Connect with us

Makale

Devrim Maratonunda Kadro ve Kitle İlişkisi Üzerine

Devrimde ya da devrimci savaşta kadrolar büyük role sahiptir. Bu, yadsınamaz bir gerçektir. Her devrim mutlak biçimde kadrolara muhtaçtır. Devrimin hazırlanması uzun ve ağır bir devrimci savaşıma, bu savaşımda verilen ağır bedel ve emeklere, yaratıcılıklara ve öncülük vasfına dayanır ki, bu süreci büyük oranda devrimin kadroları omuzlar. Elbette, bütün hal kitleleri, devrimin savaşçıları ve taraftarları ağır bedeller öder, emekler harcarlar. Ancak, kadronun bu süreçlerdeki rolü ve etkisi daha sistematik ve süreklidir. Kitlelerin bastırılıp koyu gericiliklerin estirildiği en ağır şartlarda kadrolar en büyük zorlukları göğüsler ve bu ağır süreçlerin atlatılmasında pay sahibi olurlar. Ve onlar, bütün yaşamlarını devrimci savaşa adayarak en ağır bedeller pahasına devrim mücadelesini en ağır şartlarda omuzlarlar

Kadrolar ile kitlelerin ilişkisi, göreli bir devrim süreciyle sınırlı olmayıp uzun sınıflar mücadelesi sürecini kapsar ve bu zeminde irdelenmesi gereken bir konu olarak karşımıza çıkar. Komünist toplumun kazanımları en geniş toplumsal kitleleri bütün olanaklarla buluşturup toplumsal bilinçlenmeyi gerçekleştirdiği aşamaya kadar kadrolar önemini koruyacaktır. Onların rolü bu sürece kadar süren stratejik bir roldür. Ama her devrim kesiti ve devrimci süreçte bu ilişki can alıcı önemini koruyarak, devrimci sınıf mücadelesinin başat konularından biri olarak gündemdeki yerini korur. Çünkü, bu iki faktör devrimin örgütlenmesinden başarısına ve başarısının sürdürülerek nihai amaca taşınmasına kadar tüm tarihsel dönem boyunca, kâh belirleyici silah, kâh kaçınılmaz ihtiyaç zorunluluğuyla, devrimci ilerleme sürecinin kaderini etkiler ve/veya elinde tutarlar. Kadrosuz bir devrim sürecinden bahsedilemeyeceği gibi, kitlelerden muaf bir devrim ve devrimci ilerleme kuvveti de düşünülemez. Olmamıştır, olamaz da…

Kadro ve kitleler ilişkisinde, devrim bazlı olarak kitleler temel ve toprak, kadrolar tamamlayıcı ya da köşe taşları değerindedir. Kadrolar kitleler içindir. Kitleleri örgütleme ve devrime seferber etme kadroların varlık gerekçesidir. İşlevleri ve rolleri kitlelerle ilişkisinde ve kitlelerle birlikte açığa çıkıp anlam kazanır esasta. Kitleleri örgütleyip harekete geçirmeyen, burada varlık göstermeyen ve rol oynamayan kadro kaba değimle hiçtir. Kadronun değeri ve önemi tamamen kitlelerle ilişkisinde ve onları örgütleme görevinde açığa çıkar. Kitlelere kurtuluşları için yol gösteren, bu kurtuluş uğruna amansızlıklar içinde savaşan, kitlelerin karamsarlık içine düşmesine engel olup ışık tutan ve gerektiğinde yaşamını feda eden devrimci aktörler olma itibarıyla değer kazanır kadrolar. Kadro perspektiftir, yol açan, yol gösteren, önderlik yapandır. Tıkanıklığı aşan, sorunları çözen, her şartta ayakları üstünde durmasını bilen, yönünü şaşırmayan, kitlelerin sevgisini kazanandır. Kitlelerle birlikte olan, onlara bilinç taşıyan ve devrime seferber edendir. Kadro bunun için vardır. 

