
Güney Kürdistan’ın Süleymaniye kentinde 4 Ekim 2022’de silahlı saldırı sonucu katledilen Jineoloji Araştırma Merkezi üyesi, akademisyen ve gazeteci Nagihan Akarsel’in Konya’daki cenaze törenini takip ederken canlı yayına jandarma personeli girdiği için “Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek” suçlamasıyla yargılanan Mezopotamya Ajansı Muhabiri Fırat Can Arslan ile JİNNEWS Muhabiri Dilan Babat beraat etti.
Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ikincisi görülen duruşmaya Babat Ankara Adliyesi’nden, Arslan ise başka bir dosyadan tutuklu bulunduğu Sincan F Tipi Hapishanesi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı.
“Ölümle tehdit edildik”
Babat, kendisine yöneltilen suçlamaları reddederek, gazetecilik yaptığını söyledi. Babat, “Biz kimseyi hedef olarak göstermedik. Ben ve meslektaşım Fırat, alay komutanı tarafından ölümle tehdit edildik. Kadrajımızdan çekilmesini söylememize rağmen kendisi defalarca kadrajımıza girdi. Herhangi bir kamu görevlisini hedef göstermedik” dedi.
Arslan ise “Jandarmanın bize gösterdiği alanda çekim yapıyorduk. Kamuyu ilgilendiren bir cenaze töreni vardı ve takibini yapıyorduk. Bize çekim için izin veren jandarma sonra hiçbir uyarı dahi yapmadan yaka paça gözaltı yaptı. Asıl basın özgürlüğünü ihlal eden oranın alay komutanıdır” diye konuştu.
Babat ve Arslan’ın avukatı Şevin Kaya ise müvekkillerinin beraatını istedi.
Kaya, “Burada asıl amaç basına gözdağı vermek. Burada herhangi bir kamu görevlisi hedef gösterilmedi. Ayrıca buradaki görevlinin terörle mücadele eden bir görevli olduğuna dair bir bilgi, belge veya delil yok. Bu noktada bir görevlendirme yazıları da yok. Haber yaparken müvekkiller ölüm tehdidi almıştır. Yapmış oldukları haber ve habercilikleri cezalandırılmaya çalışılıyor” diye savunma yaptı.
Savunmaların ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti “kamu görevlilerinin ifşa edilme ve hedef göstermesine” ilişkin herhangi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek, Babat ve Arslan’ın beraatına hükmetti.







