Connect with us

Makale

Anton Ekmekçi Yazdı: Sosyalist Demokratik Güçlerin Yapısal Sorunları Üzerine Notlar- 1

Eğer kabuğumuzdan ileriye doğru çıkmak ve sorun çözmek bizi zayıf düşürecekse, bizler o halde politik varoluşumuzu içinde gerçekleştirdiğimiz formasyonu yöneten paradigmaların neden bütüncül çalışmadığını sorgulamalı ve bunları değişikliğe uğratmayı ummalıyız.

Yapay zekâ yazılımlarının tarih kurgucusu olmaya evrildiği günümüzde, somut kanıtlar ve bunların arasındaki diyalektik bütünselliğe dair bağıntıları dışsallayan üretilmiş neo-gerçeklik varyantlarla hayat kitlelere bir simülasyon programı gibi dayatılmaktadır. Merkezinde tarihin nesnel olgularından kaynağını alan epistemolojik bilgilerin değil, bir moda şeklinde yükselen dolaşım değerine kaynaklık eden kişisel markacılığın olduğu çılgın bir zamanın orta yerindeyiz. İyi tanımlanmış karakteristik özellikleri olan mekanistik hareketin eskiyen yasalarının denetiminden kurtarılmış, karmaşıklaşan politik, kültürel ve psikolojik eğilimlerin hükümdarlığını ilan ettiği bu dönemde proletarya sınıfı kendi aydın kolektivizmini yaratamadan yolunu bulması zor olacaktır. Burjuva aydınlanma çağı ile beraber bilimden ayrılmaya başlayan sihircilik ve büyücülük, modernitenin krizinin bir yansıması olarak ortaya çıkan postmodern evrede, antropolojik içgüdülere ve deli saçması entelektüel sapmalara bulanarak adeta tarihin ötesinden geri dönmüştür.

Emperyalizm ve proleter devrimler çağında ortaya çıkmış olan komünist kuramlara saldıran, hatta sanayi devrimi ve makine mekaniğinin formatladığı dil uzayında ortaya çıkmış olan edebi eserlere bile kuşkuyla baktıklarını iddia eden modernizm ötesi akımların, küresel kapitalizmin yeni üretim ve pazar formasyonunun dijital ağlardaki transformasyonunu sağlayan elektronların akışını güvenceye almanın ve bilgi tabanlı enformasyon toplumunun yarattığı tarihsel bilinçlerdeki ayrılık ilişkisini, tümelden parçalanmış yerellik ilişkisiyle atomlarına ayrıştırmanın görevini üstlenmiş gibi görünüyorlar.  Evrensel anlatılar yerine yerliliğin tarihsel şartlarında ortaya çıkan lokal söylencelerin etkisinden devrimci örgütlenme ve siyaseti kurtarmak nasıl mümkün olabilir? Evrensel ve bütünsel olana karşıtlık yanılsamasının, “bütün ideolojilere karşı olunması gerektiği” biçimindeki başka bir yanılsamayla gerçekleştiği ve yerellikteki ata-dede mezarlığına kadar uzanan geçmişe öykünümcülüğün hortladığı bu bulanık zamanlarda ezilen kitleler yolunu hangi metodoloji ile bulabilecek? Her şeyden önemlisi sınıfsal parçalı halin getirdiği sorunsallığı aşma yönünde teori ve praksis yeteneği kazanmış maddeci bir yöntem yaratmak gibi bir vazifemizin orta yerde durduğunu hatırlatmak gerekiyor.

Tarihsel zorunlu sürecin getirdiği, üzerinde proletaryanın siyasi tekel hakkı olan ve bireyler ile kurumların diyalektik sorun çözme yeteneğine dair basiretsizliğinin kurbanı olamayacak kadar önemli olan “Sosyalist Demokratik Güçlerin Birliği” gibi sorunsal olguları geçmiş zamanın tek bir nedenselliğine indirgeyerek park ettirmek gibi kaba mekanistik bir tarih anlayışının geleneğimizin bazı parçalarında henüz yeterince aşılamamış olması, yaklaşmakta olan olası bir toplumsal dalga sürecinde ihtiyacı daha iyi anlaşılacak olan bir sorun olarak kendisini dayatmaya devam edecektir. Tarihsel sürecin geliştirdiği ve nerdeyse bir kültüre dönüştürülerek günümüze taşıdığı “ayrılık” gibi olguları tek ayağı üzerinde sabitlenmiş katı/abartılı bir nedensellikle açıklama çabası Marksistler açısından terk edilmesi gereken bir yöntemdir. Biz komünistler olguların bir yönüne odaklanarak maddi dünya gerçekliğinin açıklanmasına dair imkansızlıklara işaret etmek istiyoruz. Söz konusu olan tartışmanın taraflarının da bildiği gibi, tarihsel materyalist dünya görüşünün çağın sorunlarına bütüncül bir bakış açısı yeteneği nedeniyle nesnel gerçekliğin parçalarını silikleştirdiği gerekçesiyle sorunsal olduğu yönündeki görüşler bir cehalet örneği değilse bile burjuva entelektüel saldırının postmodernizmle kılıflandırılmış özgün bir biçimi olarak kalmaktadır.

