
Emek ve Özgürlük İttifakı, 11 Aralık Pazar günü saat 14.00’te Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda “Şimdi Emek ve Özgürlük Zamanı” şiarıyla halk buluşması düzenleyecek.
Buluşmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Sözcüler Kurulu Üyesi Perihan Koca, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, Türkiye İşçi Partisi (TİP) MYK Üyesi Yunus Başaran ve Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Dönem sözcüsü Barış Kayaoğlu da katılım yapacak. Halk buluşmasına dair Adana’daki Emek ve Özgürlük İttifakı üyeleri TİP Adana binasında basın toplantısı düzenledi. Ortak basın metnini ise HDP Adana İl Eşbaşkanı Helin Kaya okudu.
Türkiye İşçi Partisi Adana İl Örgütü’nde düzenlenen basın açıklamasında “Baskı, sömürü ve savaş ile Türkiye’yi korkutmak isteyenlerden kurtulacağız” mesajı verildi.
‘Emek ve Özgürlük İttifakı hepimizin ortak birliğidir’
Basın açıklamasını Halkların Demokratik Partisi Adana İl Eş Başkanı Helin Kaya okudu. Emek ve Özgürlük İttifakı’nın Adana’da ilk kez halkın karşısına çıktığını vurgulayan Kaya, “Emek ve Özgürlük İttifakı hakkını arayan, iş, ekmek, barış, demokrasi, özgürlük ve laiklik diyen kendi kaderini eline alıp kendi kendisini yönetmek isteyen Türkiye’dir. Emek Özgürlük ittifakı hepimizin ortak birliğidir.” diye konuştu.
“İnsanca çalışılacak ve yaşanacak bir düzen için; halkın egemenliğine dayanan bir güçlü demokrasi için; Kürt sorununda barışçıl ve demokratik bir çözüm için; Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı için; kadınlar, gençler ve ezilen tüm toplumsal kesimlerin eşitliği ve özgürlüğü için; doğanın ve kültürel varlıklarımızın korunması için hep birlikte mücadele edeceğiz” diyen Kaya, 11 Aralık Pazar günü gerçekleştirilecek olan Emek ve Özgürlük İttifakı’nın halk buluşmasına katılım çağrısında bulundu.
Basın açıklamasının tamamında şu ifadeler yer aldı:
“Emek Özgürlük ittifakı, 24 Eylül’de İstanbul’da kuruluşunu ilan etti. Hep birlikte ülkemizin bugününde ve yarınında eşitlik, özgürlük, kardeşlik, barış ve demokrasi temelinde bir değişimi yaratacak, siyasal ve toplumsal iradeyi güçlendirecek, kararlı duruşumuzu, mücadelemizi, dayanışmayı ve umudu büyütecek bir yürüyüşe çıktık.
Emek Özgürlük ittifakı hakkını arayan, iş, ekmek, barış, demokrasi, özgürlük ve laiklik diyen kendi kaderini eline alıp kendi kendisini yönetmek isteyen Türkiye’dir. Emek Özgürlük ittifakı hepimizin ortak birliğidir.
Emek ve Özgürlük İttifakı Adana’da ilk defa halkın karşısına çıkıyor. Ancak ittifakın bileşenleri yıllardır emek, demokrasi ve barış mücadelesinin içinde ve önünde yer alıyorlar.
Emek Özgürlük ittifakı, Türkiye’yi kucaklıyor. Türkü, Kürdü, Arabı, Çerkezi, Ermenisiyle ülkenin birliğini ve geleceğini temsil ediyor.
Hakları ellerinden alınıp sefalete mahkûm edilmiş işçiler, hiç bir hakkı ve güvencesi olmayan Çukurovalı tarım işçileri, Saya işçileri, köylü, memur, esnaf tüm ezilenler, yoksullar, geleceği karartılmış genç-yaşlı, kadın-erkek, eşitlik talebi olan Kürt halkı, Aleviler herkes emek özgürlük ittifakı etrafında birleşiyor. Çünkü bu sadece bir seçim ittifakı değil, Türkiye’nin tüm kentlerinde, sokaklarında ve meydanlarında, tarlalarında ve fabrikalarında, okullarında ve üniversitelerinde, her alanda talepler etrafında mücadeleyi büyütmenin birliğidir.
