
Zeynep Hayır/Almanya
Almanya’da Forsa tarafından yapılan son kamuoyu araştırması, ülkede toplumsal kaygıların yön değiştirdiğini ortaya koyuyor. Alman kamuoyunun gündeminde artık ilk sırada dış politika ya da güvenlik başlıkları değil, doğrudan gündelik hayatı etkileyen yapısal sorunlar yer alıyor.
Ankete göre en büyük endişe alanı eğitim sistemi. Öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, okullar arası eşitsizlikler ve eğitimin niteliğine dair soru işaretleri toplumun geniş kesimlerinde geleceğe dönük güvensizlik yaratıyor. Eğitim yalnızca çocukların değil, toplumsal devamlılığın da temel taşı olarak görülüyor ve bu alandaki aksaklıklar doğrudan kaygıya dönüşüyor.
İkinci sırada kamu hizmetleri bulunuyor. Bürokratik işlemlerin yavaşlığı, dijitalleşmenin geride kalması, sağlık ve sosyal hizmetlerde yaşanan aksaklıklar devletin işlevselliğine dair soru işaretlerini artırıyor. Sosyal devlet geleneği güçlü olan Almanya’da bu başlığın öne çıkması kamusal yapının aşınmakta olduğuna dair algının giderek güçlendiğini gösteriyor.
Üçüncü önemli endişe alanı toplumsal çatışmaların artması. Gelir eşitsizliği, sınıfsal ayrışma, göç tartışmaları ve siyasal kutuplaşma toplumda birlikte yaşama fikrini zorluyor. Araştırma bu gerilimin artık marjinal bir korku değil, geniş kesimler tarafından paylaşılan bir kaygı hâline geldiğine işaret ediyor.
Bu yönüyle Forsa’nın araştırması Almanya’da tartışmanın kim yönetecek sorusundan çok mevcut sistem toplumun ihtiyaçlarına cevap verebiliyor mu? sorusuna doğru kaydığını gösteriyor. Son kamuoyu yoklamaları, Friedrich Merz liderliğindeki mevcut hükümetin de toplum nezdinde güçlü bir güven üretemediğine işaret ederken, son dönemde güvenlik tehdidi merkezli politikaların öne çıkarılması, savunma ve silahlanma yatırımlarına ağırlık verilmesi ve buna paralel olarak kamu borcunun artması, sosyal devlet anlayışı, sosyal adalet ve ekonomik koşulların geri plana itildiği yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.








