Connect with us

Makale

“Düşünmeyenler” Birazcık Düşünse!

Erdoğan AKP’yi hangi kadrolarla, kimlerle kurdu? AKP’nin kurucusu bu kadrolar şimdi neredeler, ne yapıyorlar? Ve neden? Erdoğan’ın iktidar olmasından, bu iktidarını derinleştirmesine kadarki evrede onunla ortak-müttefik olan kimdi? Bu gizli koalisyon ortağı kimdi ve şu an ne durumdalar? Ve niye?

Her ne kadar dinleyip düşünmeyeceklerini bilsek de, özgür birey olmayı istemeden kendisini AKP’nin sadık oy rezervi olarak gören ve dinsel bir tören gibi her seçimde aynı güdüyle davranan ‘’dini-bütün müminlere’’ her şeye rağmen ‘’birazcık düşünün’’ öğüdünde bulunmak icaptır. Çünkü “çağdaş dünya” koşullarında, seküler toplumsal yaşamın yanı başında durmasına karşın, tamamen bu dünyaya kayıtsız kalarak kendisini Erdoğan’ın para sandıklarına kilitleyip tam manasıyla kapalı bir toplum-kapalı bir yaşam sürdüren bu ‘’dini-bütünler’’ ne eylerlerse eylesinler son tahlilde halkımızın bir bölümüdür. Ve öyle ya da böyle bunların kapalı yaşamını yararak sınıfsal açıdan gerçek safları olan yere çekmek durumundayız. Bu bizlerin görevidir. Manipüle edilmiş ilgili halkımız ‘’birazcık düşünme’’ eksiğinden gayrı kusuru değildir.

Nedir ‘’birazcık düşünmelerini’’ salık vermekteki kastımız. Erdoğan’ın zenginlik ve tek adamlığına vb. bakmaları gerektiğini en azından şimdilik geçiyoruz. Ama! Ama Erdoğan’ın AKP sürecine ve bu sürecin tecrübesine birazcık bakıp üzerinde ‘’birazcık düşünmelerini’’ önemle istiyoruz. Bu pratik veya tecrübe sürecinin kısa bir anatomisini hatırlatarak dikkatlerine sunmayı insani bir görev biliyoruz.

Erdoğan AKP’yi hangi kadrolarla, kimlerle kurdu? AKP’nin kurucusu bu kadrolar şimdi neredeler, ne yapıyorlar? Ve neden? Erdoğan’ın iktidar olmasından, bu iktidarını derinleştirmesine kadarki evrede onunla ortak-müttefik olan kimdi? Bu gizli koalisyon ortağı kimdi ve şu an ne durumdalar? Ve niye?

Evet, ilgili “dini bütün müminlerin” ivedilikle sorması ve yanıtlamaları gereken bu sorulardır. ‘’Biraz düşünmeleri’’ gereken bu suallerdir. Hem soruları sorma, hem de yanıtların bulunmasında zorluk olmasa gerek. Zor değil çünkü öğrencisi olduğu Erbakan’a meydan okuyup ondan koparak hocasını yüz üstü bıraktığı bilinen gerçektir. Ve çünkü eski koalisyon ortağının ‘’Gülen Cemaati’’, şimdinin ‘’FETÖ’’ ya da ‘’Paralel Devlet Yapılanması’’ denilen illetin ta kendisi olduğunu dünya alem bilir ki, ‘’dini bütünler” de bunu çok iyi bilirler. Niye koalisyonlarını-ittifaklarını bozdular, neden düşman oldular sorusu kapsamlı bir yanıt da olsa, özetle devlet iktidarı ve pastasında nifaka düştüklerinden diye bir yanıt verilebilir. Kısacası, hatırlanması gereken şudur; Erdoğan FETÖ ile ortak olmasına karşın çıkar üzerine kavgaya-anlaşmazlığa düşüp ayrıldılar ve düşmanlaştılar. Yani, Gülen ile serüven böyle bitti. Bu bir.