Devrimde ya da devrimci savaşta kadrolar büyük role sahiptir. Bu, yadsınamaz bir gerçektir. Her devrim mutlak biçimde kadrolara muhtaçtır. Devrimin hazırlanması uzun ve ağır bir devrimci savaşıma, bu savaşımda verilen ağır bedel ve emeklere, yaratıcılıklara ve öncülük vasfına dayanır ki, bu süreci büyük oranda devrimin kadroları omuzlar. Elbette, bütün hal kitleleri, devrimin savaşçıları ve taraftarları ağır bedeller öder, emekler harcarlar. Ancak, kadronun bu süreçlerdeki rolü ve etkisi daha sistematik ve süreklidir. Kitlelerin bastırılıp koyu gericiliklerin estirildiği en ağır şartlarda kadrolar en büyük zorlukları göğüsler ve bu ağır süreçlerin atlatılmasında pay sahibi olurlar. Ve onlar, bütün yaşamlarını devrimci savaşa adayarak en ağır bedeller pahasına devrim mücadelesini en ağır şartlarda omuzlarlar.

Kadroların rol ve önemi sadece zorluklara göğüs germe, ağır bedeller ödeme ve yaşamlarını tümden devrime feda etme özelliklerinden ileri gelmez. Esasta, kitlelerin kurtuluş silahı ve aracı olan devrimci örgüt veya komünist partiyi var ederek sürdürme, daha da önemlisi kitleleri bilinçlendirerek devrim saflarında örgütleme özellikleri ya da görevleriyle büyük önem taşırlar…

Devrimi yapan kitlelerdir, hak kitleleridir. Devrimin temel kuvveti olan kitleler olmaksızın devrim gerçekleştirilemez, en önemlisi de korunamaz. Ama devrimi hazırlayan ön süreç kadroların ve kadroların önder rolüyle yönettikleri devrimci gücün sergilediği fedakarlığın ürünüdür. Dolayısıyla, her devrim istisnasız olarak, kadro ve kitle orijinine sahip olmak niteliktedir, bu ana unsurlara oturur. Devrim, komünist ya da devrimci bir siyasi parti, bu partinin önderliği olmaksızın asla gerçekleştirilemez. Bu siyasi partinin, devrime önderlik yapma ve onu gerçekleştirme potansiyeli, devrimci bir ordunun yaratılması ve devrimci sınıf ve halk kitlelerinin ortak devrimci cephesini kurmada karşılık bulur ki, bütün bu süreç komünist ideoloji, ilke, strateji ve siyasetten bağımsız düşünülemez. İşçi sınıfı ve ezilen halk kitlelerinin burjuvaziye karşı savaşta kullandıkları devrimin üç silahı, parti-ordu-devrimci cephe olarak kesinlik kazanır. Parti bunlar içinde ana kaynak, temel ve stratejik bir silahtır ki, ordu ve cephenin kurulması doğrudan bunun eseri olarak vuku bulur. İşte parti de dahil, bütün bu hayati unsurlarda, özne olarak belirleyici rol oynayan, genel siyasetle birlikte kadrolardır. Devrim için gerekli olan silahların inşasından mücadele başarılarına kadar en geniş yelpazede nüfuz gösteren kadrodur. Ve bu sürecin kader belirleyeni son tahlilde kitleler olsa da, kitleleri bu duruma yükselten kadronun yeteneğidir. Lakin kadro, amaç ve ilkeler esasında donanmış, ideolojik olarak sağlamlaşmış, strateji ve siyasette ustalaşmış, örgütlenmede kılavuzlaşmış bir yapıya sahip olmak durumundadır. İşlevlerini yerine getirmesinin biricik yolu budur. Elbette mükemmel bir portre olmaya bilir ama asgari düzeyde bu yetenek ve birikimleri edinmiş, kararlı bir devrim savaşçısı olma özelliğinde olması gerekir. Ancak bu kadrodur ki, kitlelere önderlik yaparak onları örgütleyebilir, devrim sürecini geliştirerek önderlik rolünü hak ederek yerine getirebilir.

