Maoist Komünist Parti (MKP) Merkez Komitesi/Siyasi Büro, yaptığı açıklama ile halkların Newroz Bayramı’nı kutladı. Açıklamada, “Binlerce yıl öncesine uzanan tarihçesine rağmen halkların belleğinde yer edinerek aktüel kalmayı başaran Newroz vesilesiyle, başta Kürtler olmak üzere, Ortadoğu/Mezopotamya, Kafkas ve Orta Asya halklarının Newroz Bayramını Newroz ruhuyla kutluyoruz!…” denildi.
“Asur kralı zalim Dehak’ın zulmüne karşı devrimci Kawa önderliğinde yakılan isyan ateşleriyle “Yeni Güne” doğan halkların diriliş günü, kurtuluşlarını müjdeleyen devrimci eylemin yaratıcı eseri ve büyük bayramıdır Newroz!…” denilen açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Demirci Kawa’nın devrimci eyleminden feyz alan bölge halkları Dehak’ın zulmünden kurtuldukları 21 Mart’ı bayram olarak asırlar boyunca kutlayageldiler. Bugün Newroz’un devrimci mirasını sahiplenen ezilen mazlum uluslar ve emekçi halk kitleleri gelenekselleşmiş kutlamalar eşliğinde 21 Mart günü alanlara çıkarak Bayram coşkusuyla büyük kutlamalar gerçekleştirmektedirler…
Kuşkusuz ki, Newroz sadece bir bayram değil, devrimci özüyle halkların elinde kurtuluş ve özgürlük mücadelesinin bir mevzisi ve aracıdır. Newroz’u bayramlaştıran da O’nun zulme karşı devrimci isyan ve mücadele özü ya da niteliğidir. Ve elbette devrimci niteliğinin yarattığı “Yeniden doğuş, Diriliş, Kurtuluş” gibi anlamlı siyasal sonuçlardır. Bu sonuçlardan ilham alan yoksul halklar Newroz Bayramını kurtuluş ve özgürlük mücadelelerine vesile etmeye devam etmektedirler. Her 21 Mart Newroz günü, ateşler yakılarak bayram şenlikleri düzenlenir; alanları dolduran büyük halk kitleleri egemen sınıf iktidarlarına karşı eylemde bulunarak dinamik tepki ve mücadelelerini yükseltirler…
Faşist iktidarların Newroz Bayram kutlamalarını yasaklaması ve yapılan kitlesel kutlamalara saldırıp katliamlar gerçekleştirmesi kitlelerin coşkulu kutlamalarını engelleyememiş, Newroz ruhunun dalga dalga yayılıp kök salmasının önüne geçememiştir. Büyük halk kitlelerinin ısrarlı mücadelesi gerici sınıf iktidarlarına geri adım attırarak Newroz Bayramı kutlamalarını kabul etmelerine yol açmıştır. Fakat bu kabulleniş resmi bayram ilanlarıyla birlikte, Newroz’u “Bahar Bayramı” sulandırması ve salon etkinliklerine indirgeyerek özünden koparma çabalarını eksik etmemiştir. Buna karşın, Newroz, tüm tarihsel içeriği ve güncel anlamıyla mazlum ulus ve ezilen halklar nazarında birlik-mücadele-zafer günü bilinciyle politik mücadele mevzisi olarak değişmez bir yer edinmiştir…
Newroz, emperyalist haydutların vahşi savaşlarla sergilediği barbarlığın kırmızı alarm verdiği bugünlerde çok daha büyük bir anlam yüklenir. Çünkü Newroz, ezen ile ezilen kavgası temelinde zulüm ile zulme isyan ilişkisini sembolize eden tarihsel serüvenin devrimci siyasasıdır. Çünkü, en amansız zulmü, başkaldırı eylemiyle bayrama çevirmenin büyük destanıdır Newroz. Ve çünkü, günün zalim Dehak’larıdır bugün vahşi savaşlarla kanlı zulmü sürdürüp felaketler büyüten emperyalist haydutlar, her bir coğrafyada hükümranlık süren egemen gerici iktidarlar. Tam da bundandır ki, Newroz’un devrimci ruhunu kuşanmak günün en büyük ihtiyacı ve yaşamsal görevidir…
