Connect with us

Analiz

Zeynep Hayır yazdı | #RojinİçinAdalet

Rojin’in hikâyesi bize bir kez daha fısıldıyor. Adalet yoksa, vicdan körelmişse, eğitim eşitsiz, emek değersizse kimse özgür değildir. Her kadının, her erkeğin, her insanın kurtuluşu birbirine bağlıdır. Ve bu kurtuluş sadece bireysel çabalarla değil; toplumun bütün yapılarındaki eşitsizliğe, sömürüye ve çatışmaya karşı mücadeleyle mümkündür.

Ekim ayının serin bir sabahı… Van Gölü’nün sessizliğinde bir hayatın izi bulundu. Rojin Kabaiş… Henüz 20’li yaşlarının başında, umutları ve hayalleriyle dolu bir genç kadın… 15 Ekim 2024’te cansız bedeni Van Gölü’nde bulundu.

Resmi belgeler “boğulma” dedi. Ama adli rapor ve bazı tartışmalar, vücudunda farklı izlerin olabileceğini gösteriyor. Bu sessiz fısıltı bize soruyor: Bu bir intihar mı? yoksa susturulmak istenen bir hakikat mi?

Rojin yalnız değil. Türkiye’nin dört bir yanında faili belli ya da belirsiz kadınlar birer birer hayatlarından koparılıyor. Gerçekler örtülüyor, dosyalar kapanıyor.

Kadın cinayetleri yalnızca bireysel midir?

Kadın cinayetleri ne sadece bireysel bir öfkenin ne de kişisel bir zayıflığın sonucudur. Onlar, toplumsal yapının derinlerine kök salmış bir eşitsizliğin dışavurumudur.

Kapitalizmin ürettiği ilişkiler rekabet, sömürü ve ayrıştırma üzerinden kendini var ederken; yüzyıllardır iktidarların ve dinlerin toplumsal anlamda kadına biçtiği ikincil rol, kadının emeğini, bedenini ve sözünü denetim altına almıştır.

Kapitalizmin mantığıyla bu tarihsel iktidar mantığı aynı yerde buluşur. Kadının emeği görünmez kılınır, bedeni denetlenir, sözü susturulur. Ve sadece insanı değil, doğayı ve ekolojiyi de sömürür, zarar verir. Çünkü bu sistem yaşamın bütün dengelerini, kendi kâr mantığına göre yeniden kurar.

Böyle bir düzende ne adalet, ne eşitlik, ne de özgürlük mümkündür. Gerçek adalet, gerçek eşitlik ve özgürlük ancak emeğin ve yaşamın özgürlüğünün hüküm sürdüğü bir ortamda mümkündür. Kadın ile erkeğin, insan ile toplumun ve doğa ile ekolojinin arasındaki bağ sömürü ve tahakkümden arındırıldığında; yaşam da özgürleşir, insan da.

Adalet, vicdan ve özgürlük

Rojin’in hikâyesi bize bir kez daha fısıldıyor. Adalet yoksa, vicdan körelmişse, eğitim eşitsiz, emek değersizse kimse özgür değildir. Her kadının, her erkeğin, her insanın kurtuluşu birbirine bağlıdır. Ve bu kurtuluş sadece bireysel çabalarla değil; toplumun bütün yapılarındaki eşitsizliğe, sömürüye ve çatışmaya karşı mücadeleyle mümkündür.

Bugün sesimiz Rojin için

Rojin için açılan kampanya, bütün kadınlar ve bütün yaşamlar için açıldı. Adli raporun işaret ettiği çelişkiler, sorular ve belirsizlikler hepimize soruyor: Adalet, vicdan, özgürlük gerçekten var mı?

Bizim cevabımız net: Susmayacağız. Çığlığımızı yükselteceğiz. Rojin’in sesi rüzgâr gibi sokaklarda, yüreklerde, toplumun kalbinde yankılanacak. Kadınlar yaşamı istiyor. Eşitlik ve özgürlük vazgeçilmezdir.

Ve hatırlayacağız: Sistemin çatışma, ayrım ve sömürü mekanizmaları ne kadını, ne erkeği, ne diğer canlıları, ne de doğayı koruyor. Özgürlük ve yaşam hakkı, ancak çabayla kurulabilir ve bu zihniyetle karşı durmakla mümkündür.

Belki bir yol bir çağrı olabilir!

Toplumsal cinsiyet eşitliği sınıf temelli bir mücadeleyle gelişip güçlenecektir. Kadın cinayetlerinin önlenmesi de ancak bu çerçevede örgütlü, kararlı, yan yana duran bütün ailelerin güçlerini birleştirmesiyle mümkündür.

Tıpkı yıllardır gözaltında kaybedilen yakınlarını arayan Cumartesi Anneleri gibi… Her biri karanlıkta bir fener yaktı. Evlatlarını ve kayıplarını ararken ışıklarını taşıdılar. Ve o ışıklar birleşerek büyük bir aydınlığa dönüştü.

Bugün de Rojin için ve tüm kadınlar için aynı ışığı taşımak gerekiyor. Her aile, her yürek, bu karanlık düzene karşı bir fener olmalı. Fenerler birleşmeli, karanlık dağılmalı, adaletin ve özgürlüğün yolu aydınlanmalı.

X’te açılan #RojinİçinAdalet kampanyasını takip et. Destek ver. Çoğalalım. Yeni Rojinler hayattan koparılmasın.



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in Analiz