Altını tekrar-tekrar çizmekte fayda var ki, kitlelerle birleşemeyen, onların sevgi ve saygısını kazanamayan, onlar içinde çalışmayan bir kadro olması gereken nitelikte bir kadro olamaz. Kitleleri tanımayan, yaşam şartlarını bilmeyen, sorunlarına vakıf olmayan bir kadro ciddi derecede kusurlu ve bürokrat niteliktedir. Kitlelerden yalıtık, elitist, kibirli ve çalışmayan memur tipi bir kadronun kitleleri örgütlemesi ve önder rolünü sergilemesi düşünülemez. Kadro, mütevazi, alçak gönüllü, yetenekli, yaratıcı, üretken, tecrübeli ve birikimli, kararlı bir örgütçü kişilik olarak çok yönlü olmak durumundadır. O, okuyan, araştırıp inceleyen, kavrayışı derin, pratiği güçlü, parti çizgisi ve sorunları karşısında sorumluluk sahibi tamamen faal bir karakterdir. Kayıtsızlık, lakaytlık ve tembellik ona göre değildir.

Bir kadro ve hatta bir aktivist düşünün ki, kitleleri tanımıyor, sorunlarını bilmiyor, yaşamıyla ve yaşam tarzıyla kitlelerden kopuyor, savurgan davranıyor, memur gibi verilen görevle yetiniyor ve zamanını sınırlı dar alanda geçirerek görev ve hareket alanını sınırlıyor, iş yapmaktan üşeniyor. Bu kadronun durumunu vahamet olarak tarif etmek yanlış olmaz. Kadro yaptığı işlerle öne çıkar, rol oynar. Onun görev ve sorumluluk alanı esasta kitleler, kitlelerin örgütlenmesidir. Kadro, hiçbir çalışmayı küçümsemeden her türlü devrimci görev ve faaliyeti yürüten mütevazılıktadır. ‘‘Küçük işler ‘‘diye burun büken ama büyük işlerde de esamesi okunmayan kadro, kitleleri küçümseyen ve onlardan öğrenmesini bilmeyen kadro alenen bürokrattır.

Kadro, devrimin ve kitlelerin hamalı olmak durumundadır

Kadro, partinin görünen vitrinidir. Partiye karşı güven ya da güvensizlikte kadro ciddi bir nedendir. Bu da yürüttüğü çalışmalarla, tavır davranışlarıyla anlam kazanır. Kitlelerin yaşam standartlarına uygun yaşamak, onların hassasiyetlerine dikkat göstermek, sıradan davranışlardan sakınmak, bencillikten uzak durmak ve en önemlisi de kitleleri dinleyerek onları dikkate almak kadronun sahip olması gereken özelliklerdendir. Dürüst olmayan yöntemlere tenezzül etmek, arkadan oyun çevirmek, açık ve dürüst olmak ve ideolojik mücadelede buna uygun davranmak, hile ve oyundan uzak durmak, dedikodu gibi adi yöntemlere pirim vermemek, yoldaşlarını karalamamak, partiyi küçük düşüren davranışlardan kaçınmak kadronun belirgin ve zorunlu olan diğer özellikleridir.

Kadro, görüldüğü ve bulunduğu yerde partinin aynası olur. Partiyi layıkıyla temsil eder, ağırlığını taşır. Bu nitelikleriyle kadro, partiyi, parti düşüncelerini, parti bilinci ve kültürünü kitlelere taşır, çevresine yayan bir örgütleyici olur. Kadro, örgütleyici ve toparlayıcı özelliğiyle partinin güç kaynağı olmakla birlikte, partinin dili, kulağı ve gözüdür. Bundandır ki, kadronun başarısı partinin başarısının temelini oluşturur. Kadrosu zayıf bir partinin nitel ve nicel gücü de zayıf demektir. Kadro, devrimdeki rolüne, partideki icraatlarıyla başlamış, pekiştirip olup, ilerletir. Ama onun piştiği esas pratik kaynak kitlelerdir. 

Kadro sorun çözen olma yerine, kendisi sorun olursa ve önderlik yapma yerine önderliğe muhtaç olursa, bu haliyle partinin yükünü taşıyan değil, partiye yük olan durumdadır. Dolayısıyla partiyi geliştirip ilerleten değil, partinin zayıflamasına neden olur.

