Connect with us

Güncel

Sosyalist Meclisler Federasyonu, halk buluşmalarının 3’üncüsünü Gazi’de yaptı

Sosyalist Meclisler Federasyonu, “Enkazda Kapitalist Sistem, Gelecekte Biz Varız” şiarıyla başlattığı halk buluşmaların 3’üncüsünü İstanbul Gazi Mahallesi’nde düzenledi.

Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), halk buluşmalarının 3’üncüsünü İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan Gazi Cemevi’nde gerçekleştirdi. Moderatörlüğünü SMF MYK üyesi Ali Haydar Ben’in yaptığı etkinlikte konuşmacı olarak Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu, SMF MYK üyesi Erdal Ataş ve Yeşil Parti 3. Bölge milletvekili adayı Cemil Güngören ve çok sayıda kişi katıldı.

Bir dakikalık saygı duruşuyla başlayan etkinliğin açılış konuşmasında konuşan Ali haydar Ben, çok tarihi bir süreçten geçtiklerini ifade ederek, seçime gittiğimiz bu süreçte tüm ezilenleri 1 Mayıs’ta meydanlarda buluşup tek ses olmaya çağırdı.

Güngören: Tüm toplumsal kesimleri SMF saflarında buluşmaya çağırıyorum

 İlk olarak konuşma yapan Yeşil Sol Parti İstanbul 3. Bölge Adayı Cemil Güngören, şimdiye kadar Grup Munzur üyesi olarak faaliyet yürüttüğünü söyledi. Güngören, “En faşist karakterde olan bloklara karşı birleşip var olan iktidarı göndermemiz gerekiyor. Kendisinden olmayanı yok sayan bir iktidar var. Örneğin kendisine karşı sanat üreten insanları terörist ilan ettiler. Yani bu sadece bir örnek. Kapitalizmin işçileri sömürdüğü yoksulların yoksullaştığı, zenginlerin daha zenginleştiği, hapishanelerin dolup taştığı bu süreçte toplumu kendi açıları açısından dizayn ediliyor. Kadınların haklarını İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırarak kadınları, LGBTİ+’ları yok sayıyorlar. Bu faşist iktidara karşı kadınları, LGBTİ+’ları, gençleri ve tüm toplumsal kesimleri SMF saflarında birleşmeye çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

Ataş: Örgütlü mücadeleyle ‘kaderimizi’ elimize almamız lazım

Güngören’in ardından söz alan SMF MYK üyesi Erdal Ataş, “Seçimler bu sürecin en önemli gündemlerinden birisi. Biz de bu sürece duyarsız kalamayız. Bu halk toplantılarıyla kendi görüşlerimizi ifade ediyoruz” vurgusunu yaptı.

Dünyada 8 milyar insanın açlık ve yoksulluk içerisinde yaşadığını belirten Ataş, “Bizim coğrafyamız bu süreç içerisinde en yoksul ülkesi haline getirilmiş bir ülke durumunda. Bunun en büyük sebebi AKP/MHP ile birlikte artan talancı sitemin hakim olmasıdır. İşçi ve emekçiler açısından bakıldığında yüzde doksan asgari ücrette tabi. Açlık sınırı 10.000 üzerinde olmasına rağmen asgari ücret 8 bin küsür. İnsanlar evine ekmek götüremiyor. Kiralar ve gıda fiyatları ortada. Sağlık alanında ilaçlarda meydana gelen artış ortada. İnsanlar tedavi olamıyor, çocuklarını tedavi edemiyor. Eğitim aynı şekilde. İnsanlar bin bir zorlukla çocuklarını okutuyor fakat işsiz” ifadelerini kullandı.

Depremde de görüldüğü üzere sömürünün her alanda çok derin olduğunu ifade eden Ataş, “Halkın parasını kendileri ve yandaşın cebine akıtarak bu halkları yoksulluğa sürüklüyor. 5 ‘li çete bunun örneği. Depremde 50 bin insanın yaşamına yitirmesine, psikolojik, sosyal bir çok alanda yoksun bırakılan halkımız ortada. Demokratik hak ve özgürlüklere müthiş bir saldırı var. Sendikal vb. bütün örgütlenme alanları ortadan kaldırılmış durumda. Alevileri inkar eden, asimile eden kültür bakanlığı üzerinden şekillendiriyor. TRT ŞEŞ i açmakla Kürt sorunu bitmiştir şeklinde politika ortada. Ülkenin büyük çoğunluğunu hapishaneye çevirdiler.  Bunların karşısında seçimler süreciyle ifade edersek bunların gideceği kabul görüyor halkta. Fakat Millet İttifakı ile ilgili bileşenlerle ilgili kaygı da ortada. Davutoğlu, Babacan… CHP açısından ifade edecek olursak da bu öyle. Bu ülkede diğer inançların sorunu varken Kürt meselesi,  Alevi meselesi ile ilgili tavır ortada. Açlık sınırının üzerinde asgari ücret olsun demediler. Çünkü bunlar sermaye yanlısı. Sermaye ile ilgili tutumlarını çok net ortaya koydular. Bu meseleye ilişkin sermayeye destek sunacağız tavrıdır bu. 5’li çete dışında maalesef yaşananlara dair yapılacaklara ilişkin net bir şey yok ortada. TÜSÜAN/MÜSİAD sermeye yanlısı bir tutum ortada” dedi.

