
Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Birgün’de yer alan habere göre; Erdoğan açıklamasında Gezi Direnişi’ni de hedef aldı. “Bu teröristler, eşkıyalar bira şişeleriyle caminin içini pislemişti” iddiasını tekrarlayan Erdoğan, “Bunlar çürük, bunlar sürtük” diye konuştu.
Suriye’ye yeni operasyona ilişkin açıklamalarda bulunan Erdoğan, “Güney sınırlarımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararımızın yeni bir safhasına geçiyoruz. Tel Rıfat ve Menbiç’i teröristlerden temizliyoruz” dedi.
Erdoğan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
İstanbul’a talan edilecek bir nimet olarak bakanlar sadece fethi, sadece Osmanlı’yı değil, Cumhuriyet’i de bizim yaptıklarımızı da anlayamazlar. Asıl olan gönüllerin fethedilmesidir. Bugün ecdadımızdan aldığımız ilhamla her yeri eman ve esenlik yurdu haline getirmenin mücadelesini veriyoruz. 29 Mayıs 1453’ü maziden atiye kurduğumuz köprünün en önemli ayaklarından görüyoruz.
“AĞAÇ SEVGİSİ BİZDEN DAHA FAZLA KİMSE YOKTUR”
Açık konuşuyorum; bizden daha samimi ve gayretli çevreci de yoktur, ağaç sevgisi bizden daha fazla kimse de yoktur. Bu iş bizim işimiz. Biz kimin ne dediğine, kimin kendini nasıl paraladığına bakmadan eser ve hizmet kervanımızı yürütmeyi sürdürüyoruz.
Kılıçdaroğlu’na 10 soru
Kılıçdaroğlu’na birkaç soru sormak istiyorum. Bu sorulara laf çevirerek, yuvarlak sözler ederek değil, kesin, net cevaplar vermesini bekliyorum. Şayet bu delikanlılığı yaparsa kendisini siyaseten ve tıbben mazur görmekten vazgeçip muhatap almaya başlayabiliriz.
1- “PKK’dan YPG’ye bölücü terör örgütünün bütün unsurlarını DHKP-C’den TİKKO’ya, FETÖ’den DEAŞ’a tüm terör ögütlerini, siyasi uzantılarını, medya destekçilerini, yurt dışında bağlantılarıyla birlikte en şiddetli şekilde lanetliyor mu, lanetlemiyor mu?
2- Türkiye’nin PKK ve YPG’ye karşı yürüttüğü sınır ötesi harekatlarını destekliyor mu, desteklemiyor mu?
3- İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği tartışmalarında bir kez daha ortaya çıkan Batı’nın terör örgütlerine ve ülkemizin milli çıkarlarına yönelik riyakar tutumuna karşı kendi devletinin izlediği politikarın yanında mı, değil mi?
4- Türkiye’nin Akdeniz ve Ege’de sınır hattından kalıcı ekonomik bölgeler oluşturma çabalarına kadar verdiği milli mücadelede ülkesinin safında mı, karşımızdakilerin safında mı?
5- Dünyanın salgın ve savaş sebebiyle yaşadığı krizin ekonomik boyutunun ülkemize etkilerine karşı sürdürdüğümüz mücadeleye en azından ilkesel düzeyde destek veriyor mu, vermiyor mu?
6- Mahkeme kararları ve kurum açıklamalarıyla yalan olduğu tescillenmiş iddiaları bir kenara bırakıp siyaseti ülkenin ve milletin çıkarları üzerinden yürütmeye var mı, yok mu?
7- Siyasi stratejilerini yabancı ülke temsilcilerine hazırlatmak ve onaylatmak yerine kendi partisinin mensuplarıyla ve ülke kamuoyuyla belirlemeye yönelecek mi, yönelmeyecek mi?
8- Bin yıllık kanlarımızla sulayarak ebedi vatanımız haline getirdiğimiz bu toprakların tüm değerleri, sembolleri ve kazanımlarıyla asil bir devletin evladı gibi hareket etmeyi kabul ediyor mu, etmiyor mu?
9- Partisi içindeki her türden terör örgütü destekçisini, her türden hırsızı, tecavüzcüyü, istismarcıyı tasfiye etmeyi düşünüyor mu, düşünmüyor mu?
10- Yüreği yetip 2023’te cumhurbaşkanı adayı olacak mı, olmayacak mı?”
Gezi eylemcilerine ‘sürtük’ dedi
Bu teröristler, eşkıyalar bira şişeleriyle caminin içini pislemişti. Bunlar çürük, bunlar sürtük. Kamu binalarının, polis araçlarının, işyerlerinin, otobüslerin, sokakların yıkıldığı Gezi olaylarının arkasında hangi güçlerin olduğunu tarih de yazıyor. Bunlardan bu millete hayır gelmez. Bunlar ancak terör sevicilerle beraber.
Gezi olaylarının planlı ve alçak kalkışma olduğunu boşuna söylemiyoruz. Yatırımcıların çıkışan, dövizin yükselmesine kadar halen boğuştuğumuz sorunun başlangıç noktası Gezi hadisesidir. Maddi tahribatın bedeli 1,5 milyar dolar. Bu hadise arkasından gelen tüm oyunların, tuzakların işaret fişeğidir.
Gezi olaylarıyla yapamadıklarını FETÖ’nün emniyet-yargı darbe girişimiyle ülkenin meşru hükümeti devirmeye kalkarak tekrar denediler. PKK’yı ve siyasi uzantılarını harekete geçirip çukurlar açarak o bölgenin güzelliklerini rezil ettiler. Sinsi senaryolar paramparça olunca, 15 Temmuz’da askeri darbe yapma cüretinde bulundular.
TİP’li vekilleri hedef aldı
Dün 15 Temmuz Şehitleri Köprüsü’ne çıkıp hakaret edip pankart asmaya çalışan tipler bunların somut örnekleridir. Bu siyasetçi kılıklı provokatörler terbiyesizliklerinin hesabını verecektir. Bu ne densizlik, edepsizliktir. Sen milletvekili olsan ne yazar. Polise rağmen aşamazsın, asamayacaksınız. Hukuk önünde hesabını vereceksiniz.
İsveç ve Finlandiya’nın NATO üyeliği
Güvenlik sorunlara kayıtsız kalan Batı dünyası Karadeniz’in kuzeyinde çıkan çatışmada kendini benzer durumda buldu. İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyelik başvurusu böyle bir süren ürünüdür. Biz terör örgütüne verdikleri destek nedeniyle üyeliklerine karşı olduğumuzu ilan ettik. NATO terör örgütlerine destek kuruluşu değildir.
Suriye’ye yeni operasyon açıklaması
Güney sınırlarımız boyunca 30 kilometre derinliğinde güvenli bölge oluşturma kararımızın yeni bir safhasına geçiyoruz. Tel Rıfat ve Menbiç’i teröristlerden temizliyoruz. Ardından da aşama aşama diğer bölgelerde aynısını yapacağız. Türkiye’nin bu meşru güvenlik adımlarına bakalım kimler destek verecek, kimler köstek olmaya çalışacak göreceğiz.”









