Connect with us

Dünya

Kaypakkaya katledilişinin 53. yılında ortak merkezi geceyle anılacak

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya, katledilişinin 53’üncü yılında ortak merkezi bir geceyle anılacak. Anma etkinliğine ilişkin yapılan açıklamada, “Emekçileri, dostları ve yoldaşları düzenlenecek İbrahim Kaypakkaya anma etkinliğine davet ediyoruz” ifadelerine yer verildi.

Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya, katledilişinin 53’üncü yılında 16 Mayıs 2026 tarihinde Almanya’nın Ludwigshafen şehrinde ortak merkezi bir geceyle anılacak.

Tertip Komitesi imzasıyla yayımlanan yazılı açıklamada, “Emperyalizme ve Faşizme Karşı Devrim! Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’yı Anma Gecesinde Buluşalım!” denilirken, Kaypakkaya’nın teori-pratik bütünlüğü içerisinde yaşamsallaştırdığı komünist görüşlerinin Demokratik Halk Devrimi, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde işçiler ve emekçiler açısından yenilmez bir miras olarak yol göstermeye devam ettiği vurgulandı.

“Servetlerini yoksulların emeği, ölüm kusan işgal savaşları, çocukların gözyaşıyla büyütenler, acıyı ticarete ve politikaya dönüştürenler mutlaka tarih önünde yargılanıp hesap verecektir” denilen açıklamada, “Açgözlü, doyumsuz kapitalistler iyi bilmelidir ki çocukların gözyaşları ağırdır. Hiçbir zulüm düzeni bunu kaldıramaz. Soygun ve hegemonya felsefesine, zulüm politikalarına son verildikçe sömürü ve haksız savaşlar son bulup acı ve gözyaşı dinecektir” ifadelerine yer verildi.

Açıklamada, Komünist Önder İbrahim Kaypakkaya’nın yaşamı boyunca geride doğru anlaşılıp uygulanması gereken büyük bir komünist miras bıraktığı vurgulandı. Kaypakkaya’nın, komünizmin evrensel ideoloji ve teorisini somut ülke koşullarıyla birleştirerek “somut koşulların somut tahlili” ilkesi doğrultusunda ülke devrimine uyarladığı ifade edildi. Bilimsel sosyalizmi coğrafyada devrimci sınıf hareketi içinde temsil ederek önder bir rol oynadığı belirtilirken, tüm inkâr ve yok sayma çabalarına rağmen komünist fikirlerinin halktan koparılamadığı kaydedildi. Açıklamada, Kaypakkaya’nın teori-pratik bütünlüğü içinde yaşamsallaştırdığı görüşlerinin Demokratik Halk Devrimi, sosyalizm ve komünizm mücadelesinde işçiler ve emekçiler açısından yol gösterici, yenilmez bir miras olmaya devam ettiği ifade edildi.

Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Önder yoldaş kısa yaşamı boyunca gerçeğin gözünün içine bakmaktan korkmadı. Gerçekle yalanı ayırt ederek kimsenin cesaret edemediği konulara dokunarak sermayenin ve faşizmin tüm kutsallarını yerle bir etti. Son nefesine dek yalan ve zulüm dünyasına karşı direndi. Direnmekten ve savaşmaktan vazgeçildiğinde en büyük kaybın bu olacağını bizlere öğretti ve bunu yaşamıyla gösterdi. Ve yine öğretti ki özgürlüğün en büyük düşmanı halinden memnun olmaktır. Eğer özgürlük istemi için büyük savaşılmadığında, kaybettiklerimiz için ağlamanın anlamsız olacağını öğretti.

Devrim ve sosyalizm için mücadelede istemenin yetmediğini; ona kararlılıkla inanmak ve tüm benliğimizle sınıf savaşımının denizine atılmak gerektiğini öğretti. En zor koşullarda bile gerçekleri savunmaktan ve özgürlüğü haykırmaktan, bu uğurda mücadele etmekten asla geri durmadı. Önce halkına, sonra vicdanına hesap vermeyi bizlere öğretti. Gerçek devrimciliğin bu olduğunu ve bu uğurda en değerli varlığı olan yaşamını feda etmekten bir an olsun tereddüt etmedi. Derin sömürünün, dizginsiz zulmün yaşandığı; demokrasinin, hukuk ve adaletin kırıntılarının bile bırakılmadığı ülkede özgürlük ve kurtuluş fikrine bütün benliğiyle sarılarak devrim bayrağını yükseltti. Bu iddianın işçilerin, emekçilerin ellerinde bayraklaşması için elinden gelen tüm çabayı ortaya koydu. Önder yoldaş, en ileri bilincin ve en ileri direnişin manifestosunu yazarak günümüze dek yürünecek yolu bizlere gösterip nasıl yürünmesi gerektiğini öğretti.

Sömürü ve zulümden daha büyük kötülük yoktur. İnsanların açlık ve umutsuzlukla terbiye edilmesinden daha büyük suç yoktur. Kötülükler ve suçlar sistemi olan kapitalizm, dünyayı ve ülkemizi sonu gelmez bir uçurumun dibine, karanlığa ve haksız savaşlara doğru sürüklüyor. Bugün haksızlık ve adaletsizliklerin en fazla örgütlenip cezasız kalarak halklara, insanlığa meydan okuduğu günleri yaşıyoruz. Paranın ve iktidarın gücüyle haklı olmaya çalışanlar, haklı olan halkları suçlu ilan edip boyun eğdirmeye, köleleştirmeye çalışıyorlar. Bunun için dünden ve her zamandan daha fazla önder yoldaş İbrahim Kaypakkaya’nın devrimci görüşlerine sarılıp, devrim ve sosyalizm bayrağı altında örgütlenmekten başka bir kurtuluş yolu yoktur.

İşçiler, gençler, kadınlar, Kürtler, Aleviler, tüm ezilenler dünden daha fazla itiraz ve retlerini yükselterek sömürü ve zulüm dünyasına meydan okuyor. Güçlü olanın haklı olmadığı, haklının mutlaka kazanacağı mücadele sonlanmayacak ve bizler bu mücadelenin en ön safında olmaya devam edeceğiz. Bizler, faşizmin tankından, topundan, savaş uçaklarından, adalet saraylarından daha BÜYÜĞÜZ. Bizler, burjuvalardan ve ölümden daha BÜYÜĞÜZ. Çünkü biz halkız! Biz haklıyız ve meşruyuz. Tarihin doğru tarafında en yüksek yerde durarak emekten, özgürlükten, haklıdan yana mücadeleyi sürdürmeye devam ediyoruz.

Amacının yüceliğiyle büyüyen, her şeyi büyük bir tutkuyla yapan; bedeni toprakta olsa bile düşünceleri ayakta olan önder yoldaş, yaşamını gözden çıkarıp tüm varlığını özgürlüğe adadığı için unutulmaz oldu. Ve biz bugün cellatların arasında, güneş ışığından daha özgür olan önderimizi bir kez daha halkımızla, yoldaşlarımızla birlikte anmanın onurunu taşıyor ve yaşıyoruz.

Ve siz emekçileri, dostları ve yoldaşlarımızı düzenleyeceğimiz İbrahim Kaypakkaya yoldaşı anma etkinliğine davet ediyoruz.”



Ocak 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

More in Dünya