
Yazar/Zeynep Hayır
Bu sabah Venezuela’nın kuzey kıyıları ve liman bölgeleri hava ve deniz saldırılarına uğradı. Bu saldırılar aylardır açık açık ilan edilen kuşatmanın bir parçasıdır. Denizden abluka, hava sahası tehditleri, petrol sevkiyatlarının engellenmesi, yaptırımlar ve diplomatik baskılar bu sürecin tümünü kapsıyor.
Uyuşturucu ile mücadele ve demokrasi söylemleri yalnızca müdahaleyi meşrulaştıran bahaneler olarak kullanıldı. Ancak gerçekler şunu göstermektedir; kaynaklar hedef alınmaktadır. Venezuela’nın petrolü, altını, yer altı ve yer üstü zenginlikleri bu saldırının asıl hedefidir ve merkezindedir.
Venezuela’ya yönelik son saldırı, uzun süredir adım adım örülen bir kuşatmanın devamıdır. İçeride Maduro yönetimi halkın tepkilerini bastırmış, gücü merkezileştirmiş ve protestolara sert müdahalelerle karşılık vermiştir.
Despotik yöntemlerin güçlenmesini ve iktidarda kalmasını kolaylaştırmıştır. Hikâye hep aynı devam etmiştir tarihsel olarak. Ülke insanı sokaklarda, grevlerde ve kitlesel göçle bu baskıya yanıt vermiştir. Ancak içerideki baskı, dışarıdan uygulanan ekonomik ve siyasi kuşatmadan bağımsız değildir. Tam tersine, bu kuşatma despotik yönetimlerin sertleşmesine ve halk üzerinde kontrolün artmasına hizmet etmiştir.
Emperyalist düzenin en karanlık yanlarından biri, bir ülkenin kaynaklarını yağmalarken o ülkenin despotik iktidarlarını da beslemesidir. Ekonomik bağımlılık yaratılır. Yerel iktidarlar ya doğrudan desteklenir ya kuşatma altında daha baskıcı hale itilir. Halk yoksullaştırılır. Yoksulluk siyasi baskıyla yönetilir.
Bu mekanizma yalnızca Venezuela’ya özgü değildir. Afrika’dan Ortadoğu’ya, Latin Amerika’dan Güney Asya’ya kadar aynı döngü tekrar eder. Emperyalist merkezler kaynakları sömürürken aynı zamanda istikrarsız ama kontrol edilebilir rejimleri tercih eder. Demokrasi söylemi çoğu zaman yalnızca müdahaleyi meşrulaştıran bir vitrindir.
Bahaneler değişir ama yöntem değişmez
Venezuela için uyuşturucu, Irak için kitle imha silahları, Afganistan için terör, Libya için insan hakları denildi. Sonuç hep aynıdır yıkım, parçalanma ve derinleşen yoksulluk. Irak’ta Halepçe’de kimyasal silahlarla katliam yapılırken dünya sessizdi. Saddam yıllar sonra tehdit ilan edilip ülke işgal edildi.
Bugün Ortadoğu’nun hali ortadadır; Irak, Suriye, Libya. Devletler çökmüş, toplumlar dağıldı. Tarih bunu defalarca göstermiştir. Afganistan örneği bu düzenin en çıplak biçimde görüldüğü alanlardan biridir. Afganistan’da bugün derinleşen yoksulluğu, siyasal ve toplumsal çöküşü yalnızca yerel aktörlere bağlamak bilinçli bir çarpıtmadır.
En küçük İslami örgütlenmelerin büyütülmesi, silahlandırılması ve bir siyasal araç haline getirilmesi sürecinde Amerika’nın, Sovyetler Birliği’nin ve daha erken dönemde İngiltere’nin doğrudan ve dolaylı rolleri vardır. Afganistan’ın görece seküler ve çok katmanlı toplumsal yapısı, bu büyük güçlerin müdahaleleriyle parçalanmıştır.
Toplum mühendisliği yapılmış, din siyasallaştırılmış, ülke uzun süreli bir kaosa sürüklenmiştir. Ardından bu kaos, işgalin ve askeri varlığın gerekçesi haline getirilmiştir. Hikâye burada da aynıdır. Dünyadaki derin yoksulluğun ve çöken ekonomilerin arkasında tek tek kötü liderlerden daha büyük bir gerçek vardır küresel ölçekte işleyen bir talan düzeni. Bu düzen, kaynakları merkez ülkelere taşır. Çevre ülkeleri borç ve yaptırımlarla boğar. Halkları yoksullaştırır. Ardından bu yoksulluğu istikrarsızlık gerekçesi yapar. Venezuela bugün bu çarkın içindedir. İçeride baskı, dışarıda saldırı. İki taraflı bir sıkışmadır.
Tarih bunu defalarca göstermiştir. Venezuela’da yaşananlar ne yalnızca bir diktatörün hikâyesidir ne de masum bir demokrasi müdahalesidir. Bu, kaynakların hedef alındığı ve halkların bedel ödediği küresel bir düzenin yeni bir perdesidir. Emperyalist saldırganlık, yoksulluğun ve despotizmin hem nedeni hem de sürdürücüsüdür. Ülkeleri yoksullaştırır, bu yoksulluk üzerinden baskıcı rejimleri meşrulaştırır. Halklar her seferinde iki ateş arasında kalır. Venezuela’da olan, yarın başka bir coğrafyada sahnelenecek aynı oyunun tekrarından ibarettir. Tarih bunu defalarca göstermiştir.








