
ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısı ve Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores’in alıkonulması, Avrupa’nı birçok kentinde protesto edildi.
ABD’nin Venezuela’ya yönelik emperyalist saldırıları Avrupa’nın farklı kentlerinde protestolarla karşılandı. Yunanistan, Fransa, Almanya, İsviçre, Viyana ve İsveç’te düzenlenen eylemlerde yüzlerce kişi sokaklara çıkarak ABD’nin saldırısına tepki gösterdi, uluslararası hukukun ihlal edildiği vurgulandı.
Yunanistan
Yunanistan’ın başkenti Atina’da, demokratik kitle örgütleri ve sol partilerin çağrısıyla yüzlerce kişi Eleftheria Parkı’nda bir araya geldi. Eylemciler buradan ABD’nin Atina Büyükelçiliği’ne yürüdü.
Eylemde “Venezuela halkına destek”, “Venezuela ABD’nin Latin Amerika’daki Vietnam’ı olmayacak” ve “Hepimiz Venezuelalıyız” yazılı pankartlar taşındı.
Fransa
Fransa’nın başkenti Paris’te Cumhuriyet Meydanı’nda toplanan kitle, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırılarını protesto etti. Eylemde “Barış için” ve “Venezuela halkıyla dayanışma içindeyiz” dövizleri taşındı.
“Venezuela’ya karşı emperyalist saldırılara son” yazılı pankartların açıldığı protestoda, Filistin bayrakları da yer aldı. Eylemciler, ABD’nin saldırılarına son verilmesi çağrısında bulundu.
İsveç
İsveç’in başkenti Stockholm’de Odenplan Meydanı’nda düzenlenen eylemde, ABD’nin Venezuela’ya saldırısı ile İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırıları birlikte protesto edildi. Çok sayıda demokratik kitle örgütünün çağrısıyla yapılan eylemde, “Venezuela’da savaşa hayır” ve “Venezuela petrolleri Venezuela’nındır” yazılı pankartlar taşındı.
Almanya
Almanya’nın Stuttgart kentinde Emperyalist Savaş ve Irkçılığa karşı Platform çağrısıyla bir eylem yapıldı. Eylemde, ABD emperyalizminin enerji kaynaklarını ele geçirmek ve yeni sömürge alanları sağlamak amacıyla her türlü uluslararası hukuku çiğneyerek işgalci ve saldırgan politikalarını yoğunlaştırdığı belirtildi. Emperyalist işgal ve saldırganlığın sadece Venezuela ile sınırlı kalmadığı Suriye’den Filistin’e, Libya’dan Lübnan’a Afganistan’tan Irak’a kadar sürdüğü, ileriki dönemde bu emperyalist sömürgeci politikaların Küba, İran, Rusya, Çin ve Kuzey Kore’ye dönük saldırılarla devam edeceği, 3. emperyalist savaşın da zemininin bu şekilde hazırlandığı ifade edildi.
Gazze’nin işgal edilmesi ile açlığa mahkum edilmesinin, İsrail siyonizminin uyguladığı işkenceci katliamcı politikaların, Suriye’de Alevilerin ve Dürzilerin katledilmesinin birinci dereceden sorumlusunun ABD emperyalizmi olduğu vurgulandı. Platform olarak tüm Avrupa halklarına emperyalist savaşa, işgal politikalarına ve emperyalist saldırganlığa karşı birleşik mücadeleye çağrı yapıldı.
Sosyalist gençlik örgütü Young Struggle temsilcisi, Venezuela halkıyla, Filistin ve Kürt halklarıyla, Nusayri Alevileri ile Dürzilerle dayanışmayı büyütmenin emperyalist işgal ve saldırganlığı durdurabilecek bir gücün açığa çıkarabileceğini belirtti. Halklara Venezuela’da yapılan saldırılara sessiz kalmama, sokaklarda olma çağrısı yapıldı.
Eylemde sık sık “Kahrolsun ABD emperyalizmi”, “Venezuela halkı yalnız değildir”, “Yaşasın enternasyonal dayanışma”, “Gençlik gelecek, gelecek sosyalizm” sloganları atıldı.
Enternasyonal marşlarla eylem sonlandırıldı.
