Connect with us

Ekoloji

Dersim ve İstanbul’da maden talanına karşı eş zamanlı eylem: Pülümür’deki proje yüksek rant ve tahribat projesidir

Dersim’in Pülümür ilçesinde planlanan krom madeni projesine karşı Dersim ve İstanbul’da eş zamanlı eylem düzenleyen halk, sermaye eliyle yürütülen doğa talanına tepki göstererek topladıkları dilekçeleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerine teslim etti.

dersimveistanbulda maden projesine karşı eylem

Dersim’in Pülümür ilçesine bağlı köylerde planlanan maden projelerine karşı tepkiler, sermaye eliyle yürütülen doğa talanı, yaşam alanlarının gaspı ve bölgenin ekolojik dokusunun rant uğruna tahrip edilmesine karşı yükselen mücadeleyle birlikte büyüyor.

Dersim Doğa, Yaşam ve Çevre Platformu’nun çağrısıyla Dersim ve İstanbul’da eş zamanlı eylem gerçekleştiren bölge halkı, doğayı ve yaşam alanlarını hedef alan maden projelerine karşı topladıkları dilekçeleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüklerine teslim etti. İstanbul’daki açıklamayı Hatun Esen, Dersim’deki açıklamayı ise Kasım Fırat okudu.

Yaşam alanlarının ve doğalarının maden projeleriyle talan edilmesine izin vermeyeceklerini söyleyen Fırat, “Muğla’dan Ordu-Giresun’a, Çanakkale’den Şırnak’a kadar memleketin her köşesi sermayenin yüksek rant ve kar ihtiyaçları çerçevesinde maden sahası ilan edilmişken kentimizde de bu sürecin en önemli noktalarından biri Pülümür Karagöz ve civar köylerden oluşan bölgedir. Zira nerdeyse bu projenin halkın görüşlerine açılması ile eş zamanlı olarak öğrendiğimiz bir başka durum ise aynı bölge dolaylarında yaklaşık 20 bin dönümlük bir alanın değerli madenler için ruhsatlandırıldığıdır” dedi.

Dimin Madencilik’in 7 milyon 827 bin 500 TL’lik proje bedelinin gerekli çevresel önlemleri karşılamaya dahi yetmeyeceğini belirten Fırat, projenin en başından yüksek rant ve tahribat anlamı taşıdığını vurguladı. Fırat, “Bu yönüyle bu proje daha ilk sayfasından yüksek rant, yüksek talan ve yüksek tahribat projesiyim demektedir. Yine her sene bölgemiz yaylalarında üretilen sadece tulum peynirinin katma değeri dahi bu bedellerin çok üstündedir. Bu yönüyle de bu proje daha en başından bir kalkınma projesi değil bölge üretim gücünü ve üretim alanlarını yok etme projesi anlamı taşımaktadır” diye konuştu.

Bölgenin mera vasfına sahip olduğunu söyleyen Fırat, “Bu vasfından ötürü Tunceli İl Tarım Müdürlüğü’nün 22941346 sayılı yazısı ile köyümüz ile bitişik Dağbek köyündeki Krom Çinko Ocağı projesi sonlandırılmıştır. İI Tarım Müdürlüğü aynı raporu bu projeye de ÇED süreci içinde sunmuştur. Aynı maden dolayısıyla aynı sonlandırma gerekçesi reel ve geçerlidir. Bu yönde de uygulanmalıdır” dedi.

Hel Dağı bölgesinin de içinde yer aldığı Munzur Havzası’nda, UBENIS PROJESI kapsamında yapılan çalışmalarda 2 bin 250’nin üzerinde bitki türü saptandığını, anılan bitki türlerinin beşte birinin endemik durumda olduğunu söyleyen Fırat, “Bu zenginliktendir ki bölge balımızın polen çeşitliliği analizinde, değerler ülke ortalamasının çok üstünde çıkmış, yüzde 13 oranında laboratuvar literatürüne girmemiş özgün polen türleri tespit edilmiştir” dedi. Fırat, yine bölgede Anadolu Parsı, vaşak, dağ keçisi, kaya kartalı ve Anadolu engereği gibi koruma altındaki birçok hayvanında olduğunu söyledi.

Hel Dağı’nın arıclık ve hayvancılık için önemine işaret eden Fırat, “Bu nedenle biz Pülümür Karagöz/Gurik civar köyleri halkı, bölgemizin demokratik kurumları ve kamuoyu olarak; verdiğimiz dilekçelerde de belirttiğimiz gibi kamu yararıyla alakası olmayan, doğanın, bölgenin ekonomik kaynaklarını ve zenginliklerini yok edecek Pülümür Karagöz köyünde yürütülmesi planlanan projeyi istemediğimizi bir kez daha yineliyoruz” dedi.

Yapılan açıklamanın ardından imzalar İl Müdürlüğüne teslim edildi.



Nisan 2026
PSÇPCCP
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
27282930 

More in Ekoloji