
“TBMM Milli Birlik, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu”, 21’inci kez toplandı. Komisyonun 21’inci toplantısı için “özel izleyiciler” davet edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında Meclis Tören Salonu’nda gerçekleştirilen toplantı saat 11.10’da başladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, komisyonun 21’inci toplantısının amacını, “ortak raporun müzakeresi” olarak açıkladı. Komisyonun ortak raporunun yedi bölümden oluştuğunu belirten Kurtulmuş, raporun içerdiği başlıkları toplantıda okudu.
Ekleriyle birlikte 60 sayfa olan rapor, “Komisyon Çalışmaları”, “Komisyonun Temel Hedefleri”, “Türk Kürt Kardeşliğinin Tarihi Kökleri ve Kardeşlik Hukuku”, “Komisyonda Dinlenen Kişilerin Mutabakat Alanları”, “PKK’nın Kendisini Feshetmesi ve Silah Bırakması”, “Sürece İlişkin Yasal Düzenleme Önerileri ve Demokratikleşme İle İlgili Öneriler” ve “Sonuç ve Değerlendirme” başlıklı 7 bölümden oluşuyor.
Raporda umut hakkı ifadesi geçmedi ancak AİHM ve AYM kararlarına uyulması “tavsiye” edildi. Kayyım uygulamalarına dair ise belediye başkanının görevden el çektirilmesi durumunda yalnızca belediye meclisinde seçim yapılmasının sağlanması gerektiğine dair ifade yer aldı.
47 kabul, 2 ret, 1 çekimser
Konuşmaların tamamlanmasının ardından ortak raporun oylandı. Rapor, 47 kabul, iki ret ve bir çekimser oy ile komisyondan geçti.
EMEP ve TİP hayır oyu verirken CHP’den Türkan Elçi, çekimser kaldı. DEM Parti ise şerh düşerek evet oyu verdi.
DEM Parti’nin şerhi
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli’ye teşekkür ederek sözlerine başladı. Koçyiğit, ortak rapor taslağına yönelik DEM Parti’nin görüşlerinin açıklanması için sözü DEM Parti milletvekili Cengiz Çiçek’e bıraktı.
Çiçek, rapora itirazlarını şu ifadelerle kayda geçirdi:
Israrla uzlaşma zeminini zorladığımızın bilinmesini isteriz. Tüm çabalarımıza rağmen ortak raporda yer alan bazı hususlar hakkında farklı düşündüğümüzü belirtiyoruz. Raporda, ‘Terör örgütü, terör belası’ kimi kavramların olmasını doğru bulmuyoruz. Bu türden yaklaşımlar, ortak rapor yaklaşımına denk düşmemektedir.
Halen ezber yaklaşımlarda ısrar etmek, yaşanan acılı süreçten gerekli şartları çıkarmamış olmak demektir. Kürt halkının acıları raporda görülmemiştir. Kürt halkı, ‘Terör örgütü’ tanımını kabul etmedi. Gerçek kardeşlik, halkların değerlerine eşit yaklaşmakla mümkündür.
Bu dönemin mimarlarından olan Abdullah Öcalan’a yaklaşım da kritik önemdedir. İmralı Adası’nın elverişsiz koşullarında ilmek ilmek barışı örmeye çalışmaktadır.
Ortak rapor dili tek taraflı bir dil olmamalıdır.
CHP’li Emir: Umutlar yeşermedi
CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ise Türkiye’deki hukuksuzlukları dile getirerek başladığı konuşmasında, “Bu komisyonun çalışması, beklenen umudu yeşertmemiştir” dedi. Türkiye’nin demokratikleşmesine yönelik somut adımların atılması taleplerinin karşılanmadığını belirten Emir, “Bugüne kadar yalnıza sözde kalan söylemler hayata geçirilmelidir” diye konuştu.