Zalim Dehak’ın zulmüyle birlikte tarihin çöp sepetine atılması gibi, günümüzün modern Dehak’ları emperyalist barbarlar ve bilumum gerici(lik)ler de mutlaka tarihin karanlıklarına gömülecektir. Saraylar-saltanatlar nasıl yakılıp yıkıldıysa, öyle yakılıp-yıkılacaktır günün köhnemiş modern saray-saltanatları. Çünkü, zulmün mayaladığı tek şey ezilen yoksul halkların devrimci isyandır…
Ezen-ezilen kavgasını tarihe not düşen büyük uyanış serüvenidir Newroz. Newroz devrimci isyanla bayramlaşan mücadele, diriliş ve kurtuluş destanıdır…
Bu Newroz’u bölgemizde süregiden emperyalist işgal ve savaşların gölgesinde karşılıyoruz. ABD emperyalizmi ve emperyalizmin bölgedeki ileri karakolu olan İsrail gericiliğinin İran molla rejimine yönelik saldırıları ve sonrasında da İran’ın İsrail’i ve ABD emperyalizminin bölgede bulunan askeri üsleri/güçlerini hedef almasıyla bu haksız ve gerici savaş şiddetlendi. İran molla rejiminin/gerici devletinin halk düşmanı niteliğine, halkına uyguladığı zulme ve baskıya rağmen ABD emperyalizmi ve siyonist İsrail’in İran’a saldırganlığının hiçbir haklılığı ve meşruiyeti yoktur. Bu savaş gerici ve haksız bir savaştır. Bu savaştan hiçbir çıkarı olmayan İran halkı başta olmak üzere bölge halkları savaşın faturasını yine ölerek, sakat kalarak, yerinden edilerek, daha da yokluk ve yoksulluğa sokularak ödeyecektir/ ödemeye başladı bile.
Coğrafyamızda da bölgedeki gelişmeleri ve siyonist İsrail’i gerekçe göstererek “iç cepheyi tahkim / iç cepheyi güçlendirme”adı altında halklara ve halkın devrimci öncülerine, ilericilere ve dahi egemen sınıfın diğer temsilcisi burjuva muhalefete yönelik kuşatma ve baskıları arttırarak konumunu ve iktidarını ebediyen yaşatmanın hesabını yapan Erdoğan/AKP-MHP faşist iktidarı saldırılarını yoğunlaştırmış durumdadır. Halklarımız dünyamızı yaşanmaz hale getiren, kural tanımaz emperyalist barbarlığın cenderesinde daha büyük savaşlara sürüklenirken, coğrafyamızda da faşist AKP-MHP iktidarının gittikçe artan baskı ve zulmü altında bu Newroz’u karşılamaktadır.
Newroz isyan ateşidir. Dün, zalimin zulmüne karşı direnenlerin yaktığı bu ateş yine zalimlere karşı mücadele içinde direnenlerin elinde bugünlere taşındı, bugünden sonrada dünyamızı yaşanmaz hale getiren zalimlere, zulmedenlere, emperyalizme, faşizme, her türden gericiliğe karşı direnenlerin elinde yanmaya devam edecektir.
Bu Newroz; isyanı kuşanan bir Newroz olacaktır. Her türden egemen gericiliğe, faşizme ve emperyalist-kapitalist barbarlığa yönelen proletaryanın evrensel mücadele bayrağını yükseltmek günümüz Kawa’larının omuzlarındadır.
Emperyalist barbarlığa ve emperyalist/gerici savaşlara karşı, faşizme ve faşist saldırganlığa karşı Newroz’un isyanını kuşanalım. Emperyalist işgallere ve savaşlara, faşizme ve her türden gericiliğe karşı birleşik mücadeleyi Newroz’un devrimci öfkesiyle büyütelim. 21 Mart Newroz ruhuyla devrimci sınıf mücadelesini yükseltmek için daha büyük kitlelerle meydanlara, alanlara, sokaklara!… Newroz Bayramını Komünist coşkumuzla kutluyor, devrimci ruhunu mücadelemizde yaşatıyor, taşıyoruz…”
