Connect with us

Güncel

Yüzbinlerce kişi Diyarbakır’da Newroz’u kutladı

Diyarbakır’da yüzbinlerce kişi Newroz’u kutladı.

Diyarbakır’da Newroz, Bağlar ilçesinde bulunan Newroz Parkı’nda “Özgürlük ve Demokrasi Newrozu / Newroza Azadî û Yekîtiya Demokratîk” şiarıyla kutlandı. Alana girişler başlamadan önce toplanma noktalarında bir araya gelen halk, sloganlarla girişlerin açılmasını bekledi. Siyasi partiler, insan hakları örgütleri, sendikalar, emek-meslek örgütleri, Alevi kurumları ve kadın örgütlerinden temsilcilerin yanı sıra; Fransa, Almanya, İsveç, Katalonya, Mısır, Hindistan gibi ülkelerden konuklar ile Federe Kürdistan Bölgesel Yönetimi ve partilerinden üst düzey yetkililer bu yılki kutlamalara katıldı.

Newroz, birçok dilden yapılan “Hoş geldiniz” ve “Newroz kutlu olsun” mesajının verilmesinin ardından başladı.

Salih Müslim şahsında özgürlük ve demokrasi mücadelesinde hayatını kaybedenler için saygı duruşu yapıldı.

Newroz Tertip Komitesi’nden Gülşen Özer ile Amed Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Doğan Hatun ve Serra Bucak, halkın Newroz bayramını kutladı. Ardından Newroz ateşi yakıldı.

Kürt siyasi tutsaklar adına Deniz Kaya’nın gönderdiği mesaj okundu.

Alanda selamlamaların ardından ilk konuşmayı yapan Özgür Kadın Hareketi’nden Ayla Akat Ata, “Bu meydanın dört bir yanında Kürt Halk Önderliği’yle beraberiz. Buradan en büyük selam eşit ve özgür bir geleceğin mimarı Sayın Abdullah Öcalan’a ‘selam’ diyoruz” şeklinde konuştu.

 
Ayla Akat Ata, “Onun özgürlüğü Kürt halkının, Ortadoğu halklarının özgürlüğüdür. Selam olsun İmralı’ya. Yine Bu Newroz sadece özgürlük Newroz’u değil, demokratik birlikteliğin Newroz’udur. Birlikte yaşadığımız tüm halklara eşit yaşam için soruyorum: Demokratik birlik için hazır mıyız? Başkan Apo’nun özgürlüğü için hazır mıyız? Halkların özgürlüğü için hazır mıyız?” diye sordu.

Kitle hep bir ağızdan “evet” diye haykırdı.

Sırrı Süreyya Önder unutulmadı


İstanbul’da geçirdiği kalp krizi sonrası 3 Mayıs 2024 tarihinde hayatını kaybeden Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İmralı Heyeti üyesi Sırrı Süreyya Önder, Amed Newrozu’nda unutulmadı.

Sırrı Süreyya Önder anısına hazırlanan sinevizyonu yüzbinler izledi. Sinevizyonda, Önder’in 2013 Amed Newrozu’nda Abdullah Öcalan’ın mesajını okurkenki görüntüsü ile 27 Şubat 2025 tarihinde Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’nda yaptığı konuşma yer aldı. Sinevizyon sonrasında alanlar yükselen alkışlar uzun süre devam etti.

Newroz’da Abdullah Öcalan’ın mesajı okundu:                                   

“Newroz Destanı, Ortadoğu halklarının diriliş, direniş ve bahar bayramı olarak binlerce yıl kutlanmıştır. Newroz, halklarımızın direniş ve diriliş ruhunu canlandırmıştır.                                

