
HABER MERKEZİ- Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, kapitalist ve emperyalist güçlerin doğayı talan ederek rant amacıyla sömürmesine karşı “Madenlere Karşı Ekoloji Buluşması” gerçekleştirecek. Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu, Taksim Hill Otel’de, Dersim’de ve pek çok ilde maden talanına karşı 26 Nisan’da İstanbul Kadiköy’de gerçekleşecek olan “Madenlere Karşı Ekoloji Buluşması” için basın toplantısı düzenledi. Toplantı salonuna, “Emperyalist talana, ranta madenlere karşı 26 Nisan’da Kadıköy’de buluşuyoruz” pankartı asıldı.
Basın metnini DEDEF Genel Başkanı Yaşar Gelincik okudu.
Gelincik, kapitalist sitem ve emperyalistlerin doğayı talan ettiğini vurguladı. Gelincik, “Kapitalist kriz derinleşiyor, emperyalist talan artıyor. Doğamız yağmalanıyor. Talan ediliyor. Dünya genelinde ve Türkiye’de egemenler, kapitalist burjuva sistemi içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi krizin yükünü hafifletmek için yeni pazarlar ve sömürü alanları arıyor. Bu arayışını, doğaya, suya, toprağa ve yaşam alanlarına yönelik saldırılarını her geçen gün büyütüyor. Saldırılara karşı çıkan halklar baskı altında. Direniyor direnmeye devam ediyor. Ormanlar, su kaynakları ve tarım alanları şirketlerin kâr hırsıyla talana açılıyor. Doğasını, toprağını, kültürünü ve kimliğini savunan halkların en temel hakları yok sayılıyor, mücadeleleri baskı ve zorla engelleniyor” dedi.
‘Halklar boyun eğmiyor, direniş devam ediyor’
Rant ve talana karşı yaşam savunucuların mücadelesine dikkati çeken Gelincik, “Doğal kaynaklar kapitalist sömürünün hedefinde. Emperyalist güçler, enerji ve hammadde kaynaklarına yöneliyor, saldırılar daha planlı, daha kapsamlı ve pervasız şekilde sürdürülüyor. Halklar boyun eğmiyor. Direniş devam ediyor ve edecektir. Topraklarını, sularını, ormanlarını ve yaşam alanlarını savunmak için direniyorlar. Şirketlerin kârı için çıkarılan talan yasalarına karşı duruyorlar. Köylerini yok edecek maden, taş ocağı ve enerji projelerine karşı yaşamlarını savunuyorlar. Topraklarından sürülmek ve geleceksiz bırakılmak istenmesine karşı mücadeleyi büyütüyorlar” diye belirtti.
‘Güçlerimizi birleştirelim’
Emperyalist ve kapitalistlerin doğayı talan etmesine karşı birleşmek gerektiğini vurgulayan Gelincik, 26 Nisan’da Kadıköy’de gerçekleşecek olan Madenlere Karşı Ekoloji Buluşması’na herkesi davet etti. Gelincik, “Dünya çapında direniş örnekleri, Hindistan Adivasi köylerinde maden talanına karşı direnen kadınlar. Filistin’de Siyonist saldırılara karşı direnen halk, Çorum, Karakaya, Akbelen, Kaz Dağları, Giresun, Artvin, Varto ve Amed’de doğasını savunanlar, Dersim’de talana ve sömürüye karşı direnen halkımızla birleşiyoruz. Birleştiriyoruz. Gelin güçlerimizi birleştirelim. İstanbul Doğa, Çevre ve Yaşam Ekoloji Buluşması’na tüm halkımızı, ekoloji mücadelesi yürüten kurumları, demokratik kitle örgütlerini ve basın emekçilerini dayanışmaya çağırıyoruz. Doğanın tahribatını emperyalist talana ranta ve Dersim’de siyanürle altın çıkarılmasına hayır diyoruz” diye konuştu.
‘Mücadeleyi ortaklaştırmak, büyütmek gerekiyor’
Gelincik, yaşam ve ekolojiyi tehdit eden her saldırıya karşı mücadeleyi yaymak, ortaklaşmak ve büyütmek gerektiğinin altını çizdi. Gelincik, “Biz Dersim’de talana ve sömürüye karşı mücadele büyütenler olarak Dersim’de, Türkiye’de ve dünyada emperyalist talan ve sömürünün olduğu her yere mücadelenin sesini taşıyoruz. Dersim’de yaşam ve ekolojiyi tehdit eden maden, HES, JES ve alt yapı projeleri karşısında yürüttüğümüz mücadeleyi yaymak, ortaklaşmak adına mücadeleyi büyütmek için bir araya geliyoruz. İstanbul’da 26 Nisan’da gerçekleştirilecek doğa, çevre ve yaşam ekoloji buluşmasına tüm halkımızı, ekoloji mücadelesi yürüten kurumları, demokratik kitle örgütlerini ve basın emekçilerini dayanışmaya ve ortak ses olmaya çağırıyoruz. Emperyalist talan ve sömürü karşısında sularımızın özgür akması, ormanlarımızın yok edilmemesi, topraklarımızın talana açılmaması, kültürümüzün yozlaştırılmaması için hep birlikte sözümüzü büyütelim. Hedefimiz, sularımızın özgür akması, HES, baraj ve RES projelerinin iptal edilmesi, ormanlarımızın yok edilmemesi, topraklarımızın talana açılmaması, topraklarımızın zehirlenmemesi, kültürümüzün yok edilmemesi için alanlardayız. Alanlarda olacağız” dedi.