İsviçre
İsviçre’nin Cenevre, Basel ve Zürih kentlerinde halk Türkiye, Kürdistanlı örgütlerin ve antifaşist antiemperyalist, sosyalist kurumların çağrısıyla alanlara çıkarak Venezuela halkının yanında olduğunu haykırdı. Tüm ezilen halkların ABD’nin bu haydutça saldırılarına karşı birlikte mücadele çağrısında bulunuldu.
Halkların kendi kendini yönetme hakkının gasp edildiğine vurgu yapılarak Pazartesi günü saat 18.00’de Cenevre’de birleşmiş milletler önünde mitinge çağrı yapıldı. Faşizme ve diktatörlüklere karşı enternasyonal mücadelenin geliştirilmesi çağrısı yapıldı.
Konuşmalarda, “Emperyalist ABD, Venezuela Devlet Başkanı Maduro ve Cilia Flores’i kaçırarak Venezuela halkını teslim almayı hedeflemektedir. Güç gösterisi olarak başkenti pervasızca bombalayarak, boyun eğilmediği takdirde nelerin yaşanacağının mesajını vermektedir. Bu, Venezuela halkının kendi kaderini tayin hakkının açık bir şekilde gasp edilmesidir” denildi.
Viyana
Viyana’da Young Struggle, ZORA ve Komintern’in de yer aldığı platformun çağrısıyla çok sayıda kişi Sigmund Freud Parkında buluştu. Venezuela’ya yapılan saldırının dünya işçi ve emekçilerine yapılmış bir saldırı olduğunun altı çizilen konuşmada, emperyalizme karşı işçi ve emekçilerin ortak enternasyonal direnişinin önemine dikkat çekildi.
Zora Viyana adına yapılan konuşmada, ABD’nin kendisini uluslararası alanda “kurtarıcı” ve “ahlaki bir otorite” olarak göstermeye çalıştığı, ancak asıl amacın emperyalist çıkarlarını askeri güç yoluyla dayatmak olduğu ifade edildi. ABD’de iktidarda bulunan yönetimlerin, demokrat ya da cumhuriyetçi fark etmeksizin, benzer dış politika yöntemlerini sürdürdüğü vurgulandı. Konuşmada, jeopolitik güç mücadelelerinin ve doğal kaynaklar üzerindeki çatışmaların sıklıkla demokrasi, özgürlük ve uyuşturucuyla mücadele söylemleriyle gerekçelendirildiği ifade edildi. ABD’nin daha önce farklı ülkelerde uyguladığı politikaların da benzer bir seyir izlediği, önce yalanlara dayalı propagandanın yürütüldüğü, ardından yaptırımların devreye sokulduğu ve son aşamada askeri müdahalelerin gerçekleştirildiği belirtildi. Söz konusu politikaların insanları korumaya yönelik olmadığı, hükümetleri ve doğal kaynakları kontrol altına almayı hedeflediği savunuldu. ABD makamları tarafından el konulan gemilerin petrol taşıdığı hatırlatılarak, Venezuela’nın dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip olmasının saldırının arkasındaki temel nedenlerden biri olduğu ifade edildi.
Venezuela’nın uzun süredir ağır ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya olduğu belirtilen konuşmada, bu yaptırımların uyuşturucu ağlarını değil, sağlık sistemini, eğitim kurumlarını, altyapıyı ve sivil toplumu hedef aldığı kaydedildi. En ağır bedeli ise işçilerin, yoksulların ve toplumun en kırılgan kesimlerinin ödediği ifade edildi. İlaç kıtlığı, açlık ve yüksek enflasyonun bu politikaların sonucu olduğu vurgulandı. Irak, Libya ve Afganistan örnekleri hatırlatılarak, ABD müdahalelerinin ardından bu ülkelerde yıkım, yüksek can kaybı ve siyasi istikrarsızlık yaşandığı belirtildi. ABD’nin diğer ülkelerin egemenliğini yalnızca kendi çıkarlarına uygun olduğu sürece kabul ettiği savunularak, Venezuela’nın doğal kaynakları üzerindeki kontrolünü koruma isteğinin saldırının temel nedeni olduğu ifade edildi.
Ardından ABD Viyana Büyükelçiliği önüne doğru sloganlarla yürüyüşe geçen kitle, yol boyunca enternasyonal dayanışma çağrısı yaptı.








