Connect with us

Dosya-Haber

Akdeniz: İttifak sokaklarda, meydanlarda, emek ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak halk hareketinin içinde örgütleniyor

Emek ve Özgürlük İttifakı 25 Ağustos günü yaptığı açıklamayla kuruluşunu ilan etti. İttifak 24 Eylül’de deklarasyonunu açıklayacak. HDP, EMEP, TİP, SMF, TÖP ve EHP’nin yan yana gelerek oluşturduğu ittifaka ilişkin Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Ercüment Akdeniz ile konuştuk. Akdeniz, “İttifak sadece masada değil sokaklarda, meydanlarda, emek ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak halk hareketinin içinde örgütleniyor” diye konuştu.

Emek ve Özgürlük İttifakı, bu ay sonunda deklarasyon açıklayacak. İttifakın çalışmalarına ilişkin sorularımızı yanıtlayan EMEP Genel Başkanı Ercüment Akdeniz, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın 24 Eylül’de halka sunacağı ortak deklarasyonla bir final değil başlangıç yapacağını ve bu nedenle ittifak kuruldu yerine kuruluyor demeyi tercih ettiklerini belirtti.

En geniş mücadele birliğini sağlamak üzere çalışmalar devam edecek

Emek ve Özgürlük İttifakı’nın kuruluş sürecini sorduğumuz Akdeniz ittifak görüşmelerinde en zahmetli ve zor olanın ilkeler konusunda görüş birliğine varmak olduğunu ifade ederek, “İlkeler manzumesinde anlaşabilmek kolay değildir. Emek ve Özgürlük İttifakı içinde yer alan parti ve örgütler bunu başardılar. Aylara varan tartışmalar, hazırlık çalışmaları neticesinde bu noktaya varmak, deyim yerindeyse yolun yarısının geçilmesidir.  Ama henüz önümüzde alınacak epey mesafe, yapacağımız çok iş var” dedi.

EMEP’in Türkiye’nin ekonomik ve siyasi olarak içinden geçtiği bu kritik süreçte en geniş halk ittifakının kurulması ihtiyacını başından beri dile getirdiğini belirten Akdeniz, “Sadece bir grup parti ve örgütten menkul bir ittifak anlayışı bunu karşılamaz. Partilerin zaten kendi programları ve pratik çalışması var. Asıl olan tek adam yönetimine ve sermaye düzenine karşı halkın iktidar ve mücadele kanallarının açılmasıdır. Bunun için birleşik bir emek cephesi ve demokrasi güçlerinin birliği sağlanmak zorunda. Devrimci, demokratik, sosyalist yapılar kendi etraflarında “küçük ittifak adacıkları” kurarak halka karşı sorumluluğunu yerine getirmiş olamazlar, olmamalılar. Bu nedenle 6 parti ve siyasi örgütlenmeyle şimdi yola çıkan Emek ve Özgürlük İttifakı halk güçlerinin en geniş mücadele birliğini sağlamak ve ittifakı olabildiğince genişletmek üzere çalışmalarına devam edecek” ifadelerini kullandı.

Akdeniz sorumuza son olarak “İttifak zaten bir mücadele zeminine dayanıyor. Bakınız, toplantılar başladığından bu yana ittifak arayışındaki güçler aynı zamanda halkın acil talepleri doğrultusunda açıklamalar yaptılar, kampanyalar örgütlediler, eylemler gerçekleştirdiler. Dolayısıyla ittifak sadece masada değil sokaklarda, meydanlarda, emek ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olarak halk hareketinin içinde örgütleniyor. Ayrıca ittifak çalışmaları kapsamında oluşturulan ortak Koordinasyon Kurulu da bu süreçte olumlu bir deneyim oldu. Ama yapılanlar yeterlidir demiyoruz, daha iyisini yapmak zorundayız” diye cevap verdi.

Seçimden önce, seçim sürecinde ve seçimlerden sonra kesintisiz bir mücadeleden söz ediyoruz

İttifakın seçimlerinde en hararetli tartışıldığı bir süreçte kurulduğunu ve bu nedenle seçim ittifakı eleştirilerine de muhatap olduğunu sorduğumuz Akdeniz, “İşçi sınıfı, yoksul köylülük ve bir bütün olarak halk, kapitalist sömürü ve baskı politikaları altında bir çıkış yolu arıyor. Şu an ihtiyaç Türkiye işçi sınıfı ve halk güçlerinin kendi talepleri doğrultusunda hızla birleşmesi, alanlara çıkması, gücünü göstermesidir. Hayatı durduracak grevler, genel grev de bu kapsamdadır. Ama işçi ve halk hareketinin önünde ciddi engeller var, özellikle de sendikal bürokrasi ve düzen muhalefeti. Baskı, zulüm ve yoksulluk altında inim inim inleyen halkın kulağına şu sözler fısıldanıyor: “Aman sokağa çıkma, aman provokasyona gelme, seçim olacak, sen beni seçeceksin ve her şey güzel olacak.” Asıl aşılması gereken engel budur. Düzen muhalefetine karşı işçi sınıfı ve halkın kendi siyaset biçimini her günkü mücadeleyle ortaya koyması gerekir. Seçimden önce, seçim sürecinde ve seçimlerden sonra kesintisiz bir mücadeleden söz ediyoruz. Bu nedenle Emek ve Özgürlük İttifakı, Cumhur İttifakı’nın karşısında halkın mücadele ittifakıdır. Millet İttifakı’nın hareketi frenleyen, restorasyon hedeflerinden öteye geçmeyen düzen siyasetine karşı da halkın gerçek alternatifidir” cevabını verdi.

