Connect with us

Kadın

Dersim’de kadına yönelik sistematik şiddeti ifşa etti

CHP Tunceli Merkez İlçe Başkanı Emrah Çiçek tarafından sistematik şiddete maruz bırakıldığını açıklayan Ş.K., mücadelesini hukuki zemine taşıyor. Ş.K., yaptığı açıklamada yalnızca faili değil, şiddete tanıklık edip sessiz kalanları da ifşa ederken, haklarını korumak ve hukuki süreci başlatmak adına Dersim Barosu’na başvuracağını duyurdu.

Ş.K açıklamasında şu ifadeleri kullandı;

Yaklaşık iki yıl süren bir ilişki boyunca yaşadıklarımı içimde tutarak, susarak ve çoğu zaman yalnız kalarak taşımaya çalıştım. Ancak artık susmanın beni daha fazla incittiğini fark ettiğim için maruz kaldığım psikolojik, sözlü ve fiziksel şiddeti Cumhuriyet Halk Partisi’ne ve kamuoyuna açıklama zorunluluğu hissediyorum.

Bu açıklamada anlattığım yaşanmışlıkların muhatabı, CHP Tunceli Merkez İlçe Başkanı Emrah Çiçek’tir. İlişki süresince baskı, tehdit, hakaret ve aile değerlerime yönelik ağır saygısızlıklarla karşı karşıya kaldım. Zamanla bu tutumlar sıradanlaşmış, şiddet artmış ve benim için dayanılmaz bir hâl almıştır. Bu süreç boyunca “Seni bu şehirde yaşatmam” şeklinde açık tehditlere maruz kaldım. Bununla birlikte, özel hayatımın ihlal edileceğine, ailem ve içinde yaşadığım toplum üzerinden itibarımın hedef alınacağına dair tehditler aldım.

Yaşananlara dair; şiddeti, tehditleri ve aile değerlerime yönelik saygısızlığı gösteren yazılı belgeler ve mesaj kayıtları mevcuttur. Bu kayıtların bir kısmı, özellikle tek gönderimlik ve sonradan silinen mesajlar yoluyla gönderilmiştir; geride iz bırakmamak amacıyla bu yöntem bilinçli şekilde tercih edilmiştir. Gerekli görülmesi hâlinde bu belgeler ilgili mercilerle ve kamuoyuyla paylaşılacaktır.

Bununla birlikte, gizli kalmasını tercih ettiğim ve beni psikolojik olarak daha fazla etkileyebileceği için paylaşmadığım başka olaylar da bulunmaktadır. Bu suskunluk bir geri adım değil; bir süre hayatta kalma ve kendini koruma çabasıdır.

Yaşadıklarım nedeniyle bugüne kadar emniyete resmî bir şikâyette bulunamadım. Bu durum bir tercih değil, bir korku hâlidir. Ancak zaman içinde açıkça görüldü ki susmak bu davranışları azaltmamış, aksine artırmıştır. Bu nedenle benzer durumların tekrarlanması hâlinde yasal haklarımı kullanmaktan çekinmeyeceğim.

Kamuoyuna açıkça belirtmek isterim ki; ilişki süreci devam ederken, Emrah Çiçek’in evinde bulunduğum bir gün fiziksel şiddete maruz kaldım. Bu sırada il yöneticilerinden biri evdeydi. Yaşananlara rağmen yerinden dahi kalkmamış, hiçbir müdahalede bulunmamıştır. Bu durum, yalnızca şiddetin değil, şiddet karşısındaki bilinçli sessizliğin de ifşasıdır.

Başka bir olayda ise Emrah Çiçek tarafından tekrar fiziksel şiddete maruz bırakıldım. Bu sırada orada bulunan bir kişi araya girmeye çalışmış, şiddeti engellemek isterken en ağır şekilde darp edilen kişi olmuştur. Bu durum, yaşanan şiddetin ne denli kontrolsüz ve tehlikeli bir boyuta ulaştığını açıkça göstermektedir.

Ayrıca, yaklaşık dört gün önce kamuya açık bir ortamda, bir masa etrafında oturulurken tokat ve yumrukla sonuçlanan bir fiziksel şiddet olayı daha yaşanmıştır. Bu olay, artık susulamayacak bir noktaya gelindiğinin göstergesidir. Bu ana ve daha önce yaşananlara tanıklık eden kişiler bulunmaktadır.

Bana aktarılan ifadeler ve yaşananlardan edinilen izlenime göre; yalnızca bana değil, başka kadınlara da şiddet uygulanmış, bu şiddet “kıskançlık” gerekçesiyle normalleştirilmeye çalışılmıştır. Bu yaklaşım, erkek şiddetini meşrulaştıran son derece tehlikeli bir zihniyettir.

Tüm bu yaşananlara rağmen il yöneticilerinin, kendilerine iletilen bu ciddi durumlar karşısında sessiz kalmaları, şiddetin cezasız kalmasına ve normalleştirilmesine hizmet etmektedir. Bu metin, yalnızca bir faili değil, onu koruyan sessizliği de ifşa etmektedir.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin; kadın haklarını, eşitliği ve adaleti savunduğunu iddia eden bir siyasi parti olarak bu tür durumlar karşısında sessiz kalmaması gerektiğine inanıyorum. Siyasi konumların, şiddeti örtbas eden bir koruma kalkanına dönüşmesi kabul edilemez.

Bu açıklama bir kişisel hesaplaşma değil; erkek şiddetine, cezasızlığa ve kurumsal sessizliğe karşı yapılmış bir ifşadır. Amaç, şiddetin görünür kılınması, yalnız olmadığımızın bilinmesi ve bu sessizliğin kırılmasıdır.

Bu ifşanın arkasındayım.
Geri adım atmıyorum.
Sessizliğe ortak olmuyorum.



More in Kadın