
Büyük yolculuk Neolitik’ten ilk uygarlıklara uzanan zaman…
Bugün zamanda bir yolculuk yapıyoruz. Zamanın derinliklerinde, insanlık henüz doğanın sunduğu nimetlerle avcılık ve toplayıcılıkla geçinirken bir gün toprağın sessiz çağrısını duymaya başladı. Ve bu çağrı insanı değiştirdi. Ellerini toprağa süren insan artık yalnızca doğadan almıyor, doğaya dokunuyor onu dönüştürüyordu. Bu büyük dönüşüm uygarlıkların doğuşunu hazırlayan uzun yolculuğun başlangıcıydı.
Neolitik dönem (MÖ 10.000 – 4.500)
Bu çağ insanların cilalı taş aletler yapmaya başladığı en önemlisi tarımı keşfederek yerleşik hayata geçmeye başladıkları dönemdir. Henüz yazı yoktur ama toprakla anlatılan bir dil vardır. Bu dil çanak çömleklerde ocakların etrafında ilk köylerin taş duvarlarında konuşur.

Göbekli Tepe bu dönemin en gizemli ve güçlü yapılarındandır. Bir tapınak değil bir niyet… Belki de bir topluluk için inancın ilk taş cümlesidir. Tanrı için değil insanın kendi içindeki boşluğa anlam arayışıdır bu yapı. Burada sanat bir doğa sesinden doğmuştur: Oyulmuş taşlar kabartmalar ve tanrılara açılan ilk gözler…

Anadolu’da Çatalhöyük bu dönemin en dikkat çeken yerleşimlerinden biridir. MÖ 7500 civarına tarihlenen bu yerleşimde duvar resimleri, simgesel motifler ve ölü gömme ritüelleri inançla gündelik yaşamın iç içe geçtiğini gösterir. Burada kadın hem evin merkezinde hem de inancın. Ana tanrıça figürleri bunun güçlü sembolüdür. İnsan toprağı işlerken kendi içindeki doğurganlığı da kutsuyordu.
Gökyüzüyle ilgilenen gözler yıldızların ritmini sezmiş doğanın döngüsüne göre tarımı yönlendirmeye başlamıştır. İnsan artık yalnızca hayatta kalmakla yetinmiyor anlam da arıyordu.
Bakır ve Tunç Çağı – Malzemenin devrimi
Zaman ilerledikçe teknoloji gelişti. Bakır işlenmeye başlandı. Ardından kalayla birleşerek tunç elde edildi. Bu yeni malzeme daha sağlam aletler ve silahlar yapılmasına toplulukların büyüyerek daha karmaşık toplumlara dönüşmesine neden oldu.

Ama bu aynı zamanda başka bir şeyi de beraberinde getirdi; toprak mülkiyeti eşitsizlik sınıf farkları hatta ilk savaşlar. Topluluklar arasında gerginlik artarken toprağı korumak ya da ele geçirmek artık kanla yazılı bir meseleyi doğuruyordu.
Sümerler – Yazının ve sanatın başladığı yer
MÖ 3500 civarında Sümerler Uruk ve Ur gibi ilk şehir devletlerini kurdu. Çivi yazısı kil tabletler üzerine kazındı. Artık söz kalıcı hale gelmişti. Ve bu söz sadece sayılar ya da kayıtlar için değildi. İlk yazılı destan insanın ölümsüzlük arzusunu anlatan Gilgameş Destanı idi. Bu metin tanrılarla konuşan bir insanın ölüme karşı verdiği içsel bir karşı direnişti.

Aynı çağda insan sadece yazmadı, mimariyi, müziği, ritüeli yarattı. Tanrılar artık yeryüzünden gökyüzüne çıkarılmıştı… Zigguratlar sadece tapınma yerleri değil ulaşılmaz olanın mimarisi idi. Tanrıyı göğe yerleştiren ulaşılmaz kılan bir güç simgesi… Ve sanat bu yüce fikre hizmet etti. Enheduanna tarihin bilinen ilk kadın şairi ve rahibesiydi. Ay tanrısı Nanna’ya yazdığı ilahilerle sadece duayı değil, şiiri, sesi ve ritmi de yarattı… İlk enstrümanlar, ilk sözler, ilk ilahiler… Sanat insanın tanrıyla konuşmaya çalıştığı bir dildi artık.

