
8 Mart Kadın Örgütü (İran-Afganistan) İran’da Mahsa Amini’nin “ahlak polisi” tarafından katledilmesi sonrası İran geneline yayılan protesto eylemlerine ilişkin açıklama yaptı.
Mahsa’nın adının zorunlu başörtüsüne karşı başlayan eylemlerin sembolü olduğu belirtilen açıklamada, “İslam Cumhuriyeti’nin tüm kadın karşıtı sistemine karşı kadının öfkesi ve nefreti yanardağı ateşledi. Adın Kürdistan’dan Tahran’a, sınırların ötesinden tüm dünyaya ulaşan ”Hepimiz Mahsa’yız ve savaşmaktan vazgeçmeyeceğiz” sloganlarımızda yaşıyor şimdi. Mahsa sen ölmedin, senin adın, kırk üç yıldan fazla bir süredir geçmiş kuşaktan kadınların zorunlu başörtüsüne ve tüm kadın karşıtı yasalara karşı verdiği mücadelenin sembolü oldu. Mahsa, acımasızca işlenen cinayetin yarattığı öfke ve nefret, yönetici suçlular arasında halka karşı terörü kışkırtan bir korkuya dönüştü!” ifadelerine yer verildi.
Yapılan açıklamanın tamamı şöyle;
“Kadınlar toplumdaki mücadelenin seyrini değiştirdi“
Onlar, zorunlu tesettür kanunlarını karşı sayıları her geçen gün artarak mücadele eden tüm kadınlara, “Mahsa’ya yaptığımızı size de yaparız” mesajını vermek istiyorlar. Ama buna rağmen Saqez’den, Sanandaj ve Rasht’a, İsfanhan’dan Tahran’a sokaklara çıkan, türbanlarını atan ve günlerdir kahramanca ve uzlaşmaz kavgalarıyla çatışan kadınlar toplumdaki mücadelenin seyrini değiştirdiler.
Mahsa, senin öldürülmen insanlara, özellikle de erkeklere, zorunlu tesettür meselesinin sadece kadınların meselesi olmadığı konusunda sert bir uyarıda bulundu. Öldürülmen, milyonlarca kadının esaret gerçeğini herkese gösterdi. Zorunlu başörtüsü, teokratik hükümetin ideolojik bayrağıdır ve buna karşı mücadele, tüm topluma boyun eğdirmek için toplumun yarısının kanını emen, suçlu, faşist ve kadın düşmanı bir rejime karşı verilen mücadeledir. ”İslami Rejime Ölüm”, ”Kızkardeşimi öldüreni öldürürüm”, ”Zorbalığa, başörtüsüne ve hidayet devriyesine ölüm”, ”Bu bizim son mesajımız, bütün sistemi hedefliyoruz” sloganları, zorunlu tesettürle mücadelenin asıl amacının İslami sembol başörtüsü dayatması yanında özünde rejimle mücadele anlamına geldiğini ifade etmektir.
Senin öldürülmen, mevcut egemen baskı ve sömürü düzenine karşı barut fıçısına dönüşen öfkenin ve nefretin patlamasına yol açan bir kıvılcım oldu. bir çok şehirin sokaklarında baskıcı güçlere ve tüm rejime karşı verilen mücadele, kadınların kahramanlıklarına sahne olurken, rejim güçlerinin de korkularını artırarak çatışma alanlarından kaçmalarına sebep olmuştur.
“Kadınlar İran İslam rejimine karşı meydan okuyorlar“
Bu defa çok sayıda kadın, başörtüsünü çıkarma, yakma ve kadınlara yönelik yasaları çiğneme mücadelesinde yalnız kalmamıştır. Bir çok erkek de bu gösterilerde yer almıştır. Baskıcı güçler karşısında cüretkarlık ve meydan okuma ruhu, son günlerdeki mücadelelerin ayırt edici özelliklerinden biri oldu. Rejim karşıtı sloganlar atarak mücadeleci ruhu tazeleyen, halkı mücadeleye davet eden kadınlar, korkusuz gözlerle baskıcı güçlerin karşısında dikleniyor. Bu ruh, tavizsiz duruş ve mücadelede ısrar, gerici rejimi devrimci temelde yıkma, köklü değişim, farklı bir gelecek ve insanlığa layık bir gelecek umudunun tohumlarını ateşlemiştir.
Mahsa, senin hayat demek olan adın, sayısız kadın ve erkeğe umut dolu bir hayat verdi. Bugün kadınlar İran İslam Rejimi’nin tüm sistemine ve katillerine meydan okuyorlar. Mahsa, bu günlerin mücadelesi açıkça göstermiştir ki, İran’ın her yerinde mücadele eden insanlar, senin için ve tüm toplum için adalet haykırmaktadır.
Kaynak: http://www.8mars.com/







