
1 Mayıs Mahallesi’nde her yıl gerçekleştirilen 2 Eylül kuruluş festivali, bu yıl yapılan baskılar nedeniyle bugün belgesel gösterimi, forum ve müzik dinletisi şeklinde yapıldı. 1 Mayıs Mahallesi’nin yoksul halk tarafından direnişlerle kuruluş sürecini anlatan 2 Eylül Direniş Belgeseli’nin gösterimi yapıldı. 1 Mayıs Mahallesi’nin 1977’deki direnişini gösteren belgesel, forum etkinliği ve müzik dinletisi ESP binasında gerçekleşti.
Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK) ve KÖZ gazetesi tarafından gerçekleştirilen etkinlikte belgesel gösteriminin ardından forum yapıldı. Forumda mahallenin kuruluş sürecinin tanıkları ve kurum temsilcileri konuşmalar yaptı.
HDK Adalet Komisyonu adına konuşan Mesut Çeke 1977 deyince kanlı 1 Mayıs’ın yaşandığı ardı ardına politik suikastların olduğu, devrimcilerin katledildiğini, politik bir atmosfer yaşandığını, kırdan kentlere göç yaşandığını, kırlardan gelenlerin şehirlerde tutunamadığını, başlarını sokacak bir yer bulamadığını ve 2 Eylül’ün ekonomik ve sosyal bir tablo içerisinde yaşandığını dile getirerek şunları ifade etti; “ 2 Eylül’ün en önemli belki de bize mirası, bu konjonktür içerisinde alternatif bir şey yaratmış olmasıdır. Faşizm sadece konut sorunu için bir araya gelen yoksul halka mı saldırmıştır, bu işin hepimizin de bildiği gibi yalnızca bir yönüdür. Belgeselde de izledik 1 Mayıs Mahallesi’nde burada kolektif emek ve irade ile kendi yaşam alanını örgütleme iradesine, halk komiteleri ile bunun yapılmasına saldırdı” dedi.

KÖZ temsilcisi Engin.., yapılan etkinliğin önemine değinerek, “Şimdi 1 Mayıs Mahallesi’nin kuruluş hikayesini izledik. Arkadaşların belirttiği gibi birçok kişi ilk defa belgeseli izledi. Orada iki şeyi öne çıkarmak lazım. 1 Mayıs Mahallesi’ne 1975’te, 1977’lerden itibaren Tokat’tan, Sivas’tan, Diyarbakır’dan, Kars’tan gelen Anadolu’nun halkları. Devletin saldırıları karşısında nasıl bir mücadele hattı geliştirebileceklerini, çok iyi bir şekilde bir mahalleyi ortak bir şekilde nasıl var edebilecekleri kendiliğinden oluşmuş bir şey değil. Asıl öne çıkarılması gereken o günkü devrimcilerin vurgulanması gerekir. ” diye ifade etti.
SMF adına 2 Eylül Direnişi’nde yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başlayan Mert Çuhadar, “2 Eylül 1977’de mahallemize saldıranlar, katliam tertipleyenler devrimcilerin, halkın militan meşru mücadelesiyle yenilgiye uğratıldı. 2 Eylül Direnişi biz devrimcilerin çimentosudur. 1977’de örülen kiremitler yalnızca gecekonduları var etmedi, devrimcilere de büyük bir direniş miras bıraktı. Sistemin yoksullara, işçi ve emekçilere, kadınlara, LGBTİ+’lara, Kürt ulusuna yönelik saldırıları 77’den bu yana, hatta yüzlerce yıldır devam ediyor. Egemenler İstanbul Sözleşmesi’ne, kadınların yaşamına savaş açmış durumda. LGBTİ+’lar nefret cinayetleriyle katlediliyor. Ekonomik krizin faturası biz yoksullara kesilmeye çalışılıyor. En temel insani haklarımıza saldırılıyor. Adil yargılanma hakkı gasp edilen Ebru Timtik egemenler tarafından katledildi. Pandemi sürecinde egemenler “Evde kal” çağrıları tertiplerken biz emekçiler virüsle baş başa çalışmak zorunda bırakıldık. Dardanel fabrikasında binlerce işçi çalışma kamplarına kilitlendi. Egemenleri tarihin çöplüğüne yollayacak olan, 2 Eylül Direnişi’nin devrimci militan mirasıdır.” dedi.

ESP adına söz alan Asmen Arte, “Devrimcilerin geçmişteki kazanımlarına değinerek, bizler o dönemdeki direniş bilincinden bugün ki sorunsallar bütünlüğü içerisinde, sistemin yarattığı böl parçala taktiği ile binlerce parçaya ayırdığı kirlilik gerçeğiyle bizler devrimciler olarak kendi üzerimize düşen neleri yaptığımızı sorgulamamız gerekir. Önce bir takım şeyleri dile getirirken hakikaten, günlerimizi dile getirirken, günlerimizi haykırırken, ne kadar layık olduğumuzu, ne kadar kan kaybettiğimizi, o dönem ki kazanımlardan neleri yitirdiğimizi ciddi bir şekilde tüm sosyalizm mücadelesinde kolektif bilinç örgütlenmelerin ciddi bir şekilde sorgulamasını kendisi yapması gerekir” dedi.
Konuşmalardan sonra yapılan müzik dinletisi ile etkinlik sonlandırıldı.

Bugün 1 Mayıs Mahallesi’nde saat 16.00’da bir yürüyüş gerçekleştirilecek.
2 Eylül Direnişi hakkında
İstanbul’da 1977 senesinin 2 Eylül günü 1 Mayıs Mahallesi’ne gecekondu yıkımı için gelen polisler ile mahalle halkı arasında çıkan ve 12 mahallelinin ölüp onlarcasının yaralandığı çatışmalar sırasında çeşitli sosyalist yapılar etrafında örgütlenmiş mahalle halkının gösterdiği direniş Türkiye’deki sosyalist mücadele tarihi içerisinde çok önemli bir yere sahiptir.

1 Mayıs mahallesinin devlet tarafından içindekilerle beraber yok edilmeye çalışılması ve bu amaçla polislerin silahsız mahalle halkına defalarca ateş açması ile 2 Eylül günü kana bulanmıştı. Panzerlerle kuşattıkları mahallede eşine rastlamadıkları bir direniş ile karşılaşan polisler binaların üzerlerinden uzun namlulu silahlarla katliama giriştiler ve direnişi ancak bu yolla bastırabildiler.
Mahallenin ismi ise 1980 darbesi sonrası Mustafa Kemal Mahallesi olarak değiştirildi.







