Connect with us

Güncel

İstanbul Barosu, Beyoğlu Kaymakamlığı’nın 8 Mart yasağına karşı dava açtı

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, Beyoğlu Kaymakamlığı’nın ilçede gerçekleştirilecek olan 8 Mart eylemlerine ilişkin yasağına karşı dava açtı. Yapılan açıklamada, “Temel hak ve özgürlükleri keyfi biçimde kısıtlayan söz konusu yasak kararının gerekçesi kabul edilebilirlikten yoksun olup büsbütün hukuka aykırı niteliktedir” denildi.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi, Beyoğlu Kaymakamlığı’nın ilçede gerçekleştirilecek olan 8 Mart eylemlerine ilişkin yasağına karşı dava açtığını duyurdu.

Baro’dan yapılan yazılı açıklamada, “Toplumsal taleplerin barışçıl yollarla dile getirilmesi, demokratik toplumun işleyişinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Kamu düzeni veya güvenliği gerekçesiyle getirilen kısıtlamaların, ölçülülük ilkesine aykırı şekilde uygulanması, hem Anayasa’ya hem de uluslararası insan hakları normlarına açıkça aykırıdır. Yetkilileri hukukun üstünlüğüne ve temel hak ve özgürlüklere uygun hareket etmeye davet ediyor, keyfi yasaklamaların son bulması için mücadeleyi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz” denildi.

İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi’nin “8 Mart yasaklanamaz; Anayasal haklar idarenin kefyi kararlarıyla kısıtlanamaz” başlıklı açıklaması şu şekilde:

“Beyoğlu Kaymakamlığı 07.03.2026 tarihli basın açıklaması ile 8 Mart’ta düzenlenecek eylem ve etkinliklerin ‘kamu düzeni ve toplumsal barışı bozabilecek eylem-lere sebebiyet verebileceği’ gerekçesiyle yasaklandığını açıklamıştır. Temel hak ve özgürlükleri keyfi biçimde kısıtlayan söz konusu yasak kararının gerekçesi kabul edilebilirlikten yoksun olup büsbütün hukuka aykırı niteliktedir. Bu doğrultuda İstanbul Barosu tarafından hukuka aykırılığı sabit olan yasaklama kararına ilişkin olarak idari işlemin iptali talebiyle bugün dava açılmıştır.

Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 34. maddesi uyarınca güvence altına alınmıştır. Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) 11’inci maddesi de örgütlenme ve barışçıl toplanma hakkını koruma altına almaktadır. Son dönemde bu hakkın hukuka aykırı ve keyfi yasaklamalar yoluyla ihlal edildiği gözlemlenmektedir. Kadınların ve LGBTİ+’ların eşitlik ve özgürlük taleplerini dile getirdiği eylemlere yönelik sistematik yasaklama kararları rutin haline gelmiş olup anayasal haklar idarenin keyfi kararlarıyla ihlal edilmektedir. 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nün ve LGBTİ+’ların Onur Yürüyüşlerinin her yıl sistematik olarak yasaklanması, bu ihlallerin en çarpıcı örneklerinden biridir.

Toplumsal taleplerin barışçıl yollarla dile getirilmesi, demokratik toplumun işleyişinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Kamu düzeni veya güvenliği gerekçesiyle getirilen kısıtlamaların, ölçülülük ilkesine aykırı şekilde uygulanması, hem Anayasa’ya hem de uluslararası insan hakları normlarına açıkça aykırıdır. Bu çerçevede, yetkilileri hukukun üstünlüğüne ve temel hak ve özgürlüklere uygun hareket etmeye davet ediyor; iptal davamızın takipçisi olacağımızı ve keyfi yasaklamaların son bulması için mücadeleyi sürdüreceğimizi kamuoyuna duyuruyoruz.”



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in Güncel