Berlin’de düzenlenen “WDR Europaforum 2025” dijital konferansında konuşan Almanya Başbakanı Merz, İsrail’in Gazze’deki askeri müdahalesini şu sözlerle değerlendirdi: “Son günlerde giderek artan şekilde sivil halkın zarar görmesi, Hamas’a karşı terörle mücadeleyle artık açıklanamaz.”
Almanya’nın, diğer ülkelerden farklı olarak İsrail’e yönelik kamuoyu önünde müdahalelerde bulunmaktan kaçınması gerektiğini belirten Merz, “Ancak insani sınırların aşıldığı, uluslararası insancıl hukukun ciddi şekilde ihlal edildiği durumlarda Almanya ve başbakanın sessiz kalmaması gerekir” dedi. Almanya ile İsrail arasındaki dostluğun önemine vurgu yapan Merz, “İsrail hükümeti, en yakın dostlarının kabul etmeyeceği davranışlarda bulunmamalıdır” ifadelerini kullandı.
Almanya’nın İsrail’e karşı tutumunda Filistin halklarının yanında olmadığı konusundaki ikiyüzlülüğü devam ediyor.
İki yıla yaklaşan bir süredir Gazze’de devam eden soykırım saldırılarında binlerce sivil katledildi. Binlercesi yaralandı, sakat kaldı. Yine yüzlerce çocuk ebeveynlerini yitirdi ve öksüz yetim kaldı…Bu acı tablo, uzun zamandır sürerken Almanya’nın geçmiş politikaları da bu durumu değiştirmeye yönelik olmadığı gibi destekçisi olduğunu diyebiliriz. Olaf Scholz liderliğindeki önceki hükümet, Filistin yanlısı gösterileri birçok kez yasaklayarak, Filistin halkına destek verme refleksinden uzak bir tavır takındı.
Bugün Friedrich Merz’in yaptığı açıklama ise İsrail’in saldırılarını eleştirse de, bu eleştirinin ölçülü ve edilgen bir üslup olduğunu gösteriyor. Sivil kayıplar ve uluslararası hukukun ihlalleri yıllardır yaşanırken Almanya ancak şimdi bu seviyede “uyarı” yapmak zorunda kaldı. Bu yarıdan fazla samimiyetten uzak eleştiri, Almanya’nın tarihsel ve güncel Filistin politikasındaki çifte standartlarını ortaya koyuyor.
Bu tutum, emperyalist güç dengeleri ve kapitalist çıkarlar doğrultusunda şekilleniyor. Filistin halkı uzun zamandır sistematik bir insansızlaştırma ve etnik temizliğe maruz kalıyor ve dünyanın o coğrafyasında kandan nehirler akmaya devam ederken, yaşananın jenosit olduğu gerçeği orta yerde duruyor. Ancak Almanya gibi Batı ülkeleri, İsrail ile stratejik ortaklıklarını korumak adına bu sürece kayıtsız kaldı ve kalıyor, ya da sınırlı tepkilerle yetiniyor.
Merz’e göre sanki sivillerin ölümü bugüne özgü bir durum, oysaki değil. Aksine uzun zamandır devam eden İsrail’in nihayi planının ve saldırganlığının sonucu ortaya çıkan trajik bir gerçeklik.
Almanya, Sholz döneminde de bugün de aynı politikayı sürdürüyor ve aslında “batı cephesinde değişen bir şey yok!” Almanya’daki geçmiş süreçte Filistin dayanışması eylemlerinin yasaklanması da aynı ikiyüzlü yaklaşımın başka bir örneğiydi. Merz’in açıklaması, geçmişte ve bugün süregelen çifte standart politikasının yeni bir tezahürü olarak değerlendirilmelidir.
Almanya/Zeynep Hayır
