Connect with us

Güncel

31. yılında Gazi Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı: Gazi’de düşenler bize mücadele yolunu göstermiştir

Gazi Mahallesi’nde 12 Mart 1995’te yaşanan katliamda hayatını kaybeden 22 kişi, katliamın 31’inci  yılında kitlesel bir şekilde mahallede düzenlenen yürüyüşle anıldı.

HABER MERKEZİ – 12 Mart Platformu’nun çağrısıyla, İstanbul’un Sultangazi ilçesine bağlı Gazi Mahallesi’nde 12 Mart 1995’te 22 kişinin katledildiği, yüzlerce kişinin yaralandığı katliamın 31. yıl dönümünde, Gazi Eğitim ve Kültür Vakfı (Cemevi) önünde toplanıldı. Anmaya Gazi ve Ümraniye katliamlarında katledilenlerin yakınları, siyasi kurumlar ve çok sayıda kişi katıldı. “Gazi’de düşene dövüşene bin selam. Gazi ve Ümraniye Şehitleri onurumuzdır” ve “Gazi’den Ümraniye adalet istiyoruz” pankartlarının açıldığı anmada sık sık, “Gazi şehitleri ölümsüzdür”, “Gazi’de düşene dövüşene bin selam”, “15’şinde bir fidan Berkin Elvan”, “Gün gelecek devran dönecek katiller halka hesap verecek” sloganları atıldı.

Anmaya Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Mücadele Birliği Platformu, DEM Parti, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Kaldıraç, Birleşik Devrimci Parti, Proleter Devrimci Duruş, SYKP, Cumartesi Anneleri, Emekçi Hareket Partisi (EHP), Sosyalist Lise Meclisleri (SLM), Sosyalist Gençlik Hareketi (SGH), Devrimci Gençlik Dernekleri (DGD), Özgür Üniversite Hareketi, SGDF, Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), Demokratik Kadın Hareketi (DHK), KOMÜN, Partizan ve TİP katıldı.

Binlerce kişi, Gazi Cemevi’nden kitlesel bir şekilde katliamın gerçekleştiği eski karakolun önüne yürüdü. Yürüyüşün ardından eski karakol önünde bir araya gelen kitle, katledilenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Burada yapılan basın açıklamasını Gazi katliamında katledilen Sezgin Ergin’in kardeşi Ergin Ergin okudu.

‘Türkiye halklarına zulüm reva görülmüştür’

Ergin, katliamda faillerin ve asıl sorumluların yargılanmadığını söyledi. Ergin, “Saldırganların kim olduğu belli olmasına rağmen, açılan göstermelik davalarda yargılanan katiller cezalandırılmadı. Geçmişten günümüze, Koçgiri’de, Dersim’de, Maraş’ta, Sivas’ta, 19 Aralık hapishanelerinde, Gezi’de, Suruç’ta, Roboski’de aynı zihniyet tarafından Türkiye halklarına zulüm reva görülmüştür” dedi.

‘Alevilere yönelik katliam son bulsun’

Engin, Suriye’de Alevilerin katledildiğine dikkati çekerek, şunları söyledi: “Suriye’de HTŞ’nin başını çektiği selefi çeteler tarafından Alevilere yönelik katliam devam ediyor. Lazkiye ve sahil bölgesinde soykırım tehdidi hâlâ güncel. Emperyalist politikalara ve bölge gericiliğine hizmet eden ortaçağ artığı katilleri lanetliyoruz. Suriye’de Alevilere yönelik katliamların bir an önce son bulmasını talep ediyoruz.”

Kitle, eski karakolunun önünden katliamın gerçekleştiği yerlere karanfiller bıraktılar. Ardından Gazi Mezarlığı’na sloganlar ile yürüdü.

Yürüyüşün ardından 12 Mart Platformu, Gazi Mezarlığında açıklama yaptı. 12 Mart Platformu’nun yaptığı basın açıklamasını Çağdaş Büyükbaş okudu.

‘Devlet destekli kontrgerilla Gazi’de katliam gerçekleştirdi’

Büyükbaş, Gazi katlimınndan bugüne mücadelenin sürdüğünü belirtti. Büyükbaş, “31 yıl önce, 12 Mart 1995’te devlet, ezilenlere ve emekçilere yönelik saldırılarından birini daha gerçekleştirdi. Devlet destekli kontrgerilla güçleri Gazi Mahallesi’nde kahvehaneleri tarayarak bir katliam başlattı. Bu saldırı, devrimcilerle güçlü bağlar kurmuş işçi ve emekçilerin yaşadığı mahallelere yönelik bilinçli bir tercihti. Egemenler çok iyi biliyordu ki devrimcilerle emekçi kitlelerin birleşmesi düzeni sarsacak büyük bir toplumsal güç yaratacaktır. Bu nedenle Gazi’ye yönelen saldırı yalnızca bir mahalleyi değil, emekçi halkın örgütlü mücadelesini hedef alıyordu. Ancak saldırı amacına ulaşamadı. Gazi halkı korkmadı, geri çekilmedi. On binlerce insan sokaklara çıkarak direnişi büyüttü. Direniş kısa sürede başka mahallelere yayıldı. 15 Mart’ta 1 Mayıs Mahallesi emekçileri de sokaklara çıkarak Gazi direnişiyle birleşti” dedi.