İki, Abdullah Gül kimdi? Erdoğan’ın dava arkadaşı ve ‘’kardeşiydi! Erdoğan siyasi yasaklıyken AKP’nin başında o vardı; onu geçirmişti AKP’nin başına. Dış işleri bakanı ve başbakanlık yaptırdı, sonra Cumhurbaşkanı yaptı Gül’ü…  Şimdi nerede Gül! Erdoğan’ın hasım bellediği biri olarak ona Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakip olacak yerde! Gül’ün suçu mu bu? Hayır. İkisi de suçlu. Ama önemli olan şu; eski dava arkadaşı, çok uzun yıllar AKP’de birlikte çalışıp siyaset yapmışlar fakat şu veya bu sebepten ötürü şimdi Gül devre dışıdır ve Erdoğan’ın hasmı durumundadır ya da Erdoğan’ın hasım bellediği durumundadır. Kısacası Erdoğan bu derin ilişki içinde olduğu kardeşi Gül ile de yolunu ayırıyordu. Daha doğrusu Gül’ü saf dışı ederek, devre dışı bıraktı. Bunda şöyle özel bir sebep ifade edilebilir. Gül AKP içinde sayılan, sözü geçen ve Erdoğan’ın rakibi olarak parlayacak biri olduğundan Erdoğan bu olasılıktan dolayı onu devre dışı bıraktı…

Üç; Erbakan, Gülen ve Gül şahsındaki tasfiye sürecine, Abdullatif Şener, Arınç, Davutoğlu, Babacan, Atalay, Cemil Çiçek, Sadullah Ergin, Melih Gökçek, Kadir Toptaş gibi kelli-felli AKP’li kurucu ve kadroları da ekleyerek büyüttüğü bir serüvene sahip ki, bu serüven Erdoğan dışındaki ilgili kurucu-kadrolar için dramatik biten bir öyküdür. Bu saydıklarımızdan fazlasının olduğunu da söyleyebiliriz. Ki, bütün bunları Erdoğan’dan vaz geçmeyen ‘’dini-bütünler’’ çok daha iyi bilirler. Bilirler ama bildikleriyle kalırlar ve bir defa sormaz, düşünmezler. Kuruluştan bu yana onlarca kurucu kadro tasfiye oldu ama Erdoğan hep kaldı, hep kalıyor. Neden? Hepsi kötü, bir tek Erdoğan mı iyiydi acaba? Herkes-hepsi kötü, bir kişi-Erdoğan iyi! Bu olabilir mi? Neden hepsi tasfiye oluyor, Erdoğan yerinde tek adam olarak kalıyor? Erdoğan neden hepsini-her kesi tasfiye ediyor? Bu kadar kurucunun tasfiye olması-edilmesi normal mi? Ya da bu geçmiş deneyime bakarak düşünülürse, şimdi Erdoğan’ın yanında olanlar ne zaman tasfiye edilecek, bunların yanında kalma garantisi var mı? Bunu da Erdoğan’ın yanında siyaset yapanlar birazcık düşünmeli elbet! 

Erdoğan’ı her hâlükârda, her durumda tereddüt etmeden savunan, savunmaya yemin etmiş akademisyen, yazar, gazeteci, sanatçılar, her gün tartışma programlarına çıkarak yalan terleri içinde kalan zavallılar kalfası da birazcık düşünmelidir. Her kes bir biçimiyle tasfiye oluyor, ediliyor. Erdoğan’ın da bir gün öyle ya da böyle tasfiye olması ya da yenilerek iktidarı kaybetmesi hiç akıllarına gelmiyor mu? Erdoğan’a teslim olup, angaje olarak her kesi kötüleme, herkesle düşman olmayı hangi akılla yapabiliyorlar? Hiç mi düşünemiyorlar? Daha da önemlisi, azarlanmayı, pespaye edilmeyi, yalan söylemeye mecbur edilme hallerini nasıl sindirebiliyorlar bu namlı şahsiyetler. Yarın halkı toplumun önüne hangi yüzle çıkabiliriz diye hiç mi düşünmüyorlar? Bizce birazcık düşünmeleri kendi faydalarınadır. Erdoğan iktidarı sonsuz değildir. Tasfiye edilmese bile kendisi kendisini tasfiye edecektir Erdoğan. Yani, kulluk yapan bu zavallılar, düşünmüyorlarsa hiç değilse kulluklarına bir çita koysalar bari… Ölçüsüzlüğün ve kişiliksizliğin bu kadarı kendilerine olmasa da ailelerine ve insanlığa ziyan…

Erdoğan’ın oy deposu gördüğü seçmen kitlelerine; size buyrulanla yetinmeyin, neden diye sorun ve düşünün! 

Siyasetçisi ve “tetikçisi” olan bütün çevre-çeperi içindir; Erdoğan ile yürünecek yol yoktur, kalmamıştır! Düşünün! 



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in Makale