Connect with us

Analiz

Zeynep Hayır yazdı | Suriye’de Çatışmaların Yeniden Alevlenmesi ve Görünmez Özneler

SDG ile Suriye ordusu arasındaki gerilim artık basit bir askerî çatışma değildir. Bu durum federatif çözüm ihtimalinin fiilen sabote edilmesi anlamına gelmektedir. SDG eşitlik, yerel özerklik ve çoğul yapıyı temsil etmektedir, Şara hattı ise merkeziyetçi, tekçi ve şeriatçı bir düzeni temsil etmektedir. Bu kişi görünmez kılındıkça SDG açık hedef hâline gelmektedir ve “sorunun kaynağı” gibi sunulmaktadır.

Yazar/Zeynep Hayır

Suriye’de son günlerde çatışmalar yeniden başladı. Sahadaki şiddet, özellikle Dürzilerin yaşadığı ve çok katmanlı demografik yapıya sahip bölgelerde yoğunlaşırken, sanki siyasi bir öznesi yokmuş gibi sunuluyor. Son dönemlerde Suriye geçici hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmed El Şara, ortada görünmemekte ve kamuoyunda spekülasyonlar bu kişi üzerine kaydırılmaktadır. “Devlet kararı mı, yerel çatışma mı, kontrol dışı bir gelişme mi?” sorusu kamuoyuna bilinçli olarak servis edilmiş gibi görünmektedir. Böylece sahadaki şiddetin doğrudan muhattabı yokmuş gibi algılanmakta ve politik sorumluluk belirsizleşmektedir. Geçici hükümet ise “güvenlik meselesi” söylemini bahane ederek politik sorumluluktan kaçmaktadır.

Bu kişi, cihatçı geçmişi olan bir figürdür ve başta Amerikan emperyalizmi olmak üzere diğer talancı emperyalist güçler tarafından Esad sonrası sahaya getirilip desteklenmektedir. Radikal İslam’la mücadele ettiğini söyleyerek kendini maskeleyen bu kişi, diğer taraftan bölgedeki dengeleri kendi çıkarları doğrultusunda yeniden kurmaktadır. Minareyi çalıp kılıfını uydurma hikâyesi tam olarak budur. Ortadoğu’da Irak’ta Saddam sonrası, Libya’da Kaddafi sonrası ve Mısır’da yaşananlar, emperyalist güçlerin kendilerine bağımlı iktidar yapıları yaratma pratiğinin farklı örnekleridir. Asıl amaç demokrasi ya da özgürlük değildir. Amaç toprak üstü ve altı zenginliklere el koymak ve bölgesel ile küresel konumlanmayı güvence altına almaktır. Buna direnen liderler doğrudan hedef alınmak yerine iç kaos yaratılarak ülkeler istikrarsızlığa sürüklenmektedir. Liderler bu kaosun içinde devre dışı bırakılmaktadır. İran ve Venezuela bu stratejinin güncel örnekleri arasındadır. Trump döneminde Grönland ve Küba’ya yönelik açık tehditler de aynı mantığın farklı coğrafyalardaki yansımalarıdır.

Çatışmaların “Kürt bölgesi” olarak sunulması etnikleştirme ve meşrulaştırma stratejisinin bir parçasıdır. Gerçekte çatışmalar Dürzilerin yaşadığı bölgelerde yoğunlaşmaktadır ve SDG’nin tutumu etnik değil politik ve güvenlik temellidir. Ancak kamuoyuna bilinçli olarak servis edilmiş gibi görünmektedir ki “Kürtler kontrolü ele geçirmek istiyor” ve “güvenlik güçleri müdahale etmek zorunda” söylemleri öne çıkarılmaktadır. Bunun sonucu olarak SDG etnik bir milis gibi gösterilmektedir ve politik bir aktör olmaktan çıkarılmaktadır. Devlet şiddeti meşrulaştırılmaktadır. Bölge halkları birbirine karşı kışkırtılmaktadır ve Kürt–Dürzi ile Kürt–Arap gerilimi riski büyütülmektedir. Bu klasik bir karşı-devrimci algı operasyonudur.

SDG ile Suriye ordusu arasındaki gerilim artık basit bir askerî çatışma değildir. Bu durum federatif çözüm ihtimalinin fiilen sabote edilmesi anlamına gelmektedir. SDG eşitlik, yerel özerklik ve çoğul yapıyı temsil etmektedir, Şara hattı ise merkeziyetçi, tekçi ve şeriatçı bir düzeni temsil etmektedir. Bu kişi görünmez kılındıkça SDG açık hedef hâline gelmektedir ve “sorunun kaynağı” gibi sunulmaktadır. Böylece asıl kaosu üreten yapı perde arkasında korunmaktadır.

Türkiye’de Kürtlerin demokratik hakları üzerinden yürütülen görüşmeler ile Suriye’de SDG’nin sisteme eşit bir güç olarak dâhil edilme ihtimali birlikte değerlendirilmelidir. Ancak eşzamanlı olarak SDG kriminalize edilmektedir, Kürt varlığı bir “güvenlik tehdidi” olarak kodlanmaktadır ve çatışma derinleştirilmektedir. Bu tablo emperyalizme bağımlı dengenin çöküşe başladığını göstermektedir.

Ortaya çıkan sonuç nettir. Federatif çözüm ihtimali zayıflatılmaktadır, etnik çatışma riski büyütülmektedir, cihatçı geçmişe sahip aktörler görünmezleştirilerek korunmaktadır, SDG ve Kürtler istikrarsızlığın kaynağı gibi gösterilmektedir ve emperyalist müdahaleler meşrulaştırılmaktadır. Gelişmeleri izlemeyi sürdürelim.



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in Analiz