
Maoist Komünist Partisi tarafından elimize e-mail olarak iletilen açıklamaya göre 46. yıldönümünü selamlayıp bu uğurda yaşamını yitiren savaşçıları anıp şu ifadelere yer verdi. “Partimizin MLM bilimsel ideoloji klavuzluğunda ağır şartlar altında omuzladığı uzun tarihsel mücadele sürecini, bu mücadelenin granit objeleri ve en anlamlı bedelleri olan ölümsüz kahramanlarını, bu kahramanların derin anlama boğduğu istikrarlı mücadele tarihini, bu zeminde olgunlaşan sistematik devrim ısrarı ve devrimci kararlılığını içeren bütün tarihsel yürüyüşünü Sosyalist Halk Savaşı coşkusuyla selamlıyoruz.”
Açıklamanın önemli bulduğumuz kısımlarını haber değeri taşıdığından dolayı kamuoyuyla payalaşıyoruz.
Açıklamanın başında tarihsel kesitlerine yer veren MKP, Kaypakkaya tarafından kurulduğunu belirterek Mustafa Suphi TKP’sinin çizgisini takipçisi olduğunu ve partinin kuruluşu komünist mücadele bakımından anlamlı olduğu da ifade edildikten sonra şunlara yer verildi.
“Partimizin doğumu büyük ideolojik mücadeleler içinde ve sonrasında yaşanan ağır örgütsel şartların hüküm sürdüğü, büyük örgütsel sancıların bağrında sınırlı kadroyla gerçekleşti. Bu doğum, “bir kıvılcım bütün bozkırı tutuşturabilir” aforizmasının keskin bilincini taşıyan perspektifin berrak bir tarihsel adımıydı.”
Partimiz işçi direnişleri ve köylü hareketlerinin içinden doğdu
Parti’nin hangi koşullar içinde kurulduğunu belirten MKP şu ifadelere yer verdi.
“Partimizin doğumu büyük işçi direnişleri ve köylü hareketlerinin boyverdiği devrimci dalga ve durumun yükselen seyriyle birleşip gelişen öğrenci gençlik hareketinin büyük dinamizminde destek bulan toplumsal şartlarda gerçekleşti. Bu doğum, “bu çelik aldığı suyu unutmuyacak’’ bilge kararlılığın Komünist tavırla gerçekleştirdiği tarihsel çıkıştı.”
Partimizin doğumu, çeşitli millet ve milliyetlerden Türkiye-Kuzey Kürdistan proletaryası ve halklarının kurtuluş ihtiyacı uğruna, bağımsızlık-halk demokrasisi-sosyalizm ve komünist toplum yürüyüşü perspektifiyle verilen siyasi iktidar mücadelesinin tarihsel bir meydan okuyuşu olarak gerçekleşti. Bu doğum, “biz Komünistler esasen kendi görüş ve fikirlerimizi saklama gereği duymayız” diyen cüretin burjuvaziyi yargılayan keskin sınıf tutumunu besleyen ihtilalci komünist belleğin yansımasıydı.
Proleter Kültür Devrimi’nin ürünüyüz
Partisinin kurulmasından ideolojik olarak Proleter Kültür Devrim’inin etkilerinin de bulunduğu belirtip “Maoizmin şafağı olarak dünya ölçeğinde devrimci dalgalanmaya yol açan Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin coğrafyamız sınıf hareketi ve örgütlü devrimci ideolojik-siyasi nüfuzunun ürünü olarak gerçekleşti. Bu doğum, “Proleter Kültür Devrimi’nin ürünüyüz’’ kavrayışıyla MLM bilimsel ideolojinin evrensel niteliğini kuşanan enternasyonalist heyacan ve komünist olgunun siyasi yankısıydı… denildi.
Silahlı mücadeleden ödün vermedik
Başta kurucu önderi de dahil olmak üzere onlarca önder kadro ve savaşçısını yitirdiğini de belirterek buna rağmen ağır koşullarda verdiği mücadele biçiminden vazgeçmediğini belirtip şöyle devam etti.