Geniş bir ittifakla ilk olarak AKP/MHP iktidarıyla mücadele ettiklerini vurgulayan Ataş, “Çünkü Maoist olarak Irkçı, faşist bu zihniyetin gitmesi gerekmekte. Millet ittifakı’nın da doğadan, kadından, hukuktan yana olan tavrı destekleyecek emek ve özgürlük ittifakı ile bu süreci öreceğiz. Mecliste mücadelemizin bir aracıdır. Yasalar, haklarımız mecliste belirleniyor. Bizler de nerede mücadele varsa kendi temsilcilerimizle orada bulunacağız. Bu yüzden ezilenlerden yana tavır alan herkesin bu sürece böyle bakması ve oy kullanarak mücadeleyi destelemesi var. Son olarak örgütlü mücadele ederek hiçbir hak kazanılmamıştır. Tüm bunların neticesinde her alanda örgütlü mücadeleyi sahiplenerek kendi kaderimizi ellerimize almamız gerek” ifadelerini kullandı.

Maçoğlu: Her alanda halkın yanında olacağız!

Halk buluşmasında son olarak Dersim Belediye Başkanı Fatih Mehmet Maçoğlu söz aldı. Yerel yönetimlerin öneminden bahsederek konuşmaya başlayan Maçoğlu, “Değerli dostlar ben size pratiği, hamuru olan alanlara dair konuşmak istiyorum. Teorik olarak öğrendik pratikte yapmaya başlayınca ikisi arsında uyumu anlatabilme, kendinizi geliştirebiliyoruz. Bugün ki parlamento esas değil ama yasalar oradan çıkıyor. Halkın bütçesi tartışılırken orda mücadele etmelisiniz. Mücadelenin bu alanını halkın çıkarına kullanmalısınız. Yerel yönetimleri de , parlamentoyu da , sokağı da mücadele elanı olarak görmelisiniz. Bizler ovacık belediyesini, Hozat Belediyesi’ni, Hopa da ki hafıza bizi ileriye taşıyor. Örneğin Mehdi Zana bunun örneği, Fatsa bunun örneği. Bütün mücadele alanlarına sahip çıkmamız gerekmektedir. Ezenden yana ezilenden yana her alanda örgütlenerek mücadele etmelisiniz” dedi.

Sendika tartışmalarında salt ekonomik tartışma yürütülemeyeceğini belirten Maçoğlu, “Talep meselesini tartışarak, kadına dair, LGBT+’lara dair , sosyal haklara dair çalışma yaparak kazanımlar sağlıyoruz. Hayata geçirerek somutluyoruz. Söylediklerimizi pratik hale getiriyoruz. Bir yolda giderken yolda kayaları, taşları kaldırarak yolu yürüyoruz. Bu yolu açma çabası çok kıymetli bizim için. İktidarlaşmadan pratiğe dökemiyoruz. Belediyedeki deneyimlerimiz bize bunu gösterdi. Yaptığımız işler, imardan deprem meselesinde pratiklerimiz bize öğretiyor. Sendika da çalışma saati 7 saate düşürdük. Fakat sendika, sosyalistler bu meseleye dair bizimle iyi ya da kötü bunu tartıştırmıyor. Biz yıllarca neden mücadele ettik. Teorilerimize inanmadık mı acaba. Bütün kurumlar bunları konuşmalı ve bunları tartışmalı ve artık her alanda söylemleri pratiğe dökmelidir. Siyaset meselesine gelince İktidar kendi dışındakine terörist diyor. Bu ülke gelirinin çoğu 13 kişilik sermayedara gidiyor. Bizler bu yüzden örgütlenerek sokaklarda sözünü söylemesi gerekiyor. Kadının, gencin, işsizin hakkını savunarak her alanda halkın yanında olacağız” diye belirtti.



Ocak 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

More in Güncel