Connect with us

Makale

Kazanan Direnişler ve Sıcak Mücadele Günleriyle Isınan Siyasi Atmosfer

Devrimci kuvvetlerin birleşik devrimci ve demokratik mücadele görevlerinde yoğunlaşarak, somut görevlerle somut kazanımlar hedefleyen planlanmalar temelinde mücadeleyi yükseltmelerinin tam zamanıdır. Büyük bir devrimci mücadele cephesinin kurulması hayati sorun ve tarihsel devrimci görevdir. Devrimci hareketin her bileşeni bu bilinçle güçlerini motive edip eyleme seferber etmesi elzemdir. Bugün sorumluluklar almanın, fedakar mücadelelerle görev yürütmenin ve devrimci sınavı başarıyla omuzlamanın tam zamanıdır. Mevcut direnişler ve mücadeleler yelpazesini devrim rotasında toplayıp siyasi iktidar mücadelesine taşımanın biricik yolu, devrimci sorumlulukla meydanlara çıkıp faşizme karşı göğüs geren eylemi birleşik mücadele zemininde örmektir.

LGBTİ+ ‘‘sapkınlık‘‘ bağnazlığıyla aşağılanıp, geri kitlelerin geri duygularına hitap eden gericilikle teşhir edilmek istenen ‘‘bir avuç‘‘ Boğaziçi öğrencisinin kararlı direnişi gerçek manada zafer kazandı. Megolomanik küstahlıkla üniversiteye rektör olarak atanan Bulu’nun atanması iptal edilerek geri çekildi. Direniş kazandı, despotik faşist dayatma yenildi. Faşist nüfuzun gerici tahakkümü, direnişin kararlı nüfuzuyla kırılıp alt edildi.

Oysa, Erdoğan net ve kesin talimatlarla Bulu’yu atadı ve arkasında durdu. Yani iktidar gücü Bulu’yu rektör olarak kabul ettirmek için kullanıldı. Üstelik pervasızca kullanıldı. Direnişçi öğrenciler polis ve özel güvenlik güçleri tarafından coplandı, işkenceden geçirildi, soruşturulup tutuklandı.

Şimdi kararnamesini geri çeken ve Bulu’yu görevden alan Erdoğan ve iktidar güruhu ne yapmış oldu? Öğrencilerin direnişinin haklı ve meşru olduğunu itiraf etmiş oldu. Böylece, geriye öğrencilerin meşru ve haklı direnişe jopla, faşist şiddetle saldıran, öğrencileri terörist ilan eden ve yobazca aşağılayan Erdoğan ve  iktidarın bu yaptıkları ne olacak, nereye koyulacak sorusu kaldı. Eğer yaptıkları doğru, haklı ve yasal idiyse, bugün kararından neden geriye döndü? Ve eğer geriye döndüyse, dün yaptıklarının hesabını vermekle yüz yüzedir. Bulu’yu görevden alarak öğrenci direnişinin haklı olduğunu objektif olarak kabul eden Erdoğan ve güruhu, öğrencilere uyguladığı faşist terörün faturasını ödemekle karşı karşıyadır.

Erdoğan ve iktidar güruhu faşist baskıya dayanan gerçek yüzüyle teşhir olurken, Boğaziçi direnişi haklı, meşru demokratik bir direniş olma rüştünü zaferiyle ispatladı. Direnişlerin çoğaltılması ve elbette kararlı olarak sergilenip yükseltilmesi, baskı ve saldırılara maruz kalan, sömürülüp ezilen, horlanıp ötelenen tüm ezilen yığınlar için yol olmalıdır. Pratik göstererek öğretir, eylem yücelterek ilerletir, direniş kararlı kılarak kazanır. Tüm süreç, bilimsel temele oturan kararlı devrimci mücadele ısrarında ödevlenir. 

Direnişin zaferi şu dersleri verir:

1)– Güç ne kadar büyük olursa olsun, isterse devlet iktidarının gücü olsun, şayet bu güç gerici, faşist ve haksız ise, haklı, meşru ve devrimci direniş tarafından kesinlikle yenilebilirdir.

2)– Bilimsel doğruluk ve devrimci haklılıktan kuvvet alan zayıf ve küçük güçlerin direnişi, devasa güçleri alt edebilir, nihai olarak alt eder.

3)- Haklılıktan beslenen kararlı devrimci direniş ve istikrarlı mücadele tavrı, her engeli aşmaya muktedir kuvvettir.

4)– Toplumsal kitlelerin destek ve sempatisini kazanan her direniş ve mücadelenin kazanmaması için hiç bir sebep yoktur.

5)– Gücün büyüklüğü değil, niteliği önemlidir; esin aldığı hedef ve dayandığı meşru temel tayin edicidir.

Erdoğan ve güruhu, İstanbul’un Güngören ilçesi Tozkoparan mahallelisinin direnişi karşısında da yenilgi aldı. ‘‘Rantsal dönüşüm‘‘ talanına karşı direnen Tozkoparan mahalle halkı direnişlerinin ilk etabını kazanırken, yeni bir direniş etabı için yürümektedir. İkizdere direnişi aynı zeminde yürümektedir. Galataport şantiyesi işçileri gasp edilen kıdem tazminatı hakları ve ödenmeyen maaşları için yürüttükleri direnişi zaferle sonuçlandırdı. Direnişin aydınlık yüzü kitleleri sardı, sarıyor. Direnişler ve kazanımlarla ısınan sıcak mücadele günleri gelişmektedir. Her yeri direniş alanına çevirmenin, birleşik mücadele güçleriyle direnişleri sahiplenerek yaymanın tam zamanıdır.

