Connect with us

Kültür-Sanat

İstanbul Kürt Film Festivali Başlıyor: ‘Festivalin durduğu konum tam da sansürün karşısında’

2. İstanbul Kürt Film Festivali ile ilgili festival komitesinde yer alan ve Yapım13 çalışanı Tamer Tan ile festivali konuştuk. Kürt sinemasına yönelik sansür, kadın ve lgbti+’ların temsili, türsel yapısını, coğrafyanın parçalı halinin kürt sinemasına etkisi gibi birçok merak edilen konuyu mercek altına aldık

2. İstanbul  Kürt Film Festivali 24-29 Mart tarihleri arasında düzenlenecek. İlki 2019’da yapılan  festival tüm dünyayı etkisi altına alan COVİD-19 pandemisi yüzünden gerçekleştirilememişti.

İstanbul Kürt Film Festivali Komitesi, festivalin 24 Mart günü “Kurdên Êzidî” (Êzidî Kürtler) filminin gösterimiyle başlayacağını belirtti.  Amasi Martirosyan”ın 1933 yılında çektiği film Türkiye’de ve Kürtler’in yaşadığı diğer yerlerde ilk kez gösterilmesi planlanıyor. 

2. İstanbul Kürt Film Festivali ile ilgili festival komitesinde yer alan ve Yapım13 çalışanı Tamer Tan ile festivali konuştuk. Kürt sinemasına yönelik sansür, kadın ve lgbti+’ların temsili, türsel yapısını, coğrafyanın parçalı halinin kürt sinemasına etkisi gibi birçok merak edilen konuyu mercek altına aldık.

Festivalde yer alan fimlerin nerdeyse tümü sinemada veya diğer festivallerde gösterime koyulmadı. Festivalin kendisi bu anlamda sansürü aşmada  nasıl bir işlev görüyor?

Festivalin ortaya çıkış serüveni de biraz bununla doğrudan ilintili. 2019’da festival yapıldığında bu festivalin temel amacı dünyanın dört bir yanından çekilmiş kürt filmlerini İstanbul’da kürt izleyiciyle buluşturmaktı. Çünkü İstanbul’da düzenlenen festivaller olsun, sinema salonları olsun kürt filmlerine dair bir sansür mekanizmaları oluşturuyorlar. Kürt Film Festivali’ni buna cevaben düzenliyoruz. Bu anlamda dünyanın birçok yerinde çekilen kürt filmlerini herhangi bir sansür veya başka bir mekanizmaya maruz bırakmadan oldukları gibi hikayeleri nasılsa izleyiciyle buluşturmaya çalışıyoruz. Bu anlamda festivalin bulunduğu konum tamda sansüre karşı konum.

Kürt sineması doğası gereği ezilenleri temsil ediyor olsada ötekilerin en ötesinde yer alan kadın ve LGBTİ+’ların kürt sinemasında temsilini nasıl buluyorsunuz?

Biz festivali düzenlerken kadın meselesine öncelik veriyorduk. Keza LGBTİ+’lar içinde böyle. Bu tamamen sistemsel bir sorun. Ataerkinin bulaştığı alanlardan birisi de sinema alanı. Bu anlamda biz fimleri ilk toplarken kadınlar tarafından yönetilen filmlerin az olduğunu gördük. Bize gelen kadın filmleri olduğu zamanda bunları  elimizden geldiğince seçmeye çalıştık. Festival başlarken kadın filmleri için  kotamız yüzde elliydi. Maalesef bu yüzde elli kotayı yakalamak çok zordu. Çünkü sadece sinema alanında bir filtre yaratmıyorsunuz aynı zamanda kürt sinemasında kadın yönetmen filtresi koyuyorsunuz. Kürt kadın yönetmenlerin eksik olduğunu görüyoruz. O yüzden elimizden geldiğince kadın yönetmenlerin filmi olmasa dahi yurt dışından çağırdığımız kişilerin kadın öncelikli olmasını istedik ve programı bu şekilde düzenledik. Onun dışında festival organizatörlerinin kadınlardan oluşmasını sağladık. Böyle bir denge yakalamaya çalıştık. 

Elimize bazı filmler geldi. Ancak izlediğimiz filmde eğer kadının sistem içindeki pozisyonunu yineleyen ve yeniden üreten bir yerdeyse bu filmleri seçmemeye çalıştık. Bizim yapmak istediğimiz kürt kimliği adına daha progresif bir yerden bu festivali kurmaktı. Yalnızca  kürt kimliğini değil aynı zamanda diğer kimlikleri de ilerleyici bir yerden ele almaktı. Kadınların sistem içerisindeki problemlerini işaret eden bunları çözmeye çalışan, bunlara ilişkin konuşan filmler önceliğimiz oldu. 

Kürt coğrafyasının parçalı bir yapıya sahip olması ve nitekim bu parçalarda ki kültürel, sosyal ve siyasal yapıların farklılaşması kürt sineması üzerinde nasıl bir etkisi oluyor?

