Connect with us

manset

Yalın Dille Devrimin Çıplak İhtiyacı…

Birleşik devrimci mücadele, üç anti nitelikte biçimlenen devrimci mücadelenin geliştirilmesine dönük izlenen strateji, siyaset ve pratik mücadele çizgisidir. Birleşik mücadele çizgisi, devrim iddiası taşıyan her hareketin devrimci mücadeleyi geliştirme kaygısıyla önüne koyduğu ve her devrim sürecinin doğruladığı zorunlu devrimci çizgidir. Bu çizgi, A ya da B hareketinin değil, A’dan Z’ye tüm devrimci yapıların bağımsız olarak ortaklıkla benimsediği evrensel çizgidir. Birleşik devrimci mücadele, devrimin gelişme ve ilerleme mantığının tutarlı sonucu ve/veya önkoşuludur. Her devrim süreci, bu süreçte yer alan devrimci güçlerin birleşik devrimci mücadelesine sahne olmuştur. Birleşik devrimci mücadele durağından geçmeyen tek bir devrim yoktur, gerçekleşmemiştir

Doğanın dengesi veya yasaları dışında hiçbir şey mükkemmel değildir. Mutlak ve kusursuzluk diye birşey yoktur. Görece doğru, doğruya en yakın ya da bilimin olanakları ölçüsünde gerçiği doğru tarif etmek vardır. Kesin olan hiçbir şey yoktur. Teori de pratik de diyalektiğin dönen tekerleğine bağlı olarak değişimlerle gelişip ilerleyen, bu anlamda noktalanmış olmayıp daha çok su kaldıran sonsuz süreçlerdir. Bu sürecin sınırı komünist toplum da değildir. Komünist toplum sonrası için öngöremediğimiz helezonlar sonsuzluğudur bu gelişim-ilerleme süreci. Lakin bizler, komünizm sonrasına geçmeden önce, öncelikle günün toplumsal sorunlarıyla, sınıf çelişkileriyle meşgul olmak durumundayız.

Sınıflar arası çelişkilerin hüküm sürdüğü şartlarda yaşıyoruz. Bu çelişkilerin sonuçlarını yönetilen sınıflar olarak yaşıyoruz. Sömürülen, ezilen emekçi sınıflar olarak bu çelişkilerin sonuçlarını en derin biçimde yaşıyoruz. Boynumuza geçirilmiş olan modern kölelik halkası ve bu zeminde maruz kaldığımız zulüm ve acımasızlıkların toplamı haklı olarak bizleri bağımsızlık, kurtuluş, demokrasi, özgürlük, devrim gibi mücadelelere sevk ediyor. Aklın-mantığın veya bilimin önlenemez eylemi olarak da, sorguluyor, kıyaslıyor, tecrübe ediyor, öğreniyor, ilerliyor, doğru-yanlış denkleminde mücadeleler veriyoruz. İnsanlığın ilerleme süreci ve birikimleri bizlere büyük olanaklar sunuyor. Sınıf mücadeleleri pratiği, üretim savaşı ve bilimsel deneyler toplamı büyük bir hazine olarak bizlere ışık tutuyor ilerleme sürecinde.

Doğrusu yanlışıyla her toplumsal pratik, her gelişme, her olay ve gelişme doğrudan yaşamımıza giriyor, onu etkiliyor ve bizlerin ilgisine mazhar oluyor. Kısacası alakamız oranında yaşamın tümünden öğreniyoruz, öğrenme olanağına sahibiz. Sınıflar arası mücadele insanlığın ilerlemesinin, öğrenmesinin, yapmasının, yıkmasının, gelişmesinin motoru olan bir bilim  olarak öğretip geliştiriyor bizleri, insanlığı…

Devrim en çok dillendirdiğimiz argümandır. Bunu nasıl, hangi hedef ve görevlerle, hangi ilkelerle, hangi strateji, siyaset ve araçlarla gerçekleştireceğimizi de bilimin verdiği olanaklar ölçüsünde açıklıyoruz. Bunda, devrimciler olarak ve pek doğal olarak bir dizi anlayış ve yorum farklılığı, yol-yöntem, siyaset-strateji ayrılıkları vb vs yaşıyor, gösteriyoruz. Burdaki münakaşa tamamen bitmez.

