yönlerinin hem de kamuoyuna yansıyan iddiaların açıklığa kavuşması bekleniyor.



Temmuz 2026
PSÇPCCP
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031 

More in Dünya