Seçim gündemine dair bir tutumumuz yok

Seçim süreci ile ilgili ne EMEP’in ne de Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bir tutum belirtmediğini altını çizen Akdeniz, “Seçimler bu döneme denk geldi ve elbette önemlidir. Emek Partisi olarak seçime girme yeterliliğimiz var ve hazırlıklarımız devam ediyor. Ama seçimlerde taktik tutumuzu henüz belirlemiş değiliz. Halk ittifakı çağrımız elbette mücadele kadar seçimlerde de halkı seçeneksiz bırakmayacak bir üçüncü seçenek çağrısıdır. Ama altını çizmek gerekir ki, ne ittifak ne de EMEP seçim gündemine dair bir tutum belirlemiştir. Günü geldiğinde partimizin yetkili kurulları tutumunu belirler ve gereken açıklamayı yapar. 24 Eylül’de açıklayacağımız ortak deklarasyon bir seçim bildirgesi değildir. Seçim gündemi için elbette bir seçim bildirgesi gerekir ama o hangi güçlerle, hangi düzlemde ve hangi çerçevede olur, bugün onu konuşmak için erken” dedi.

Ne başkanlık ne de güçlendirilmiş parlamenter sistem, gerçek halk egemenliğine dayanan bir işçi-emekçi cumhuriyeti

Cumhur ve Millet ittifaklarının durumuna ilişkin Emek ve Özgürlük İttifakı’nın fikrini sorduğumuz Ercüment Akdeniz, Cumhur İttifakı’nın sadece bir seçim ittifakı olmadığını tek adam yönetimine dayanan gerici burjuva bir ittifak olduğunu belirterek, “Bu nedenle halk güçleri tek adam yönetimine son vermek üzere en geniş yan yana gelişi başarmalıdır. Millet İttifakı ise düzenin restorasyonunu hedefleyen, CHP’nin sağ burjuva partilerle rotasını çizdiği bir burjuva ittifaktır. Babacanlar, Akşenerler, Davutoğlular ile yürünecek yolun halka ne faydası olabilir? Bunların hepsi uluslararası sermayeye güven vermenin derdinde. Biz eşitlik, özgürlük diyoruz, zenginlere servet vergisi konsun, kaynaklar halka aksın diyoruz. İşçi sınıfı ve emekçiler insanca yaşasın, insanca ücret alsın diyoruz. Bizler emperyalist tahakküme ve bağımlılık ilişkilerine son verilsin diyoruz, halka dayanan demokratik bir Anayasa hedefliyoruz. Gerçek laiklik ve Kürt sorununda barışçıl, demokratik çözüm diyoruz. Ne başkanlık ne de güçlendirilmiş parlamenter sistem, gerçek halk egemenliğine dayanan bir işçi-emekçi cumhuriyeti istiyoruz. Deklarasyon açıklandığında burjuva ittifaklarla halk ittifakı arasındaki fark daha net görülecek” şeklinde konuştu.

Sosyalist Güçbirliği, Emek ve Özgürlük İttifakı ile buluşabilmeli

Kuruluşunu deklare eden Sosyalist Güçbirliği bileşenlerinin Emek ve Özgürlük İttifakı ile buluşabilmeli diyen Akdeniz, “Halkevleri ve diğer yapılar da halk ittifakının harcı olmalı. Deklarasyondan sonra onları ziyaret edeceğiz. Çağrımızı sonuna kadar yapacağız, çünkü bu bizim halka karşı sorumluluğumuz. Emek ve meslek örgütleri, demokrasi güçleri de ortak oluşumun öznesi olabilmeli. Onlarla da görüşeceğiz” dedi.

Birlikte kazanacağız, halk kazanacak!

Ercüment Akdeniz son olarak, “Başta İstanbul olmak üzere grevde, direnişte olan bütün işçi kardeşlerimizi, kamu emekçilerini, doğa, kent ve yaşam savunucularını, yoksul üretici köylüleri, umudu çalınmak istenen gençliği, şiddete uğrayan yok sayılmak istenen kadınları, aydın yazar ve sanatçılarımızı, mücadeleci sendikacılarımızı 24 Eylül’de yapılacak halk buluşmamıza bekliyoruz. Ortak deklarasyon halkın deklarasyonudur ve onu halkımızla birlikte paylaşacağız. Sonrasında bu metni halk kesimlerine ulaştırıp tartışacağız. Yolumuzu birlikte konuşup birlikte yol alacağız. Birlikte kazanacağız, halk kazanacak!” çağrısında bulundu.



Ocak 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

More in Dosya-Haber