Doğruya en yakın veya somut gerçekte doğru olan anlayışlar genel olarak nüfuz sağlar, sürece damga vururlar. Buna karşın farklılıklar bitmez, bitirilemez. Farklılıkların bitmesi, diyalektiğin, tarihin, düşünce ve eylemin bitmesi anlamına gelir. Bu olmayacağına göre, farklılıklar, ayrılıklar bitmez, bitirilemez. Ne olur? Daha çok doğru olan etrafında kümelenme büyür, sürecin karakterine bu doğru/doğruya en yakın olan doğru veya göreli durumda doğru olan anlayış-akım renk verir.

İrademize rağmen farklılıklar vardır ve var iseler bunlar arasında mücadele de vardır

Ama diğer düşünceler, anlayışlar, farklılıklar vb. vs. ortadan asla kalkmaz. Buradaki çözüm klişeleşmiş olan ‘‘farklılıklarla birlikte yaşamasını bilmek-becermektir.‘‘ Her farklılık pratik gerçekte yadsınması gereken bir şey değildir. Diyalektik felsefe açısından farklılıklar birbirini yadsımak üzere mücadele etmekle birlikte, birbirlerine ihtiyaç duyarlar ve birbirilerinin varlığı zemininde varlık gösterebilirler.

Zıtların birliği denen şey… Düşünce, gelişme, ilerleme sonsuz bir süreç olduğuna göre, bunların tamamen ortadan kaldırılması mümkün değildir, tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak da diyalektiğe aykırıdır… O halde, uzlaşmaz nitelikte olan farklılıkları tasfiye etmek gerekliyken, uzlaşmaz olmayan farklılıklarla birlikte yaşamak doğru olandır. Bu birlikte yaşamak mücadelesiz değildir, olmaz da. Bu insan iradesinden bağımsız olarak böyledir, nesnel bir durumdur. İrademize rağmen farklılıklar vardır ve var iseler bunlar arasında mücadele de vardır.

Devrimciler arasında hem birlik, hem mücadele vardır. Hem birlik, hem de farklılık/ayrılık vardır. Fakat devrimci sınıflar arasında esas olan birliktir. Bu birlik ortak hedef veya amaçları olan gerici sınıf iktidarlarına karşı devrimde odaklanıp karşılık buluyor. Evet çelişkisiz, farksız bir birlik değil ama esası birlik olan bir farklılıklar zeminidir bu. Bu farklılıklar devrimci gelişmelerle asgariye indirilebilir, devrimlerle birleştirilebilir ya da bir arada kalma niteliğine çekilebilirler. Farklılıklar arasındaki sonsuz çatışma bitirilemez fakat esası teşkil eden müştereklerdeki birlik sürdürülerek geliştirilebilir.

Devrimin yüksek menfaatleri, proletarya ve emekçi halk kitlelerinin çıkarları ekseninde ortak bir uzlaşı metni/anayasası farklılıkların bir arada kalması için en uygun ve sağlanabilir mümkün biçimdir. İktidar öncesi mücadele dönemi şartlarında ise, devrimci güçlerin birlikteliği somut olarak daha güçlü şartlara sahiptir. Devrimin gerçekleştirilmesi ortak hedef olarak yeterli birlik zeminiyken, devrimin düşmanı sınıflar şahsında ortak düşmana sahip olmak da devrimci sınıf ve güçlerin birliğini olumlayan başka bir zemindir. Bu birlikler göreli de olsa, devrimin geliştirilmesi sürecinde yürütülen görevler temelinde devrimciler arası birliği olanaklı kılan zemine sahiptirler.

Devrimci kitlelerin devrim doğrultusunda seferber edilmesi devrimin başlıca görevlerindendir

Ve elbette bu birlikler mutlak ve sonsuz değil, devrimin çıkarlarındaki birlik kadar görelidir. Dolayısıyla, bir dizi farklılıklar barındıran devrimci sınıf güçleri, devrimci mücadele görevlerinde birleştikleri oranda ve ortak düşmanlarına karşı güçlerini birleştirme ihtiyacı temelinde birleşme ve birleşik mücadeleler yürütme şartları taşımaktadırlar. Tek tek giriştikleri savaşımlarda düşmana karşı başarı sağlama imkanına sahip olmayan devrimci güçlerin, güçlerini birleştirerek ortak düşmana karşı daha güçlü bir savaş yürütmelerinden daha makul bir şey olamaz. Devrimci sınıf ve halkların devrim çıkarları bunu gerektirir.