Newroz’daki semboller, kişilikler bu coğrafyanın ruhunu yansıtır. Dehaq, devletli uygarlık sisteminin timsalidir; her gün iki gencin beynini yiyen omuzlarındaki yılanlar Asur devletinin vahşetinin, Demirci Kawa ise zulme karşı direnişin cisimleşmiş halidir.                                                   

Ortadoğu’da bin yıldır sürdürülen din, mezhep ve kültür savaşları, halkların birlikte yaşama kültürüne vurulan en büyük darbedir. Her kimlik, her inanç kendi kabuğuna çekilerek ve ötekini düşmanlaştırarak var olmaya çalıştıkça halklarımızın arasındaki uçurum derinleşmektedir. Ortak değerlerimiz, ortak kültürümüz yok sayılmakta, farklılıklarımız savaş nedeni haline getirilmektedir.                                    

Güncelde bölgede köhnemiş politikaların sürdürülmesinde ısrar edilmesi felaketi beraberinde getirmiştir. Ortadoğu özelinde yaşanan bastırma, yok sayma, düşmanlaştırma politikalarının yarattığı ayrılıklar ne yazık ki bugün emperyal müdahalelere de bahane oluşturmaktadır.                         

Avrupa ülkelerinin üç yüzyıl süren din-mezhep savaşları 1648’de Westfalya anlaşmasıyla aşılırken Ortadoğu’da bu çatışmaların günümüze kadar gelmesi halklarımıza derin trajediler yaşatmıştır. Bugün ise kültürlerin ve inançların yeniden bir arada yaşamalarını sağlama imkanına kavuşmuş durumdayız. Ortadoğu’da yaratılmak istenen savaş ve kaos ortamını halkların baharına çevirmek elimizdedir. Bize yaşatılmak istenen trajedileri tersine çevirip halkların özgürlük ortamı haline getirebiliriz.

Şimdi tarihin gizlenen sayfaları açılmakta, halklar arası barışın, demokratik uluslaşmanın imkânı artmaktadır. Sünni, Şia devlet gelenekleri, milliyetçi gelenekler aşıldıkça halklar arası özgür birliktelik de imkân dahiline girmektedir.

Bugün artık yeni bir sayfa açılmıştır. Bu coğrafyadaki halkların özgürce bir arada yaşamasının yolu aralanmıştır. 27 Şubat 2025 tarihinde başlattığımız süreç Newroz’un ruhuna uygun bir birlikteliğin temellerini yeniden diriltmek içindir.

Bunun için kültürlerin, inançların bir arada yaşayabileceğine, dar milliyetçi anlayışları aşıp demokratik entegrasyon temelinde birleşebileceğimize ve birlikte var olabileceğimize inanmamız gerekir. Tarihimizde olduğu gibi günümüzde de her türlü savaş dayatmalarını, yoksulluğu ve barbarlığı geriletebileceğimizi bilince çıkarmamız gerekir.

2026 Newrozu bu tarihin bütün haşmetiyle güncellenmesidir. Tarih şimdileşiyor, gerçek kültürlülük temelinde bilinç bulmaya doğru büyük bir imkana ulaşıyor. Newroz’un anlamı ve gücü ‘şimdi’ olarak tarih sahnesine çıkmaktadır. Bu yılın ve önümüzdeki yılların Newrozlarının böyle bir tarihsel anlamı vardır.

2026 Newrozu kendi kökleri üzerinden dirilmekte, demokratikleşme, demokratik entegrasyon yolunda büyük bir hamleyle şimdileşmekte; Newrozlaşmaktadır. Newroz, tarihte olduğu gibi Ortadoğu merkezinde ağırlığını ortaya koyarak adeta yeniden dirilişe geçmekte, demokratik entegrasyon olarak tekrar bütün bölgede rolünü oynamaktadır. Böyle büyük bir şimdileşme yaşanıyor ve yaşanmaya devam edecektir.

Şimdiye kadar Newroz sembolik değerlerle kutlanmaktaydı. Artık Newroz, bir hayali, bir ütopyayı değil gerçekleşen, gelişen bir komünal yaşamı temsil etmektedir. Kendimizi hem anlam hem fizik olarak gerçekleştireceğimiz gündür Newroz.                                 