”Her yeri direniş alanına çevirmenin, birleşik mücadele güçleriyle direnişleri sahiplenerek yaymanın tam zamanıdır”

Erdoğan ve güruhu, birer onur abidesi olan yaşlı annelere vahşice saldıracak kadar aşağılık ve faşisttir. ‘‘Kayıp anneleri‘‘ ve yakınlarına canice saldıran, beyaz saçlı analara acımasızca saldıran, işkenceye tabi tutan, gözaltına alarak zulm eden Erdoğan ve iktidar güruhu bu aşağılık utancının hesabını vereceğini bilmek durumundadır. Yaşlı analara uyguladığı faşist barbarlık unutulmayacak, kazanan direniş ve ‘‘kayıp anneleri‘‘ olacak, köhne barbarlık yenilecektir.

HDP İzmir il binasına dönük yapılan katliam planı tasarlandığı gibi sonuçlanmayıp Deniz Poyrazın katledilmesiyle sınırlı kalan iktidar, yeni deliler yaratarak HDP Marmaris ilçe binasına saldırı planını devreye soktu. Bu saldırılar hesapsız kalmayacağı gibi, Erdoğan ve iktidar güruhunun saltanatlarını sürdürme emeliyle giriştikleri provokasyon ve katliam saldırıları devrimci öfkeyi büyütmekten öteye geçemeyecektir.

Tek taraflı ‘‘Kürt çözümüne‘‘ bel bağlayan Erdoğan ve iktidar ahmaklığı, ‘‘dini sömürmek isteyen istismarcılara da bundan böyle göz yummayacak‘‘ itiraf nameleriyle kendisi gibi ahmaklardan alkış bekleyerek ahmaklığını derinleştiriyor. Ve ‘‘aldandıklarını‘‘ yineliyor. Evet, dinin sömürüldüğünü ve buna göz yumduklarını itiraf ediyor Erdoğan. ‘‘Bundan sonra göz yummayacağız‘‘ söylemi, bundan önce göz yumduklarının itirafıdır. Lakin, bu kaçıncı ‘‘aldanma‘‘, bu kaçıncı yalan, bu kaçıncı aldatma ve manipülasyon?… Açlık, yoksulluk, sefalet, baskı ve zulüm pençesinde kıvranan büyük halk kitleleri ve mazlum ulus ve azınlıkların tahammülü kalmamıştır Erdoğan ve gerici faşist iktidarına.

Direnişlerin kazanan sesi yükseliyor geniş kitlelerin kulağına. İsyan yoğruluyor sefalete sürülüp acılara boğulan büyük yığınların birikmiş öfkesinde. Yaşlı analara barbarca işkence reva gören bu iktidarın anlatabileceği tek bir şeyi kalmamıştır. İnandırıcı hiç bir sözü, yutulacak tek bir yalanı yoktur. Vakit dolmuş, direniş ruhu zaferlerle dalga dalga gelmektedir. Bu çığ iktidarı yutarak tarihin karanlığına gömecektir. Ne direnişin zaferinden ve ne de devrimci mücadelenin yükselişinden kuşku duyulamaz. Kazanımlarla ışıyan mücadele günleri önümüzdedir.

Devrimci kuvvetlerin birleşik devrimci ve demokratik mücadele görevlerinde yoğunlaşarak, somut görevlerle somut kazanımlar hedefleyen planlanmalar temelinde mücadeleyi yükseltmelerinin tam zamanıdır. Büyük bir devrimci mücadele cephesinin kurulması hayati sorun ve tarihsel devrimci görevdir. Devrimci hareketin her bileşeni bu bilinçle güçlerini motive edip eyleme seferber etmesi elzemdir. Bugün sorumluluklar almanın, fedakar mücadelelerle görev yürütmenin ve devrimci sınavı başarıyla omuzlamanın tam zamanıdır. Mevcut direnişler ve mücadeleler yelpazesini devrim rotasında toplayıp siyasi iktidar mücadelesine taşımanın biricik yolu, devrimci sorumlulukla meydanlara çıkıp faşizme karşı göğüs geren eylemi birleşik mücadele zemininde örmektir.

”Büyük bir devrimci mücadele cephesinin kurulması hayati sorun ve tarihsel devrimci görevdir”

Devrim ve komünist hareketin tarihsel mücadelesini hakkıyla temsil etmek, her devrimci militanının omuzlarında taşıdığı görev ve sorumluluğa uygun davranmasıyla mümkündür. Hareket, yoldaşların bu sorumluluk bilinciyle hareket ettiği ve edeceğine kesinlikle inanır, güven duyar. Hareket, parti ruhu ve bilinciyle göreve atılan militanlarıyla gurur duyarken, onları, fedakar mücadele kararlılıklarını daha da büyüterek keskin mücadelede göreve, partilerini hakkıyla temsil etmeye çağırır.

Burjuva düzen partileri içinde bile sert muhalefet eğilimlerinin geliştiği mevcut şartlarda, devrimci ve sosyalistlerin militan mücadelelerle eyleme geçmemesi düşünülemez. Burjuvaziye asla rol kaptırılamaz. Devrim mücadelesi devrimci sınıf ve güçlerinin eylemidir. Bu saha burjuva türevlere kaptırılamaz. Devrimin ve partinin güç olması bu bakımdan şarttır. Gücü doğuran, bilimsel gerçekle birleşen devrimci siyasi eylem ve iradedir. Güçlenerek hazır hale gelen devrimci koşullar ve kitlelerin devrimci öfkesi heba edilemez, devrimci çıkış fırsatına kayıtsız kalınamaz. Bunun için, kararlı militan mücadelelerle alanlara çıkmak, bedeller pahasına devrimci mücadeleyi omuzlamak ve parti bilinci sorumluluğuyla görevlere sarılmak kaçınılmaz tavırdır.



Şubat 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728 

More in Makale