Küçük burjuva ideolojisi proletarya saflarında hareket eden bir virüs gibi olduğu için ideolojik mücadele yöntemleriyle müdahale edilmesi gerekir. Böyle bir kültür, ideoloji ve siyaset anlayışını hoş görmek; sınıf uzlaşmacılığını ve dolayısıyla sistem içi solculuğu kabul eden burjuva liberal bir yolu onaylamak anlamına gelmektedir. Bir devrimci hareket içerisinde küçük burjuva zihniyetiyle ideolojik çatışma gerileyip durma noktasına gelmişse eğer muhtemelen orada proletarya için ideolojik yenilginin çanları çalmaya başlayacak demektir. Böyle bir sınıfsal hoşgörü ortamı Komünizm davası için hayırlı bir şey değildir.
Politik geleneğimizin sosyolojik saflarındaki küçük burjuvazinin en kalabalık nüfuzunu kır kökenli küçük burjuvazi oluşturmaktadır. Son otuz yılda gerek bölgedeki savaş ve gerekse de üretim ilişkilerindeki değişimler yüzünden kırlardan Türkiye’nin ve Avrupa’nın batısına doğru bir göç yaşandığını biliyoruz. Her ne kadar bu kesimin artık eski üretim ilişkileriyle yaşamsal bir bağı esas olarak kalmamış olsa bile kültürel, ideolojik ve ruhsal olarak mensubu oldukları eski sınıfsal özelliklere aidiyetleri devam etmektedir. Bir küçük mülk sahibi köylü sonradan gittiği metropollerde sınıfsal konumu ne olursa olsun sonuçta geride bıraktığı küçük toprak, gayri menkul, miras ve aileden oluşan toplumsal ilişkilerle hukuksal, kültürel ve ruhsal bağları devam etmektedir. Yıllardır işçi olarak çalışan birisinin proleter bir dönüşüm yaşamayarak köylü ya da küçük burjuva zihniyetine sadık kalmasının sebebi bu karmaşık toplumsal maddi gerçeklerden ileri gelmektedir. Ayriyeten geleneğimizin Avrupa’daki sosyal tabanında küçük çaplı ticaretle uğraşmanın son yıllarda bir trend haline gelmesi saflarımızdaki küçük burjuva ideolojisini besleyen yakın çevresel faktörlerden sayılmalıdır. Geçmiş yıllarda bu durumun Avrupa’da ki sosyalist demokrasi formasyonunun bünyesinde orta sınıf solculuğunun etkileri bakımından önemli olumsuz ideolojik ve örgütsel kırılmalara yol açtığını bilmekteyiz. Son yıllarda siyasal bilinç, kavramlaştırma ve ifade etme yeteneği oldukça gerilemiş olan kır kökenli bazı küçük burjuva kesimlerin kolektif uyuma daha çok pre-kapitalist dönemin köhnemiş kültüründen ödünç alınmış argümanlarla saldırdıkları gözlemlenmektedir.
Saflarımızdaki küçük burjuvazinin liberal sağ kanadı ise postmodernizmin yarattığı sentetik araçlarla bir benzerini yapmaya potansiyel eğilim göstermektedirler. Küçük burjuvazinin çeşitli sosyal katmanları politik hareketlenme süreçlerinde biçimsel olarak farklı formasyonel özelliklere yatkınlık gösterirler. Başlıca olumsuz iki ana eğilim olarak öne çıkan klan ve klik ikileminin birleştiği ortak nokta proleter devrimci gelişmeyi objektif olarak baltalamaktır. Yani geleneğimizin örgütsel çevre sosyolojisindeki küçük burjuvazinin farklı eğilimleri arasında çelişmeler bulunmaktadır. Bu durumun ulusal ölçekte gelişen ve tarihsel anlamı bulunan ekonomik, sosyal ve kültürel süreçlerle ilişkisi olmakla birlikte ayrıca küçük burjuvazinin doğasından gelen güç ve rekabet ilişkilerinden kaynaklandığını da rahatlıkla belirtebiliriz. Ama bizzat kendi aralarında çelişme yaşayan bütün bu küçük burjuva kategoriler, çağın şartlarına uygun bilimsel bir çizgi arayışlarından beliren saflardaki proleter embriyonlarla da toptan bir çelişki yaşamaktadırlar. Dijital ağlarda “gerilla savaşı”na öykünen, devrimci romantizm ve nostalji söylencelerine eğilimli bazı tutucu küçük burjuva öbeklerle sol liberallerin proleter ideoloji, kültür ve siyaset yapma biçimine karşı birleşmesi toplumsal yasaların doğasına uygun düşmektedir. Vurgulamak gerekir ki bu durum, ulusal kültürel özellikleri farklı olmakla birlikte aşağı yukarı bütün ülkelerin sınıf mücadeleleri tarihi boyunca benzer bir şekilde gelişmiştir.