Newroz’da bir türlü yakamızı bırakmayan her çeşit yetersiz ilişkilerden, yetersiz anlamlardan kendimizi arındıralım ve yetkin bir ilişki tarzıyla, yetkin bir anlam derinliğiyle yeni bir özgürlük ahlakı ve yeni bir estetik anlayışla yaşama yüklenelim.

‘Jin, Jiyan, Azadî’ felsefesini bütün ilişkilerimizde pratikleştirip özgür yaşama kavuşalım. Artık Newroz’un bir umut, hayal veya teori değil bir pratikleşme anı olduğunun bilincine varalım. Bu pratikleşme anına yetkin bir bilinçle yetkin bir anlam derinliğiyle karşılık verelim.

Newroz vesilesiyle bu yılı tüm Ortadoğu halkları için gerçek bir özgürlük yılına çevirmek, halkların dostluk ve dayanışma geleneğini egemen kılmak bizim elimizdedir. Etnik ve dini-mezhebi temeldeki parçalanmaya, kardeş kavgasına son vermekle ve bütün kültürlerin, dini-mezhebi inançların özgürlük ve kardeşlik temelinde birliğini sağlamakla buna ulaşılabilir.

Kapitalist modernitenin yarattığı büyük toplumsal ve ekolojik çöküşe karşı demokratik modernitenin demokratik siyaset, ekolojik ve kadın özgürlükçü çözümünü Newroz’un özgürlük ruhuna bağlı olarak geliştirdik.

Kültür yaratan bir bölge olan Ortadoğu’nun, hegemonik güçlerin elinde bir savaş alanına dönüştürülmesine fırsat vermeyelim. Tarihte olduğu gibi günümüzde de bu büyük kültürün kendini özgürce ve gerçek kimlikleri temelinde ifade etmelerinin, bütünleşmelerinin önündeki engelleri birlikte aşabiliriz. Milliyetçilik ve mezhepçilik hastalığını geride bırakıp, halklarımızın binlerce yıllık tarihsel dayanışma kültürünü esas aldığımızda aşamayacağımız engel yoktur.

Böyle bir birliktelik ruhuyla demokratik siyaseti armağan etmek de imkân dahilindedir. Ezilenlerin binlerce yıllık mücadelesini taçlandırmak istiyorsak; bunun mekânı Doğu’da da Batı’da da kapitalist kültür ortamında değil Ortadoğu’nun gerçek özgürlük ortamında bulunabilir. Demokratik entegrasyonu bu topraklarda gerçek bir buluşma ve yeni bir insanlık, kardeşlik, dayanışma, dostluk temelinde gerçekleştirerek güncelleştirebiliriz.

Halklarımızın Ramazan Bayramı’nı kutluyor, bayramın barışa ve kardeşliğe vesile olmasını diliyorum.

2026 Newrozu ilk defa halklarımızın, halkımızın gerçekleşen demokratik entegrasyon, barış ve kardeşlik ruhuyla kutlanmaktadır. Bu ruha, iradeye tüm gücümle katılıyor, bu yıl gerçek anlamıyla ‘Yeni Gün’ olarak kutlanmaya değer hale gelen Newroz’un önümüzdeki yılların görkemli yürüyüşüne vesile olmasını diliyor; tüm halklarımıza barış diliyorum. Hepinizi sevgiyle selamlıyorum.

Abdullah Öcalan                   

İmralı Cezaevi                                          

21.03.2026”

‘İmralı esareti sürdürülemez’


Abdullah Öcalan’ın mesajının ardından konuşan Çetin Arkaş, “Şayet devlet bu sürecin kazanması için gerekli adımları atmazsa bu çözüm fırsatının bir daha yakalanmasının zor olacağı bilinmelidir. İşte bu nedenle daha cesur olun, barış için gerekli adımları atın” dedi. Abdullah Öcalan’ın hukuki statüsünün netleştirilmesi gerektiğini belirtti, “Artık İmralı esareti daha fazla sürdürülemez. Önder Apo’nun hukuki statüsü netleştirilmeli, özgürce çalışıp, iletişimde bulunabileceği koşullar yaratılmalıdır. Barış olacaksa, Önder Apo’nun sadece posterleri değil, bizzat kendisi Amed meydanında olacak. Kürtler Önderliksiz bir çözümü asla kabul etmeyeceği gibi, farklı arayışların da bu coğrafyanın tamamına negatif yansıyacağını da görmek gerekiyor” diye konuştu.