Bu kendi kişisel gözlemim. Biz Kürdistan’ın dört bir parçasından film aldık. Bu anlamda dört parçayı temsilen o alanda bir balans yaklamaya çalıştık. Yani bazı filmleri izliyoruz özellikle belgesel filmleri ki bunlar genelde kürt sinemasını domine eden bir sinema alanı. Bu belgesel filmler içerisinde bazı görüntülerin birbirine çok benzediğini görüyoruz. Örneğin Başur’da ve  Bakur’da çekilmiş bir film içerisindeki görüntülerin dilinin aynı olduğunu hissediyordum. En azından bir kaç belgeselde bu ortaklığı görebiliyordum. Birbirine bakıp, birbirinden etkilenen değil âma aynı yere işaret eden, sorunu aynı yerde tespit eden imajlar vardı. Birbirinden habersiz bir şekilde birbiriyle konuşan filmler vardı diyebiliriz

Biz fimleri seçerken bir denge oluşturmaya çalıştık. Kürdistan’ın bütün parçaları arasında. Onun dışında gelen konuklarında Kürdistan’ın farklı parçalarından olmasına önem verdik. Çünkü bu festival sadece bir film izleme alanı değil aynı zamanda sosyo-kültürel etkileşim ve interaksiyon alanı. Bu yönüyle diğer alnalardan gelecek yönetmenler, sinema sektörü çalışanlarının da muhakkak bize aktaracağı şeyler olcağını biliyorduk ve bu yüzden farklı parçalardan insanları festivale davet ettik.

 Kürt sinemasının belki koşulların sebebiyeti yüzünden belirli türler arasına sıkıştığını görüyoruz. Bu anlamda film yapıcıların veya festivalin filmleri türsel olarak çeşitlendirme gibi bir çalışmanız var mı?

Festival anlamında kürt sinemasına başka bir yönden bakan filmler var mı yok mu. Toplumun kendi  realitesi bir şekilde çalışıyor. Toplumun bu realitesini farklı işlemek de mümkün. Başka yönetmenler bunu deniyor. Ama bu dediğim gibi kürt sinemasının daha trajik alanlardan konuşması veya buralara ışık tutması hala o trajedinin yaşandığını gösteriyor. Yönetmenlerin birçoğunun bu trajik olaylara yönelmesi bana kürt sinemasının sıkıştığı bir yer değilde en fazla işaret etmek istediği gibi yer gibi geliyor. Belki bu noktalar düzeltilmesi gereken noktalar olarak veya üzerine yeniden düşünülmesi gereken noktalar da olabilir. Örneğin sinemamızda neden daha trajik karakterler çiziyoruz gibi bir sorun da olabilir. Çünkü bu aynı amanda kendi meselesine üstüne konuşan karakterler oluyor demek. Evrensel bir karakter çizimi kuramıyor olabiliriz kürt sinemasında. Ama son yıllarda çıkan kürt filmleri var tabi konuştuğumuz bu konunun dışında bırakabildiğimiz. Son dönem çıkan yönetmenler kert sinemasına başka bir yönden yaklaşabiliyorlar. Ama bu yılda festivale gelen fimler genel olarak bildiğimiz kürt sinemasının kodlarıyla çalışan filmlerdi. Ama elimizden geldiğince farklı kürtlük biçimlerini görebileceğimiz farklı kürtlük hikayelerine göz atabileceğimiz fimler seçmeye çalıştık. 

Festival Programı ise şöyle;

*Açılış filmi: Kürt Ezidiler                              24 Mart saat: 19.00

Konser: Koma Aryen

Kokteyl

25 MART’TA SALON 3’DE GÖSTERİLECEK FİLMLER:

*Casime Celil- 56.                                                              Saat: 15.00

*Brindarim-28 / Wejine Perperoke-18 / Pele-13   25 Mart Saat: 17.00

*House Without Roof-102.                                                Saat: 19.00

25 MART’TA SALON 2’DE GÖSTERİLECEK FİLMLER:

* Çiroka Tribuneke-27/ Will Wait-11/ Çerx-14.                Saat: 13.00

* Gitmek-63                                   Saat: 17.00

* Landless-76.                               Saat: 17.00

26 MART’TA SALON 3’DE GÖSTERİLECEK FİLMLER:

* 13 May-24/ Rewşen-12/ Sar-18  Saat: 13.00

* Landless 76                                Saat: 15.00

* Gitmek 63                                  Saat: 17.00

* Walnut Tree 105                         Saat: 19.00

26 MART’TA SALON 2’DE GÖSTERİLECEK FİLMLER:

* Nani Piroz 54                        Saat: 13.00

* Casime Celil                         Saat: 15.00

* Sidik u Panter 83                  Saat: 17.00

* House Without Roof 102     Saat: 19.00

27 MART’TA SALON 3’DE GÖSTERİLECEK FİLMLER

* Room- 14/ Suçlulular-24/ Gola Cinan 15.      Saat: 15.00

* Walnut Tree 105.                                             Saat: 17.00

* Evin Di Ruye Qirkirine De- 52                   Saat:19.00

27 MART’TA SALON 2’DE GÖSTERİLECEK FİLMLER

* Evin Di Ruye Qirkirine De- 52.                 Saat: 15.00

* Şiwenpence-12/ Alf Leila Wa Leila 17/ Pathway-15/ A Voice From Far Away-8.  Saat: 17.00

* Sidik u Panter-83                                      Saat: 19.00

28 Mart saat: 11.00-16.00

Kürt Sineması Forumu

29 MART’TA ŞİŞLİ CEMİL CANDAŞ KENT KÜLTÜR MERKEZİ

* Namo.                                                  Saat: 20.00



Şubat 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
232425262728 

More in Kültür-Sanat