Birleşik devrimci mücadele perspektifiyle seferber olmak, başta faşizm olmak üzere, bilimum gerici sınıf sistemleri ve siyasi iktidarlarını devrimci yoldan tasfiye etme hedefi için seferber olmak demektir. Günümüz açısından çok daha yakıcı bir ihtiyaç olan birleşik mücadele pratiği, faşizmin şuursuzca hortlatıldığı, devrim cephesinin ise adeta parçacıklara bölünerek dağınık ve zayıf olduğu mevcut şartlarda, tarihsel devrimci sorumluluk olarak önümüze çıkmaktadır.

Devrimler kitlelerin eseridir. Devrimci kitlelerin devrim doğrultusunda seferber edilmesi devrimin başlıca görevlerindendir. Devrimler büyük kitlelerin ve bu kitlelerin siyasi öncülerinin güçlenmesiyle başarıya ulaşır. Çoğalmak, güçlenmenin mekanik biçimi ama zorunlu bir biçimidir. Güçlenmek için çoğalmak gereksinimken, çoğalmak için birleşmek zorunludur. Birleşerek çoğalmalı, çoğalarak güçlenmeliyiz.

Bunun ideolojik-siyasi zemini, gerici sınıf iktidarlarını yıkma temelinde devrimci sınıf mücadelesinin geliştirilmesi ve bu mücadelenin demokrasiden siyasi iktidarın kazanılmasına kadarki asgari görevler kapsamıdır. Devrimin önder gücü olarak her iddialı hareket, devrimci sınıf güçlerinin birleşik mücadelesini ısrarla istemek ve bizzat geliştirmekle yükümlüdür. Önderlik sorununda her hareket iddiasını korumakla birlikte, bu önderlik esas olarak sınıf mücadelesi seyri/devrim mücadelesi pratiği içinde biçimlenecektir. Mücadele süreci mahkemesinin önderlikler hakkında vereceği kararı lehine çıkarmak isteyen her hareket bu pratikte hak kazanarak önderliğini kabul ettirecektir. Birleşik devrimci mücadele pratiğinde verilecek sınav önderlik karinesini dolduran dönemeçlerden olacaktır. Devrimci sınıf ve güçlere rağmen bir devrim ve bir önderlik tasavvur edilemeyeceğine göre, devrimci güçlerin birliği ve birleşik mücadele eşiği geçilmek zorundadır.

Birleşik devrimci mücadele perspektifi, bağımsız ideolojik-siyasi çizgi perspektifini yadsıyan değil, bilakis onu geliştiren devrimci perspektiftir. Devrimin bugünkü sorunu, tek tek devrimci yapıların gurupsal kaygılarla hareket etme veya grupsal büyüme sorunu değil, genel devrim cephesi ve esasta devrimin geliştirilmesi sorunudur. Her devrimci hareketin asıl sorunu toplumsal devrimin gelişmesi sorunudur. Bu, devrimci güçlerin birleşik mücadeleye önem vermelerini emreder. Faşist sınıflar cephesi aralarındaki iktidar odaklı gerici çıkar dalaşına karşın sınıf devletlerinin/devletin bekasında birleşmektedir.

Devrimciler de sınıf devriminin yüksek çıkarlarına bağlı mücadele görevlerinde birleşmek durumundadır. O halde birleşik devrimci mücadelenin geliştirilmesi, dolayısıyla birleşik devrimci mücadele ruhuyla seferber olunması, proletarya ve halklarımızın devrimci geleceği veya esaretle çizilmiş kaderinin değiştirilmesiyle doğrudan alakalıdır. Bu bilinçle, birleşik devrimci mücadelenin geliştirilerek yükseltilmesi görevleri yüksek devrimci sorumlulukla omuzlanıp yürütülmelidir.

