
Yadigar Aygün/ İstanbul
Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları, 30 Ocak’ta Ankara’da bir buluşma gerçekleştirecek. Türkiye’nin farklı kentlerinde kurulan komisyonların yanı sıra Rojin Kabaiş’in ailesinin de katılacağı etkinlikte, kadınların “Rojin Kabaiş İçin Üret” kampanyası kapsamında ortaya koyduğu üretimler sergilenecek. Buluşmanın ardından komisyon üyeleri, Adalet Bakanlığı’na yürüyüş düzenleyecek. Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonları üyesi Bahar Beytekin, yapılacak büyük buluşmaya tüm kadınları katılmaya çağırdı.
‘Rojin, son olsun diye mücadele ediyoruz’
Beytekin, Türkiye’de şüpheli kadın ölümlerinin giderek arttığına dikkati çekti. Şüpheli kadın ölümlerinin maalesef aşina olunan bir durum haline geldiğini belirten Beytekin, şunları söyledi: “Rojin Kabaiş ilk değil fakat biz son olsun diye mücadele ediyoruz. Daha önce Şule Çet için de komisyon kurmuştuk. 2019’da Şule Çet bir plazanın üst katından atıldığında, kadınlar olarak bunun bir şüpheli ölüm değil, aslında bir cinayet olduğunu söylemiştik. Yine kadın mücadelesi sayesinde Şule Çet’in failleri bulundu ve katillere ceza verildi. O dönem yürütülen kadın mücadelesini şimdi Rojin Kabaiş için vermek istiyoruz.”
‘İktidar politikaları ve yargı, cezasızlığın önünü açıyor’
Beytekin, iktidarın politikaları ve yargının cezasızlık politikasının erkek şiddetini artırdığını belirtti. Erkek egemen bir yargıdan söz eden Beytekin, “Bu yargı, katillerin sırtını sıvazlayan, onlara motivasyon veren bir yargı sistemidir. Bu sistemin karşısında olmak, bu döngüyü kırmak adına şüpheli kadın ölümlerinin ‘intihar’ olarak gösterilmemesini, ‘kadınların balkondan düşmediğinin’, ‘yaşamayı sevmediğinin’ lanse edilmemesini istiyoruz. Bunun da mücadelemizle mümkün olacağını düşünüyoruz. Cezasızlık sistemi olmasa aslında kadın cinayetlerinin de önüne geçilmiş olurdu. Bizlerin mücadelesiyle katiller bulunuyor ancak iktidar, izlediği politikalarla cezasızlığın önünü açıyor” dedi.
‘Etkin soruşturma yürütülmüyor, deliller gizleniyor’
Şüpheli kadın ölümlerinde etkin soruşturmaların yürütülmediğini söyleyen Beytekin, delillerin kamuoyundan gizlendiğini vurguladı. Beytekin, “Çok net şunu söyleyebiliriz: Kadın cinayetlerinde, şüpheli kadın ölümlerinde etkin bir soruşturma yürütülmüyor. Kabaiş davasının en başından beri talebimiz, etkin bir soruşturma yürütülmesiydi. Delillerin şeffaflıkla medyaya sunulması, aile ile paylaşılması ve dosyadaki kısıtlılık kararının kaldırılmasıydı. Çünkü bu davanın en başından beri dosyaya getirilen bir kısıtlılık kararı var. Ailenin ve avukatların erişemediği dosyadaki deliller gizlenmiş oluyor. İhmaller de bunun peşinden geliyor. Örneğin Rojin’in çıktığı yerdeki kameraların kapalı olması, görüntülerin olmaması; rektörün otopsiye girip girmediği gibi soruların ortaya çıkması ve bunların hiçbirinin açıklanamaması. İki erkek dışında her şey gizlenmek isteniyor. Rojin’in telefonu henüz açılmamışken, ‘nasıl intihar ederim’ gibi aramaların sosyal medyaya sunulması da şüpheli kadın ölümlerinin intihar denilerek kapatılmak istendiğini gösteriyor. Bunlar bize, delillerin yeterince incelenmediğini, incelenen delillerin de gizlendiğini ve saklandığını gösteriyor” diye ifade etti.
‘Kadınların mücadelesi çok önemli’
Beytekin, Rojin Kabaiş için 30 Ocak’ta Ankara’da yapılacak büyük buluşmaya kadınlara ve kamuoyuna şu sözlerle çağrı yaptı: “Kadınların mücadelesi çok önemli bir yerde duruyor. Şule Çet örneğinde olduğu gibi, bu dosya da geçiştirilmek istendi ancak kadınların mücadelesi gerçeği ortaya çıkardı. Bu durum, yargının yapamadığını kadın mücadelesinin yaptığını bizlere gösteriyor. Eğer ortada bir adaletsizlik varsa, biz adaleti kendi ellerimizle söküp alacağız. Kadınları, herkesi, her kentten bu buluşmaya çağırıyoruz. Bu buluşma önemli bir yerde duruyor. Ankara’daki büyük buluşmanın ardından Adalet Bakanlığı önünde eylem yapılacak. Adalet Bakanlığı bu dosyada doğrudan muhatabımız oluyor. Herkesi, 30 Ocak’ta yürüttüğümüz mücadeleye ortak olmaya Ankara’ya çağırıyoruz; çünkü bu dosyada Adalet Bakanlığı’nı harekete geçirmek istiyoruz. Taleplerimizi doğrudan orada söylemek istiyoruz.”
‘Bir kadının akıbeti diğer kadının akıbetini belirliyor’
Beytekin, son olarak şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılmasının önemini şu sözlerle vurguladı: “Tüm kadınları, sendikaları, herkesi Ankara’ya çağırıyoruz. Bir kadın cinayetinin üzeri kapandığında, aydınlatılmadığında başka bir kadın cinayetinin de üzerinin kapanmasına neden olabilir. Şilan Tekin’in cansız bedeni Van Gölü’nün kıyısında bulundu. Rojin için adalet sağlanmış olsaydı, Şilan’ın cansız bedenini orada bulmayacaktık. Bir kadının akıbeti, diğer kadınların da akıbetini belirliyor. Bir kadın cinayetinin aydınlanması demek, bir kadının hayatını kurtarmak demek olabilir.”