Ahmet Şık: “Samimiyseniz Can Atalay ile ilgili AYM kararını uygulayın”
Ahmet Şık ise Selahattin Demirtaş, Can Atalay ve Tayfun Kahraman’a yönelik AYM kararının hayata geçirilmesi için yeni bir düzenlemeye ihtiyaç olmadığının altını çizdi. AYM kararlarını uygulamayanların, “AYM kararlarına uyulması” önerisi yaptığını belirten Şık, “Eğer samimiyseniz Can Atalay ile ilgili AYM kararını uygulayın” diyerek TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’a seslendi.
Şık, kayyum atanan belediyelerdeki başkanların ve KHK ile ihraç edilen akademisyenlerin göreve dönemediğini kayda geçirerek, “Böylesi tarihsel bir meselede dahi hukuku askıya alan bir yaklaşım sorunun derinleşmesine hizmet eder” görüşleri dile getirerek ortak rapora hayır oyu vereceğini belirtti.
Raporda ne yer alıyor?
Kurtulmuş’un konuşmasının ardından ortak rapordaki somut öneriler okundu. Ortak rapordaki somut öneriler, özetle şöyle sıralandı.
- Süreçte en kritik eşit PKK’nin tüm unsurları ile silah bıraktığının devletin güvenlik birimlerince teyit edilmesidir. Tespit ve teyit mekanizması devletin mekanizmaları arasında eşgüdüm ile işlemelidir.
- Amaca hedeflenmiş müstakil ve geçici bir yasaya ihtiyaç duyulmaktadır. Silahı ve şiddeti reddedenlerin topluma yeniden kazandırılması amaçlanmalıdır. Kanun, kamu vicdanı ve kamu vicdanını gözetmelidir.
- Geçici kanun ile birlikte ayrıca Ceza ve İnfaz kanundaki hükümlerden yararlanarak yapılacak düzenlemeler ile ilgili kişiler hakkında mutlaka yasal işlem yapılması değerlendirilmelidir. Af algısı oluşturulmamalıdır.
- Toplumsal bütünleşme sürecinin sağlıklı şekilde ilerlemesine ve her bireyin ortak geleceğe eşit fırsatlarla ulaşmasına yarayan politikaların belirlenmesi zorunludur. Ekonomik ve sosyal imkanların geliştirilmesi öncelikler arasında yer almalıdır. Bölgeye yapılan yatırımların artırılarak uygulanmaya devam edilmesi gerekmektedir.
- Kanunla, örgüt mensuplarının dahil olduğu süreci izleyecek bir mekanizmanın oluşturulması gerekmektedir. Sürecin sağlıklı bir şekilde yürüyüp yürünmediği gözlemlenmelidir.
- Süreçte görev alanlar, komisyon toplantılara iştirak edenlerin ve görevlilerin faaliyetleri yasayla güvence altına alınmalıdır.
- Hakaret ve tehdit gibi suç unsuru içermeyen her düşüncenin ifade edilebildiği bir siyasal ortamın oluşturulması temel bir gereklilik olarak ortaya çıkmaktadır.
- AİHM ve AYM kararlarına eksiksiz uyulacağını gösteren mekanizmalar güçlendirilmelidir.
- İnfaz Mevzuatı’nın gözden geçirilerek, infaz adaletini esas alarak yeniden alınması gerekmektedir.
- AİHM ve AYM’nin içtihatları doğrultusunda tutuksuz yargılamanın esas alınmasına özen gösterilmektedir.
- Temel hak ve özgürlüklerin tam ve eksiksiz kullanılması önündeki engeller kaldırılmalıdır. İfade özgürlüğü kapsamındaki eylemler, terör suçu olarak değerlendirilmemelidir.
- Basın özgürlüğünü sınırlayıcı yasalar, yeniden ele alınmalıdır.
- Yeni bir Siyasi Partiler Kanunu ile Seçim Kanunu’nun hazırlanması gerekmektedir.
- Siyasi Etik Kanunu’nun hazırlanması gerekmektedir.
- Belediye başkanının görevden el çektirilmesi durumunda yalnızca belediye meclisinde seçim yapılması sağlanmalıdır.
Kaynak: BirGün