Babil ve Hammurabi – Tanrının yasası mı? İnsan düzeni mi?
Sümerlerin ardından gelen Babil uygarlığı kültürel mirası daha da ileri taşıdı. En bilinen kralı Hammurabi tarihte bilinen ilk kapsamlı yazılı hukuk sistemini oluşturdu (MÖ 1754). “Göze göz dişe diş” ilkesiyle anılan bu yasa sadece cezalandırıcı değil, sosyal adaleti ve mülkiyet haklarını da düzenleyen bir sistemdi.
Babil’in devasa Zigguratları göğe yükselen taş dualar gibiydi… Tanrılar için inşa edilen bu yapılar birer sanat ve iktidar manifestosuydu. Ve Babil gökyüzünü gözlemleyen rahiplerle ilk astronomi sistemlerini kurarken aynı zamanda göğü tanrının yurdu yeryüzünü onun gölgesi haline getirdi.

Toprakla başlayan hikâyenin sanatla buluşması
İnsanlık toprağa ellerini sürdüğü anda değişti. Önce çanak yaptı, sonra sazdan flüt. Sonra göğe baktı ve taşları üst üste koydu. Sonra yazdı. Sonra düşündü. Ve sonra düşündüğünü yazıya, yazdığını duaya, duasını taşlara işledi… Bütün bu yolculukta sanat insanın tanrılarla konuşma biçimi oldu. Ve bu yolculuğun her durağında kadın, kimi zaman tanrıça, kimi zaman şair, kimi zaman tapınağın sesi olarak hep kutsanandı, vardı. Ve belki de o ilk duvardaki el iziyle aynı şeyi fısıldıyordu hâlâ; “Biz buradaydık. Birlikteydik. Bu iz bize ait.”
Aşağıdaki bağlantılar, yazıda ele alınan tarihsel verilerin daha ayrıntılı biçimlerine ulaşmak isteyenler içindir.
Kullanılan ve yararlanılan kaynaklar
Neolitik Dönem, Göbekli Tepe ve Çatalhöyük:
https://gobeklitepe.ktb.gov.tr/TR-263532/gobekli-tepe.html
(T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı – Göbekli Tepe)
https://muze.gov.tr/muze-detay?SectionId=SAU01&DistId=SAU
(Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi)
https://www.catalhoyuk.com
(Resmî Çatalhöyük Araştırma Projesi)
https://anadolumedeniyetlerimuzesi.gov.tr/TR-44768/catalhoyuk.html
(Anadolu Medeniyetleri Müzesi)
Bakır ve Tunç Çağı – Teknoloji, Mülkiyet, Savaş:
https://www.kulturportali.gov.tr/turkiye/genel/kulturenvanteri/tunc-cagi
(Türkiye Kültür Portalı – Tunç Çağı)
https://arkeofili.com/tag/tunc-cagi/
(Arkeofili – Tunç Çağı Etiketli Makaleler)
Sümerler – Yazının Doğuşu ve Gilgameş Destanı
https://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=131:ilk yazi&catid=50:yazi&Itemid=98
(TDK – İlk Yazı ve Sümerler)
https://istanbularkeoloji.gov.tr/tr/eski-cag-muzesi
(İstanbul Arkeoloji Müzesi – Eski Mezopotamya Bölümü)
https://edebiyat.istanbul.edu.tr/tr/content/destanlar/gilgames-destani/
(İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi – Gilgameş Destanı)
Zigguratlar ve Tanrıyla Sistematik İlişki:
https://arkeofili.com/ziggurat-nedir/
(Arkeofili – Ziggurat Nedir?)
https://istanbularkeoloji.gov.tr/tr/eski-cag-muzesi
(İstanbul Arkeoloji Müzesi – Mezopotamya Mimarisi)
İlk Enstrümanlar, İlahiler, Enheduanna
https://arkeofili.com/tarihteki-ilk-kadin-sair-enheduanna/
(Arkeofili – İlk Kadın Şair Enheduanna)
https://arkeofili.com/tag/mezopotamya-muzik/
(Arkeofili – Mezopotamya’da Müzik Üzerine Makaleler)
Babil ve Hammurabi Kanunları:
https://arkeofili.com/hammurabi-kanunlari/
(Arkeofili – Hammurabi Kanunları Üzerine)
https://istanbularkeoloji.gov.tr/tr/eski-cag-muzesi
(İstanbul Arkeoloji Müzesi – Hammurabi Steli ve Babil)








