Connect with us

Ekoloji

Giresun’da 12 bin 511 hektarlık alana maden izni verildi: Yaylalar ihale edildi, su kaynakları hedefte

Giresun’da son yapılan ihalelerle 12 bin 511 hektarlık alan için maden işletme ruhsatı verildi. Yaylaları da kapsayan alanların en büyüğünde Çalık Holding faaliyet yürütecek.  

giresun

Mezopotamya Ajansı’ndan Tolga Güney’in haberine göre, Türkiye’nin yanı sıra dünyada da önemli fındık üretim merkezlerinden olan Giresun’da Hidroelektrik Santraller (HES) ile başlayan ekolojik yıkım son yıllarda madenler ile hız alarak devam ediyor. Devlet Su İşleri (DSİ) verilerine göre 45 aktif HES’in bulunduğu kentte yeni HES projeleri için de sürekli girişimlerde bulunuluyor. Son yıllarda özellikle madencilik faaliyetleriyle gündeme gelen kentin, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) verilerine göre yüzde 85’i 4’üncü grup (altın, gümüş, bakır, çinko vb.) madenlere ruhsatlı durumda. Kenttin 16 ilçesinin 11’inde bu oran yüzde 90’ın üzerindeyken, orman alanlarının yüzde 90’ı, tarım alanlarının yüzde 85’i, meraların yüzde 99’u, iskan alanlarının yüzde 84’ü maden ruhsatlı alanlar. Yine bölgenin hem doğal hem tarihi alanları da maden tehdidi altında. Arkeolojik Sit Alanlarının, Sürdürülebilir Koruma ve Kontrollü Kullanım Alanları ve Yaban Hayatı Geliştirme Sahalarının tamamı, Tabiat Parklarının yüzde 98’i, Gölet ve Barajların yüzde 95’i ve Önemli Doğa Alanları’nın yüzde 94’ü 4’üncü grup madenlere ruhsatlı. 

Doğankent ilçesinde AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’ün sahibi olduğu Alagöz Madencilik tarafından işletilen bakır madeninin bölgenin su kaynaklarını kirletmesi ve çevreye verdiği zararlar ile Nesco Madencilik’in Şebinkarahisar’da işlettiği madenin atık havuzunda yaşanan taşma ve kullanılan siyanürün bölgeye verdiği zararlar bilinirken, son olarak MAPEG tarafından 1 ve 2 Nisan’da yapılan ihalede 5 ilçede 8 bölgede toplamda 12 bin 511,99 hektarlık alan için işletme ruhsatları verildi. Bu alanların en büyüğünü Çalık Holding’e bağlı Lidya Madencilik aldı. Şirkete Giresun Merkez ilçesinin Akköy, Sayca, Çukurköy, Burhaniye, Darköy, Yaykınlık ve Hamidiye mahallerinde bin 671,47 hektar, Melikli, Osmaniye, Okçu, İnişdibi ve Çamlık mahallelerinde bin 814,8 hektar ve Darköy, İnece ile Boztepe mahallelerinde 436,29 hektar olmak üzere 3 ayrı saha verildi. 

Yaylalar ihale edildi

Doğan Holding’e bağlı Gümüştaş Madencilik ise Piraziz ilçesinde Deregözü, Erenli, Alisayvan, Armutçukuru, Şerefli ve Bahariye mahallerinde bin 750,17 hektarlık alan ile Güneyköy, Alınca, Kestaneköy ve Ordu’ya bağlı Osmaniye mahallerinde bin 645,86 hektarlık iki alanın ihalesini aldı. Yine Gencer Maden isimli şirket Dereli’nin Yeşiltepe, İçmesu, Bahçeli mahalleri ile Kartepe Yaylası’nda bin 214,5 hektarlık alanın,Kar Mineral Madencilik Bulancak ilçesinin Naltaş Yaylası, Ortaoba, Çambaşı İkidere Obası ve Karagöl Dağı Hevsel Bahçesi’ni kapsayan alanda bin 991,15 hektarlık, Mir Yıldız Madencilik ise Şebinkarahisar’ın Asarcık ve Suluyurt mahalleleri ile Duman Yaylası, Küllük Yaylası, Çakırgöl Yaylası, Dereyurt Obası’nı kapsayan alanda bin 987,75 hektarlık bir alanda maden açabilmek için ruhsat aldı. 

Su kaynakları hedefte

Giresun-Bulancak-Piraziz Çevre Derneği Yönetim Kurulu üyesi Erkan Türüdü ile kentte ihalesi yapılan maden sahalarını ve olası etkilerini değerlendirdi. Giresun’da ihalesi yapılan bu alanların daha başlangıç olduğunu söyleyen Türüdü, bu ihaleler son olsa bile, madenci sahalarının konumları itibariyle şimdiden Giresun’un su kaynaklarını hedeflediğini vurguladı. Bu sahaların su alanlarının başladığı yerlerde olduğunu kaydeden Türüdü, “Öncelikle sağlık açısından tehlike oluşturmaktadır. Öte yandan yok olacak ormanlar yerini kıraç, çorak topraklara su ve rüzgar erozyonuna bırakacak. Ekosistem bozularak yaşam alanlarımız güç ve denge kaybedecek. Kültürel olarak tescilli özellikli varlıklarımızı kaybedeceğiz. Yer üstünde üretilen varlıklarımız ebediyen yok olacak. Halk gelir kaybına uğrayacak, şirketlerden başka hiç kimse bir şey kazanmayacak. Başlayacak göç dalgası sonrası bölge daha derin ve geniş çapta ekonomik yokluğa doğru sürüklenecek” şeklinde konuştu. 

‘Ekosistem bozulacak’

Ekosistem açısından doğal dengenin bozulacağını belirten Türüdü, “Yavaş ve ağırdan bölgenin ekonomik dayanağı fındık ve aile tarımı dahi zarar görecek. İklimde oluşacak dengesizlik bu süreci hızlandıracak, büyütecek. İnsan ve diğer canlı yaşamı zorlaşarak hastalık, ölümler hız kazanacak. Şirket kazanırken halk kaybedecek. İnsan ve diğer canlıların yaşamı bitki örtüsüne bağlıdır. İnsanı ve hayvanı bitki besliyor. İklimde bozulma, madencilikten etkilenmeler sonucu bitki örtüsü zayıfladığında havadan ekonomik kazanç ve beslenme ortamına kadar her şey olumsuzlaşacak. Para kazanmak amacıyla canlı yaşam alanlarının yok edilmesi demek tümüyle bu bölgenin, giderek ülkenin bitirilmesi demektir” ifadelerini kullandı. 

Genel mücadele çağrısı

Madenlere karşı sadece yerellerde mücadele yürütmenin yeterli olmadığını dile getiren Türüdü, “Ancak her yerel kendi inisiyatifiyle kendi yöntemleriyle örgütlenmeli. Tüm yerel örgütlenmeler ikinci aşamada bölgesel bütünlük sağlamalı. Üçüncü ayağında da bölgelerin bütünlüğü şeklinde oluşan ülke çapında merkezi bir örgütlenme acilen oluşturulmalıdır. Yerelden başlayıp ülke geneline yayılan bir model olmalıdır” dedi. 

Kaynak: Mezopotamya Ajansı- Tolga Güney



Nisan 2026
PSÇPCCP
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930 

More in Ekoloji