Geçtiğimiz yüzyılda “Küçük Burjuva İdeolojisinin Eleştirisi” adlı eseri yazan Gorki’yi okuduğumuz zaman günümüzün küçük burjuva devrimcisinin biyo kimyasal dokusunu görmemizin nedeni bu tarihsel gerçeklikten kaynaklanmaktadır. Günümüzde hangi çağdaş bir biyolog ortalama küçük burjuva bir insanın adeta beyin özürlü gibi davrandığını Maksim Gorki gibi başarılı açıklayabilir? Kapitalist üretim ilişkileri toplumsal egemenliğini sağladıktan sonra insan toplumlarını sınıfsal kategorilere ayrıştırmış ve her bir kategorinin üyelerini tıpkı bir fabrika işleyişinden çıkan mallar gibi kendi içerisinde zihniyet olarak birbirine benzetmiştir. Marksizm’in insan düşünce ve davranışını açıklamadaki temel yöntemi olan sosyal varlığın sosyal düşünceyi doğurduğu gerçeği birazda bu konuyla ilintilidir. Geçtiğimiz yüzyıldaki toplumsal maddi yaşama denk düşen sosyal varlığın artık ortadan kalktığı ve dolayısıyla sosyal düşüncenin formasyonel niteliğinin de toptan değiştiğini iddia eden postmodernist kent küçük burjuvazisi rüya görmeye devam etsin. Geleceğin tarihinin ortaya çıkaracağı sınıfsal gerçekler her türden ilizyonik kaleleri yerle bir etmeye adaydır. Lenin yoldaşın geçmişte küçük burjuva sağ ve sol sapmanın özünde ikiz kardeş olduğunu söylemesi boşuna değildi. Aynı zamanda bu tarihsel deneyim günümüzdeki küçük burjuvazinin politik kimyasını oldukça başarılı bir şekilde açıklamaya devam etmektedir.
Sol liberallerin “özgün olmak” adına ürettikleri bütün parlak düşünceler tarihsel miladını doldurmuş olan burjuvazinin cephaneliğinden devşirilmektedir. Peki neden küçük burjuva devrimciliği politik mücadelede klikleşme eğilimine ihtiyaç duyar? Klikleşme yöntemi arzu edilen ve bilimsel gelişmenin motoru olan iki çizgi mücadelesinin tahammülleri arasında bulunan meşru bir yöntem olarak kabul edilebilinir mi? Tabii ki her türlü örgütsel büküntü ideolojik mücadelenin sebepleri arasındadır ama fikre karşı fikirle mücadele etmek arzu edilen meşru yöntemdir. Bizler bu sorunun cevabını ancak her sınıf açısından bilgi ve iktidar ilişkisinin ne anlama geldiği tarif ederek açıklayabiliriz.
Devrimci proletaryanın bilgi ve iktidar ile olan ilişkisinde sosyalist demokrasinin kolektif hukukunu gözetmesi ve bu anlamda burjuva mülk dünyasının formasyonel bir özelliği olan klik yöntemine ihtiyaç duymaması bu konuyu tanımlamada öğretici bir örnek olacaktır. Siyaset esasta devletli toplumların işi olduğuna göre her sınıf devlete nasıl bakıyorsa siyaset bilimini besleyen bilgiye de öyle bakacaktır. Yani devleti kendi sınıfsal imtiyazının daimî bir aracına koşullamak isteyen küçük mülk sahibi bir sınıf doğal olarak nesnel bilginin doğasıyla da oynayacaktır. Küçük burjuva öbeklerin karalama, boşa çıkarma ve olumsuz algı oluşturmaya eğilimli olmasının başka bir tarif edilme biçimi yoktur. Gerçekliğin nesnel bir tarifini arayan devrimci bir sınıfın hileye ihtiyaç duymaması, dürüst ve açık olması gerçeği buralarda yatmaktadır. Proleterleşemeyen kesimlerin gerçeği eğip bükmeleri onların tarihsel doğasına uygun düşmektedir. Gorki’nin deyimiyle; küçük burjuvazinin okumuş ve entelektüel seviyesi yüksek kesiminde bile tarihsel bilinç anlamında bir aptallık bulunduğu meselesi ancak bu zeminde anlaşılabilinir.
Bu anlamda burjuva akademisyenlerine gereğinden fazla anlam biçmek Marksizm’in tarihinden yeterince anlamamaktır. Proletaryanın beş öğretmeninin tutumunda gelişen enternasyonal proletaryanın ideolojik mücadele tarihi aynı zamanda dönemin burjuva profesörlerine karşı gelişen bir ideolojik mücadele tarihidir. Hemen hemen birçok önemli proleter eserin doğuşu bu minvalde gelişmiştir. Küçük burjuva ideolojisiyle başa çıkmak bir komünist hareketin varoluşsal geleceği için önem arz etmektedir. Teorik mücadeleyi ve dolayısıyla bilgi işçiliğini örgütsel yaşamın dışında lüks bir uğraş olarak gören ve iktidar oyunlarına odaklanan gerici anlayışlarla başa çıkmanın yolu, küçük burjuva ideolojisinin devrimci saflardaki yenilgisine bağlıdır. Aynı zamanda bir devrimci hareketin pratik ile doğru bağlar kurmasının ve güçlenmesinin yolu da buralardan geçmektedir…