Bakırhan: Kürtler anayasal güvence istiyor


Kutlamada konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan,  “Kürtler Türkiye’de kimliğinin tanınmasını istiyor. Kürtler ana dilinde eğitim istiyor. Kürtler anayasal güvence istiyor. Kürtler yerel demokrasi istiyor. Kürtler eşit yurttaşlık istiyor” dedi.

“İnkar değil, tanınmadır. Lütuf değil, haktır. Kürtler yönetime ortak olmak istiyor. Kürtler artık devletle münazara değil, müzakere yapmak istiyor” diye konuşan Bakırhan, Öcalan’ın 27 Şubat çağrısına dikkat çekti ve ekledi: “Üzerinden bir yıl geçti. Silahlar sustu, silahlar yakıldı. Sizler sabırla, umutla beklediniz. Süreci bugüne kadar taşıdınız. Sizlere binlerce kez minnet varız. Şimdi sıra barış yasalarında. Şimdi sıra hukuki güvencede. Şimdi sıra devlette ve iktidardadır. Artık sözden yasaya, temenniden güvenceye, vaatten eyleme geçme zamanıdır.”

Bakırhan, Siyasi tutsaklara özgürlük istedi, “Dağdakiler demokratik siyasete katılabilmeli. Sürgündekiler evlerine dönebilmelidir. Demokratik siyasete katılabilmelidir. Halkın iradesini gasp eden kayyımlar artık gitmelidir. Sayın Öcalan’ın statüsü ve çalışma koşulları yasal düzenlemeli teminat altına alınmalıdır. Sayın Öcalan’ın Amed’de, bu meydanda halkıyla buluşmasının önü artık açılmalıdır” dedi.

Leyla Zana: Halkın talepleri görmezden geliniyor


Diyarbakır Newrozu’nda konuşan Leyla Zana, Kürt halkının taleplerini görmezden gelen iktidarı eleştirdi, “Hükümete de bir söz söylemek istiyorum; bir buçuk yıldır bu halkın taleplerini yerine getirmiyorsunuz. Başkanı (Abdullah Öcalan) Amed’de görmek ve duymak istiyor. Çünkü geleceği birlikte kurmak istiyorlar. Sesinizi duyurdunuz. Bu taleplerinize saygı duyulmalı. Başkan Apo şahsında tüm siyasi tutsakların Newrozu kutlu olsun” dedi. 


Konuşmalarından kutlama sanatçıların dinletileriyle devam etti. Agirê Jiyan, 23 yıl sonra ilk kez Diyarbakır’daki Newroz kutlamalarına katıldı. Alkışlarla sahneye çıkan grup üyeleri, Newroz için besteledikleri “Newroz” şarkısını da ilk kez seslendirdi.

YNK Başkanı Babil Talabani ve Özerk Yönetim Dış İlişkiler Dairesi Eşbaşkanı Îlham Ehmed görüntülü mesaj gönderdi, CHP Genel Başkanı Özgür Özel, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Federe Kürdistan Bölgesi Başkanı Nêçirvan Barzanî’nin gönderdiği yazılı mesajlar okundu.

Diyarbakır Newrozu’nda yoğun yağışa rağmen coşku ve heyecan programın sonuna kadar devam etti. Sanatçı Zinar Sozdar’ın ardından Govend ekibi sahne aldı. Newroz, “Özgürlük Halayı” ile son buldu.



Mart 2026
P S Ç P C C P
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

More in Güncel