Kadro, birleştiren, güçlendirip geliştiren ve ilerleten fonksiyon oynamak durumundadır. Kapsayıcı, kucaklayıcı ve birleştirici yapısıyla ilgili yapı ve kitlelerin ortak değeri, buluşma portresidir. Esasta günlük dar sorunlar içinde boğulan değil, partinin ideolojik-siyasi çerçevedeki temel sorunlarıyla ve devrimin zaferiyle meşgul olandır. Parti dışı her türden burjuva-küçük burjuva davranış ve sapmayla net ideolojik mücadele yürüten, partinin irade-eylem birliğini baltalayan her sorunla mücadele kararlılığı gösterendir kadro. Dolayısıyla, klikçi, adamcı, grupçu, hizipçi bölücü eğilimlere karşı keskin mücadele silahıdır.

Kadronun lüks tercihi yoktur. Espriye konu olduğu üzere, kadronun ‘‘hastalanma‘‘ veya ‘‘hastayım‘‘ diyerek işlerini ‘’savsatma ‘‘hakkı‘‘ da yoktur. Çünkü, ödevleri daha öncelikli ve asıldır; beklemeyi kabul etmez. Bu anlamda kadronun planlayıcı, öngörülü ve görevlerin gecikmemesini sağlayan bir beyin olması gerekmektedir. Kadro, Hazır şartları bekleyen değil, şartları hazırlayandır. Kolay olanı yapan değil, zor olanı başarandır. Kadro, devrimin, işçi sınıfı ve halkın, tabiki partinin de hamalıdır.

Kadro, öngörülü olduğu kadar, politik uyanıklığa sahiptir. Tehdit ve tehlikeyi öngörerek sezen ve önlemler alandır. Düşman sızmalarına karşı, bilimsel şüphecilik temelinde daima tetikte ve uyanık olurlar. Gösteriş merakı olmaz, kendisi ve görevlerini açık etme tutumu olmaz kadronun. Deşifrasyon ve güvenlik prensiplerinde mutlak dikkat gösterirken, özel durumlar dışında teşhir etme sorumsuzluğuna düşmez. Partinin, yoldaşlarının ve çalışmaların güvenliğini göz bebeği gibi korur. Halkı korur ve çıkarlarını üstün tutar; halka zarar vermekten mutlak suretle sakınır, bunu ilke sorunu olarak ele alır. 

Kadro, analitik, tahlilci ve karar vermekte tereddütsüz olmak durumundadır. Özcesi, kadroda çok yönlülükle zenginleşen bir nitelik, belirgin bir nitelik olmak zorundadır. Kadro, yığınlar içinde üste çıkan köpük, bir niteliktir.

Lakin onu besleyen asıl toprak kitlelerdir. Kitlelerden kopuk bir kadro körelip çürümeye mahkumdur. Kadro için kitleler, hava-toprak-su kadar yaşamsal kaynaktır. Kitleler, tecrübedir, deneyimdir, olgunluktur, aklıselimdir, öğretmen ve eşsiz bir okuldur. Bunlardan yoksun kadro çöle dikilmiş bir çiçektir ki, bu çiçek çoktan sararıp solmaya, kuruyarak rüzgarların esintisine boyun eğmeye yüz tutmuştur.

Kadrolar, bu kaynaktan besin alacaksa ve devrim çalışmasının görevlerini bu zeminde yürütüp siyasi-örgütsel güce dönüştürecekse, neden kitlelerin kapılarını aşındırmadıkları anlaşılır olamaz. Neden kitlelerle gerektiği gibi bağlar kurmaz ya da bu bağların kurulmasına gereken önemi vermez? Kitlelerin okulundan geçer karne almayan bir kadro, kitleler içinde, dolayısıyla devrim örgütlenmesinde başarılı olmaz. Bunun için kitlelere gitmesi elzem zorunluluktur. Olağan bir devrim istemi zorunlu olarak kitlelerle buluşur. Buluşmayan her iddia samimiyet sorgusuna muhtaçtır.



Ocak 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

More in Makale