
Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde Ravive Kozmetik’te meydana gelen ve 3’ü çocuk, 3’ü kadın olmak üzere 7 kişinin hayatını kaybettiği patlamaya dair davanın ikinci duruşmasının ikinci oturumu Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görüldü.
Duruşma, dün tutuklanan firari fail Abdurrahman Bayat’ın savunmasıyla başladı. Abdurrahman Bayat, ifadesinde kendini aklamaya çalıştı.
Duruşmaya, Ravive Kozmetik’in mali müşaviri Mustafa Çördük’ün tanık olarak dinlenmesiyle devam edildi. Müşteki vekilleri, tanığa İsmail Oransal ile olan yüksek miktarlı para transferlerini sordu. Tanık Mustafa Çördük ise bunun şahsi borç ilişkisi olduğunu iddia etti.
‘Yangın merdiveni olsaydı insanlar kaçamayabilirdi’
Fail İsmail Oransal’ın avukatı Velat Karahan, Yangın Güvenlik Uzmanı Adli Bilirkişi Aslan Sekmen’i tanık olarak dinletmek istediğini söyledi. Tanık Aslan Sekmen, yangında önlem alınsa da riskin sıfırlanamayacağını öne sürerken, “Yangın merdiveni olsaydı insanlar kaçamayabilirdi” dedi.
Tanık beyanlarının ardından katılanların beyanları alındı. Katılanların vekilleri konuşmaya başladı.
‘Davanın Gebze’ye taşınmasını talep ediyoruz’
Avukat Pınar Akbina Karaman, beyanında şunları söyledi: “Bu dosya kapsamında 6 kadın işçi yanarak can verdi. 1911 yılında 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün doğuşuna sebep olan, hakkını arayan kadın işçilerin yakılarak katledilmesiyle oldukça benzer olan bu olayın dava dosyası, Türkiye işçi sınıfı için çok önemlidir. Bu dosyanın Kandıra’ya kaçırılmasını kabul etmiyoruz. Bu durum hem mağdurlar hem avukatlar hem de siz heyet için çok zor oluyor. Bu davanın Gebze’de görüleceği bir yer mi yoktu? Bu davanın Gebze’ye taşınmasını talep ediyoruz.”
Ardından avukat Onur Fırat Kaynun, Ali Osman Akat’a ait Lactone firmasının katıldığı patlamadan kısa süre önce gerçekleşen kozmetik fuarında İsmail Oransal’ın Lactone yetkilisi olarak göründüğü kartviziti gösteren videoyu duruşma salonunda izletti.
‘Ali Osman Akat asıl işverendir’
Bir diğer avukat Mürsel Ünder şu ifadeleri kullandı: “Altay ve İsmail’in bir sermayesi yok. Kendi markalarını çok sonra tescil ettirmişler. Akatların kozmetik geçmişi çok daha eski. Dosyadaki delillere de baktığımızda Ravive’nin sermaye ve müşteri kaynağı Akatlara dayanıyor. Para, belli bir doygunluğa ulaştığında şirket hesaplarından değil, İsmail’in şahsi hesaplarından Ali Osman ve Çetin Akat’ın şahsi hesaplarına aktarılıyor. Yani ticari bir ilişki değil, elde edilen gelirin asıl patrona aktarılması söz konusu. Akat’a ait All One ve diğer firmalar konkordato ilan etmiş ya da ticaret sicilinde askıda kalmış. Ravive denklemden çıktığında Akat’ın holding sistemi çökmüş durumda. Ravive sıradan bir fason üretim yeri değil, esas üretim yeridir. İş hukuku yönünden Ali Osman Akat, fiili hakimiyete sahip muvazaalı asıl işverendir. Bu durumda asıl işveren-alt işveren ilişkisi söz konusu olacağından asıl işverenin hukuki ve cezai sorumluluğu olacaktır. Tüm bu nedenlerle Ali Osman Akat ve üst işveren şirket yetkilisi olan diğer Akatların olası kastla ölüme sebebiyet vermekten sorumlu olduğunu düşünüyoruz.”
Mürsel Ünder devamında, “olası kastla ölüme sebebiyet verme” yönünden Ali Osman Akat’a ek savunma verilmesini, diğer Akatlara ilişkin de “olası kastla ölüme sebebiyet vermekten” suç duyurusunda bulunulmasını talep ettiklerini söyledi.
Tutukluluğa devam talebi
Duruşmada söz alan avukat İlkay Deniz Torun, Abdurrahman Bayat’ın 6 aydır firari olduğunu hatırlatarak, “Kendisi gelmese yakalanma ihtimali yoktu. Sanıkların kaçma şüphesi ortadadır. Dolayısıyla tutukluluk hallerinin devamına karar verilmelidir” dedi.
Savcı mütalaasında Aleyna Oransal’ın sağlık durumu nedeniyle adli kontrol şartıyla tahliyesine, diğer faillerin ise tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti.
3 fail tahliye edildi
Verilen 2 saatlik aranın ardından mahkeme heyeti; Aleyna Oransal’ın sağlık durumu nedeniyle ev hapsiyle tahliyesine, Güven Demirbaş ve Ünal Arslan’ın tahliyesine, İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Akat ve Abdurrahman Bayat’ın ise tutukluluk halinin devamına karar verdi.
Bir sonraki duruşma 21 Temmuz 2026 tarihine ertelendi.
Duruşma sonrası açıklama
Duruşma sonrası ise yangında hayatını kaybedenlerin aileleri ve avukatlar açıklama yaptı.
İlk olarak konuşan Avukat Mürsel Ünder şu ifadeleri kullandı: “Ara kararların tamamında delilleri toplama ve bir an önce dosyaya ilişkin duruşmanın bitirilmesini doğru bulmuyoruz. Bu yargılama kabul edilebilir değil. Mahkemenin bu tutumunu kınıyoruz. Hâlâ şirket yetkililerinin ve kamu görevlilerinin yargılanmamasını kabul etmiyoruz. Bu pespayeliklere karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.”
Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut, Güven Demirbaş ve Aleyna Oransal’ın serbest bırakılmaması gerektiğini söyleyerek, “Ben adalet istiyorum. Onlar çocuklarının doğum günlerini anarak çıktılar. Bizim ölmüşlerimiz ne olacak? Böyle adalet olmaz olsun” diye konuştu.
Avukat Saruhan Efe Kadaifçi, verilen kararı kabul etmediklerini belirterek, “Bu gidişat iyi değil, bunu kabul etmiyoruz. 3 tahliyeyi de kabul etmiyoruz. En yakın zamanda bu durumu değiştirmek için eylemsellik alacağız. Mahkeme heyeti inatla Dilovası’nda aynı cinayetlerin yaşanmasını istiyor. Biz yılmadan mücadeleye devam edeceğiz” dedi. (Jinnews)