 Biz proleter sınıf saikleriyle ışığı arayan sıra neferleri olarak buradan dostlarımıza bunları hatırlatmayı yoldaşlık görevi sayacağız. Bu nedenle güçlü bir sınıf hareketinin oluşturulmasına dair tarihsel olanaklar geçmiş zamanın sorunsallığından kurtarılmalıdır. Çünkü “Hakikat denen şeyi insanlar oluşturur.” önermesi kulağa hoş gelen ve bir insanı özgürleştirme çabası gibi görünse de, aslında nesnel gerçekliğin doğada olmayan karşılıklarını oluşturan yerelcilikle bağlantılı tek kişilik bir mekan kurgusalcılığından başka bir şey değildir. Bu anlamda birleşmeyi gündeme almamak doğada karşılığı olmayan yapay bir üretim olurken, birleşmemeyi kurumsal kararnamelerin efsunlu gücü ile açıklamaya çalışmak ise tek kişilik bir mekan kurgusalcılığının yerine, komünist olmaktan dolayı doğanın hareketinin bile hiçbir zaman şüphe ilişkisine düşmeyeceği kadar biricik ve tek olan bir kurumu geçirmek anlamına geliyor.

 İçinde bulunduğumuz zamanın ana akım paradigmasına göre, bireyin içinde olmadığı bir mekân gibi, zaman da anlamını yitirmektedir. İnsanla var olan ve insanın yokluğunda anlamını yitiren bir uzay/zaman algısı, “Görecelilik ve Kuantum” teorilerinin medya ve akademik çevrelerce indeterminizm yordamıyla sulandırılmasının sonuçlarının gençlik toplumuna yansımasıyla oldukça bulanık bir hal almıştır. Bir benzetme yaparsak; “Biz eğer sınıfın dağınık duran öncüleriyle birleşmeyi yada onları birleştirmeyi gündemimize alırsak ideolojik ve tarihsel formasyonumuz bozulur, dolayısıyla birleşme ancak bu tarihselciliğimizin önceden ilan edilmiş formasyonuna hiçbir şeyi fazla kavramlaştırmadan rücu etmekle ancak mümkün olabilir.” şeklindeki bir önermenin içinde şekillendiği dil uzayı hakkında onlarca eleştiri makalesi yazılabilecek kadar oldukça sorunlu olup bu mekanistik sapmanın düzeltilmesi devrimci sorumluluk gerektirmektedir. Bizim burada şimdilik son olarak söylemek istediğimiz şudur ki, hiçbir hareket kendisini birlik gibi bir gelişmeye kapatarak toplumsal zeminlerden beslenen ve komünist hareketin dokusuna sirayet edebilecek burjuva çizgilerden kendisini koruyamaz. Eğer kabuğumuzdan ileriye doğru çıkmak ve sorun çözmek bizi zayıf düşürecekse, bizler o halde politik varoluşumuzu içinde gerçekleştirdiğimiz formasyonu yöneten paradigmaların neden bütüncül çalışmadığını sorgulamalı ve bunları değişikliğe uğratmayı ummalıyız.

 Şimdilik böyle bir makale kapsamında ileri işçiler olarak bu yapısal sorunu eleştiriye ara veriyor ve başka sorunların alternatiflerini aramaya koyuluyoruz. Bunu artık kabul etmemiz gerekir ki, informal grup özellikleri gösteren sembol ve normlara değil, insan ilişkilerinin devrimci niteliğine veya başka bir deyimle temel kaynak olarak insana daha fazla odaklanan ve değer veren bir kurumsal kültür yaratmalıyız. Birbirinden farklı yaşantı öyküsü ve kişisel değerlere sahip insanları bir arada uyum içerisinde tutmada örgütsel kültürün çok önemi vardır. Hiyerarşinin tabana gereğinden fazla dayatıldığı, kolektife dair siyasal gücü azınlık şahısların elinde tuttuğu ve sosyalist demokrasi formasyonunun diğer bileşenleriyle paylaşmadığı bir yapılanmanın geleceği tıpkı bütün yumurtaları bir sepette taşımak kadar rizikolu olabilir. Burada kastettiğimiz, yaptığı kendi işi üzerinde siyasi yetki paylaşımı olmayan bir insanın bağlı bulunduğu kolektifin işleyişi içinde kalmasının geleceğinin belirsizleşmesidir. Zaten yaptığı işi sorgulayamayan, denetleyemeyen ve yaptığı iş üzerinde söz hakkı olmayan bir bireyin kendi emeğine yabancılaşması kaçınılmaz bir durum olacaktır. Kendisine rağmen kendi yaptığı iş kendisinden kopmuş ve yaptığı işin sonuçlarını edimliyememiş bir devrimcinin bağlı bulunduğu örgütsel formasyonla olan ilişkisinin niteliği zamanla burjuvalaşacağı bir gerçektir.

Buraya kadar anlattıklarımız kitleler nezdinde yaşanılmış tecrübelerle sabittir. Sosyalist demokrasi hareketinin özellikle Avrupa merkezli geçmiş pratiğinde ortaya çıkan dejenerasyon, yozlaşma ve çürümeye dair sosyal doku örnekleri iyi incelenirse eğer, toplumsal alt yapının etkileri dışında üst yapıya dair böyle bir mekanik örgütsel formasyonun rolü kolaylıkla tespit edilebilinir.



Ocak 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

More in Makale