‘Onlarca insan katledildi’

Gazi direnişi eylemlerinde yüzlerce kişinin gözaltına alınıp, işkenceye maruz bırakıldığını söyleyen Büyükbaş, “Devlet bu direnişi kanla bastırmaya çalıştı. Gazi’de ve 1 Mayıs Mahallesi’nde onlarca insan katledildi, yüzlerce kişi gözaltına alındı, işkenceden geçirildi ve zindanlara atıldı. Ancak tarih bir kez daha gösterdi ki katliamlar halkın direnişini yok edemez. Gazi direnişi yalnızca bir mahallenin isyanı değil, Türkiye’de işçi sınıfının ve ezilen kitlelerin devlet terörüne karşı yükselttiği önemli halk direnişlerinden biri olarak tarihe geçti. Gazi’de ortaya çıkan irade, ezilenlerin örgütlü mücadeleyle korku duvarlarını yıkabileceğini gösterdi” diye konuştu.

‘Barış anti-emperyalist mücadeleyle mümkün olacaktır’

Büyükbaş, emperyalist devletlerin Ortadoğu’da savaş politikaları nedeniyle halkların katledildiğini vurguladı. Büyükbaş, “Bugün dünya yeni bir emperyalist paylaşım kavgasının içine sürüklenmektedir. Kapitalizmin derinleşen krizleri karşısında emperyalist güçler pazarları ve enerji kaynaklarını yeniden paylaşmak için saldırganlıklarını artırmaktadır. Bunun en ağır sonuçlarını ise Ortadoğu halkları yaşamaktadır.Filistin’de emperyalist-siyonist saldırganlık sürerken, Suriye’den Irak’a kadar uzanan geniş coğrafya emperyalist müdahaleler ve ABD destekli gerici güçler eliyle savaş alanına çevrilmiştir. Lazkiye’de Alevi halka yönelik katliam saldırıları ve İran’a yönelik artan emperyalist tehditler, bölgenin yeni ve daha büyük savaşlara sürüklendiğini göstermektedir. Emperyalistler için savaş pazarların ve egemenliğin paylaşımıdır; halklar için ise yıkım, ölüm ve göç demektir. Bu nedenle Ortadoğu’da gerçek barış ancak emperyalizme, siyonizme ve bölgesel gerici güçlere karşı büyütülecek anti-emperyalist mücadeleyle mümkün olacaktır” diye konuştu.

‘Ezilen halklar direnmenim her zaman yolunu bulmuştur’

Büyükbaş iktidarın işçileri ve emekçileri yoksulluğa mahkum ettiğini söyledi. Büyükbaş, “Türkiye’de siyasal iktidar derinleşen ekonomik kriz ve büyüyen toplumsal hoşnutsuzluk karşısında baskı politikalarını artırmaktadır. İşçiler ve emekçiler ağır yoksulluk koşullarına mahkûm edilirken toplumsal muhalefet gözaltılar, tutuklamalar ve siyasi operasyonlarla bastırılmak istenmektedir. Devrimci-demokratik kurumlara yönelik operasyonlar bunun açık göstergesidir. Aynı zamanda Kürt halkının eşitlik ve özgürlük talepleri de inkâr ve baskı politikalarıyla bastırılmaya çalışılmaktadır. Ancak tarih göstermiştir ki baskı politikaları halkların mücadele iradesini ortadan kaldıramaz. Gazi’de olduğu gibi, 1 Mayıslarda, Gezi direnişinde ve işçi mücadelelerinde olduğu gibi ezilenler hakları için direnmenin yolunu bulmuştur” dedi.

‘Gazi’de düşenler kavgamızda yaşıyor’

Büyükbaş, emperyalist savaş politikalarına, iktidarın baskı politikalarına karşı tüm topluma çağrı yaptı. Büyükbaş, “Gazi direnişi bize önemli bir ders bırakmıştır: Devlet katliamla korku yaratmak ister, halk ise örgütlenerek bu korkuyu yıkar.Bugün emperyalist savaşlara, faşist baskı politikalarına ve sömürü düzenine karşı mücadele; işçi sınıfının, Kürt halkının ve tüm ezilenlerin birleşik mücadelesiyle büyüyecektir. Çağrımızdır. Gazi’de düşenler bize mücadele yolunu göstermiştir. Onların bıraktığı direniş mirası bugün de yaşamaktadır. Bu mirası büyütmek, işçi ve emekçilerin örgütlü mücadelesini güçlendirmek hepimizin sorumluluğudur. Tüm işçileri, emekçileri, gençleri ve demokrasi güçlerini Gazi direnişinin 31. yılında mücadele alanlarında buluşmaya çağırıyoruz. Bedel ödedik, bedel ödeteceğiz. Gazi’de düşenler kavgamızda yaşıyor. 1 Mayıs’ta düşenler kavgamızda yaşıyor” diye belirttii.



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in Güncel