Partimiz en ağır şartlara karşın devrim ısrarında zerrece tereddüt yaşamamakta, silahlı mücadeleden ödün vermeyerek, zor ilkesine dayalı devrim savaşımını sürdürmektedir. Düşmanın katliamcı azgın saldırılarına her alanda göğüs gererek Sosyalist Halk Savaşı perspektifiyle ilerlemektedir. Parti Sekretarya üyemiz Yılmaz KES (Şahin) yoldaş ve komutasındaki yoldaşlarımızın kahramanca çarpışıp ölümsüzleşmesi ve aynı tarih diliminde aynı savaş şartlarında ölümüne direnip teslim olmayarak ölümsüzleşen onu aşkın yoldaşımızın Komünist pratiği, partimizin devrim ısrarı ve kararlılığının ıspatı olmakla birlikte, tarihsel yürüyüşünün durdurulamaz nitelikte dinamik olduğunun da açık kanıtıdır.
Partimizin bilimsel sosyalizm teorisinden beslenen ideolojik-siyasi dinamizmi, Kaypakkaya yoldaşın komünist çizgisi zemininde gelişerek onu ilerleten Parti 1. Kongresiyle deklere ettiği devrim programı ve MKP seviyesiyle ortaya koyduğu ileri düzeyin yaratıcı temelidir. TKP(ML)’den MKP’ye ilerleme tarihinin dinamik bir motoru da ideolojik-teorik mücadele, eleştiri-özeleştiri ve kuşkusuz ki kendi hatalarını cüretle muhasebe etme tutumudur. Parti 1. Kongremizin bilimsel yönelim ve doğrultusunu takip eden Parti 3. Kongremiz ülke tahlili, devrim programı, devrimin niteliği ve stratejisi gibi tüm temel meselelerde yeni analiz ve tespitler temelinde köklü değişime giderek yeni bir programla ilerleme doğrultusunu devam ettirdi.
Erdoğan-AKP, halkların üzerinde ki karabasandır
İçinden geçtiğimiz dünya şartlarına değinerek emperyalistlerin gerici savaş ve işgal saldırganlıklarıyla büyük insan kıyımlarına yol açan, insan, doğa ve tüm canlı yaşamı tahrip ettiğini ifade edip şöyle devam etti.”Emperyalist dünya gericiliğinin parçası olan Erdoğan-AKP iktidarı sivil darbeci yönetim altında uyguladığı açık faşizmle ülke halkları ve mazlum ulus ve azınlıkların üstünde tam bir karabasanı andırmaktadır. Kendi hukuklarını da tanımayan emperyalist ve yerli gericiliklerin kanlı ellerine teslim edilmiş mevcut dünya kabul edilemez bir dünyadır. Partimiz, gerici sınıfların siyasi egemenliği ve kanlı esareti altında yok olmaya sürüklenen küresel yaşam ve insanlığı büyük özgürlükler dünyasına taşımak için emperyalist egemenlik ve onun bütün türevlerine karşı mücadeleyi olmazsa olmaz sayar. Bugün tekçi-tek adam Erdoğan sultası açık faşizminin azgın baskı, saldırı ve katliamlarına karşı Sosyalist Halk Savaşı Stratejisi temelinde konumlanan partimizin tüm savaşımı, özgürlükler dünyasına yönelen bu tarihsel mücadelenin bir parçası ve aşamasıdır.”
Ermeni Soykırımını kınıyoruz
Ermeni soykırımının başlangıcı olarak kabul edilen 240 Ermeni liderin tutuklanarak sürülmesinin tarihi olan, dolayısıyla sokırımın başlangıcı olan 24 Nisan 1915 tarihi vesilesiyle Ermeni Soykırımını bir kez daha kınarken, Ermeni ulusunun acılarını paylaşıyor, emperyalist ve bilumum gericiliklerin soykırımcı katliamlarına, işgal ve işgalci saldırganlıklarına karşı mücadele görevine işaret ediyoruz.








