Connect with us

Dünya

Almanya’da tecavüz yasası değişti: Zaman aşımı 20 yıla çıkarıldı

Almanya’da ağır cinsel suçlarda zaman aşımı süresi 20 yıla çıkarıldı. Ancak kadın örgütlerinin yıllardır savunduğu ve cinsel ilişkinin açık rızaya dayanmasını esas alan “Sadece evet evettir” düzenlemesi kabul edilmedi.

almanya cinsel suçlar

Zeynep Hayır/Almanya

Almanya’da eyaletlerin adalet bakanları, ağır cinsel suçlarda zaman aşımı süresinin beş yıldan yirmi yıla çıkarılması konusunda uzlaştı. Karar, özellikle yıllar sonra konuşabilen ve hukuki süreç başlatabilen cinsel şiddet mağdurları açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Buna göre ağır cinsel saldırı ve tecavüz suçlarında failler hakkında dava açılabilmesi için tanınan süre önemli ölçüde uzatılacak. Ayrıca internet ortamında planlanan bazı cinsel suçların yetkililere bildirilmemesinin de suç kapsamına alınması hedefleniyor.

Ancak aynı toplantıda kadın örgütlerinin uzun süredir dile getirdiği temel taleplerden biri karşılık bulmadı. Kamuoyunda “Sadece evet evettir” olarak bilinen ve cinsel ilişkinin ancak açık rıza temelinde gerçekleşebileceğini esas alan düzenleme konusunda uzlaşma sağlanamadı. Böylece Almanya’da mevcut “Hayır hayırdır” yaklaşımı yürürlükte kalmaya devam edecek.

İlk bakışta teknik bir hukuk tartışması gibi görünen bu konu, aslında kadınların yaşam deneyimleriyle doğrudan bağlantılı. Çünkü cinsel şiddet vakalarının önemli bir bölümünde mağdurlar fiziksel olarak karşı koyamıyor. Korku, tehdit, psikolojik baskı, donup kalma hali ya da bilinç kaybı nedeniyle açık bir direniş gösteremeyebiliyor. Kadın hareketinin yıllardır dikkat çektiği nokta da tam olarak burası. Bir kadının “hayır” dememiş olması gerçekten “evet” dediği anlamına gelir mi? Tartışmanın merkezinde bu soru yer alıyor.

Kadın örgütlerine göre hukuk sistemi mağdurun direnip direnmediğine değil, açık ve özgür bir rızanın bulunup bulunmadığına bakmalı. Çünkü cinsel şiddet çoğu zaman sokakta yabancı biri tarafından gerçekleştirilen saldırılardan değil, tanıdık çevrelerde, ilişkiler içinde ve güç eşitsizliklerinin bulunduğu ortamlarda ortaya çıkıyor. Bu nedenle mesele yalnızca ceza hukuku meselesi değil. Aynı zamanda kadınların bedenleri üzerindeki söz hakkı meselesi.

Almanya’da son yıllarda çok sayıda kadın örgütü ve hak savunucusu, cinsel suçlara ilişkin yasal düzenlemelerin toplumsal gerçekliği yeterince yansıtmadığını dile getiriyor. Özellikle mağdurun olay anındaki psikolojik durumu, korku nedeniyle tepki verememesi ya da bilincinin yerinde olmaması gibi durumların daha güçlü biçimde dikkate alınması gerektiği savunuluyor. Zaman aşımı süresinin uzatılması kuşkusuz önemli bir gelişme. Çünkü birçok kadın yaşadığı şiddeti yıllar boyunca anlatamıyor. Travma, korku, utanç duygusu ve çevresel baskılar nedeniyle hukuki süreçler çoğu zaman gecikiyor. Ancak eleştiriler, adaletin yalnızca dava açma süresini uzatmakla sağlanamayacağını da hatırlatıyor. Bir yanda kadınlardan yaşadıkları şiddeti kanıtlamaları beklenirken, diğer yanda onların sessizliklerinin ya da direnememelerinin nasıl yorumlanacağı hâlâ tartışma konusu olmaya devam ediyor.

Rakamlar ne söylüyor

2024 yılında Almanya’da yaklaşık 266 bin kişi aile içi şiddet mağduru olarak kayıtlara geçti. Mağdurların büyük çoğunluğunu kadınlar oluşturdu. Aynı yıl 53 binden fazla kadın ve kız çocuğu cinsel suç mağduru olarak kayıtlara geçti. 2024 yılında 308 kadın ve kız çocuğu yaşamını yitirdi. 2023 yılında 167 bin 865 kişi partner veya eski partner şiddetine maruz kaldı. Bu vakalarda mağdurların yaklaşık yüzde 79’u kadındı. Uzmanlar, bu rakamların yalnızca resmi kayıtlara geçen vakaları içerdiğini, gerçek sayının daha yüksek olabileceğini belirtiyor. Değerlendirme okuyucunun.



Haziran 2026
PSÇPCCP
1234567
891011121314
15161718192021
22232425262728
2930 

More in Dünya