Birleşik mücadele nedir? Birleşik mücadeleden anlaşılması gereken, birleşik devrimci mücadeledir. Birleşik devrimci mücadele, farklı ideolojik-siyasi perspektiflerden olmak kaydıyla birden fazla demokratik, devrimci ve  sosyalist gücün, asgari devrimci görevler zemini olan anti-emperyalist, anti-kapitalist, anti-faşist mücadele paydalarında ortaklaşan devrimci mücadelesidir. Devrimde çıkarları olan sınıf ve katmanların ve bunların siyasi güçlerinin, devrim düşmanı gerici sınıflara karşı yürüttüğü devrim mücadelesinin müşterek görevlerinde buluşan birleşik devrimci mücadelesidir.

Birleşik devrimci mücadele durağından geçmeyen tek bir devrim yoktur, gerçekleşmemiştir

Birleşik devrimci mücadele, üç anti nitelikte biçimlenen devrimci mücadelenin geliştirilmesine dönük izlenen strateji, siyaset ve pratik mücadele çizgisidir. Birleşik mücadele çizgisi, devrim iddiası taşıyan her hareketin devrimci mücadeleyi geliştirme kaygısıyla önüne koyduğu ve her devrim sürecinin doğruladığı zorunlu devrimci çizgidir. Bu çizgi, A ya da B hareketinin değil, A’dan Z’ye tüm devrimci yapıların bağımsız olarak ortaklıkla benimsediği evrensel çizgidir. Birleşik devrimci mücadele, devrimin gelişme ve ilerleme mantığının tutarlı sonucu ve/veya önkoşuludur. Her devrim süreci, bu süreçte yer alan devrimci güçlerin birleşik devrimci mücadelesine sahne olmuştur. Birleşik devrimci mücadele durağından geçmeyen tek bir devrim yoktur, gerçekleşmemiştir.

Birleşik devrimci mücadele ne anlama gelir? Devrimci güçlerin ortak düşmana karşı biçimlenen ortak görev ve hedefler temelinde, dağınıklıkları gideren zeminde koordineli, eşgüdümlü ve hepsinden de önemlisi devrimci halklara güven veren siyasi mesajlarla birleşik mücadele pratiği zemininde devrimci gücü büyütüp etkin bir aktör olarak sahaya çıkma eylemidir. Tabii devrimci bir süreç ve eylemdir. Sınıf devrimine hizmet eden, onu geliştirerek yakınlaştırandır.

HBDH, bu sürecin yani birleşik devrimci mücadele patiğinin kurumsal bir ifadesi ve ihtiyacıdır. Geliştirdiği kampanya birleşik devrimci mücadelenin geliştirilmesinde somut bir adımdır. Devrimci bir yönelimdir. Demokratik ve devrimci sınıf cephesinden yükselen ve doğrudan gerici sınıfları, faşizmi ve faşist iktidarı hedef alan devrimci eylemdir. Devrimci görevlerde ortaklaşmayı, birleşik devrimci mücadelede buluşmayı ifade etmektedir.

Devrimimizin, halklarımızın yararınadır, onların mücadelesini temsil etmektedir. Dolayısıyla HBDH’ın devrimci mücadele zemininde başlatmış olduğu kampanya sürecine etkin olarak katılmak, görevler üstlenip eylemler gerçekleştirmek devrimci görev ve sorumluluktur. HBDH, Türkiye-Kuzey Kürdistan’da mevcut bulunan demokratik ve devrimci güçlerin büyük bir kesiminden oluşan ortak devrimci bir kurumdur. Ne birilerine atfedilebilir, ne de dışsal bir olgu olarak ele alınabilir.

Hatalı ve eğreti fikirlerden uzak durmak elzemdir. HBDH’ın geliştirdiği kampanyaya etkili olarak katılmanın koşulu hatalı anlayış ve fikirlerden uzak durarak onun ortak devrimci bir platform olduğu gerçeğine uygun bir bilinçle hareket edilmesiyle mümkündür. HBDH’ın niteliği kadar kampanyası da demokratik ve devrimcidir. Onun devrimci eylemlerini en geniş biçimde propaganda etmek ve bizzat kendi cephemizden yürütmek görevdir. Değişik devrimci eylem biçimleriyle seferber olmak, birleşik devrimci mücadele ruhuyla harekete geçmek sorumluluktur. Bu, devrimci sorumluluktur; devrime, halka ve partiye karşı sorumluluktur. HBDH bileşeni olmanın sorumluluğudur…



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in manset