İşçilerin emekçilerin, kadınların, gençlerin, çiftçilerin ve üreticilerin, Kürtlerin ve Alevilerin, LGBTİ+’ların, çocukların, tüm ezilen kesimlerin taleplerini ve mücadelelerini ortaklaştırmak üzere yola çıkan Emek ve Özgürlük İttifakı’nın örgütlenmesi, halk buluşmaları başladı.
Yaşadığımız ve her gün daha da derinleşen ekonomik, sosyal ve siyasal krizler karşısında toplumsal adalet, eşitlik ve güçlü demokrasi temelinde değişim mücadelesini ortaklaştıracak bu ittifakın Adana’da ilk Halk Buluşmasını gerçekleştiriyoruz.
Halk kendisinin yoksulluğunu artıran bir düzenin devam etmesini istemiyor. Halkın istediği çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesidir. Demokrasidir, toplumsal değişimdir. Kimse eskisi gibi yönetilmek istemiyor. İşçisiyle, köylüsüyle, esnafıyla, kadınlarıyla gençleriyle emeklileri, engellileri, Türkleriyle, Araplarıyla Kürtleriyle Sünni’si, Alevisiyle ülke değişim istiyor. Doğal çevremiz, neredeyse dile gelmiş değişim istiyor.
Derinleşen yoksulluk, işsizlik, geleceksizlik, savaş dayatmalarıyla ülkenin kaderi haline getirilmek isteniyor. AKP ve MHP iktidarı ömrünü uzatmak, kaybettiği meşruiyetini şiddetle tesis etmek için yeniden savaş politikalarına sarılıyor.
Taksim’de sivillere yönelik gerçekleştirilen ve iktidar tarafından karartılmaya çalışılan vahşi saldırı gerekçe gösterilerek Kuzey ve Doğu Suriye’nin birçok sivil yerleşim bölgesine yönelik gerçekleştirilen hava saldırısı, Türkiye halklarının değil iktidarın beka saldırılarıdır.
Sıkıştığı, siyaseten iflas ettiği ve yönetemediği her dönemde Türkiye halklarına, emekçilerine, ezilenlerine yönelik şiddet yöntemlerine sarılan AKP-MHP iktidarı, aynı yıkıcı politikaları bölge halklarına da dayatmaktadır.
Türkiye halkları ve emekçileri on yıllardır iktidarın Suriye başta olmak üzere bölgede yürüttüğü bu saldırgan politikasının ağır faturasını ödemektedir. Yiten canlar bu ülkenin çocuklarıdır, ülkenin ekonomisi talan edilmektedir, faşizan ve despotik yönetim sorgulanamaz hale getirilmek istenmektedir.
İçinden geçilen bu kritik dönemde Emek ve Özgürlük ittifakı olarak tarihsel sorumluluğumuzun farkındayız ve buna uygun davranma konusunda kararlıyız. İttifakımız; bir mücadele birliği ve ortaklığıdır. AKP-MHP iktidarının faşizmle egemen olmak isteyen halk düşmanı politikalarına direnen, bu düzenden ve iktidardan kurtulmak; sorumlulardan hesap sormak isteyen tüm kesimlerin, siyasal ve toplumsal muhalefet güçlerinin katılımı, katkısı ve desteğiyle büyüyecektir.
İnsanca çalışılacak ve yaşanacak bir düzen için; halkın egemenliğine dayanan bir güçlü demokrasi için; Kürt sorununda barışçıl ve demokratik bir çözüm için; Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı için; kadınlar, gençler ve ezilen tüm toplumsal kesimlerin eşitliği ve özgürlüğü için; doğanın ve kültürel varlıklarımızın korunması için hep birlikte mücadele edeceğiz.
Çağrımız tüm emekçilere, demokrasi, hak, hukuk, özgürlük, eşitlik mücadelesini yürüten bütün toplumsal hareketler, kurum, kuruluş ve yurttaşlaradır.
Hep beraber sorumluluk alalım. Toplumu köleleştirmek isteyen, savaşla, zulümle ve açlıkla halkları teslim almaya çalışan, baskı ve sansürle gerçekleri karartmayı amaçlayan iktidarın yangın yerine çevirdiği ülkeyi ortak taleplerimiz ve birlikte mücadelemizle özgür ve demokratik bir şekilde yeniden inşa edelim.”





