Connect with us

Makale

Kemal Ekinönü Yazdı: Dün Ve Yarın Arasında Bugün; Biraz Dün, Biraz Yarınsa…

Resme, başka bir açıdan bakıldığında kapitalist sistemi tarihsel olarak aşmak rolü üstlenmiş işçi sınıfı bu gelişme aşamasının çelişmesini yirminci yüzyılın teorik birikimi ve mücadele tecrübeleriyle çözemeyecek. Her gelişme evresiyle kendisinin gereksizliğini de ortaya koyan kapitalizm düzenini tümden ortadan kaldırma çağrısıyla, komünizmi de yirmi birinci yüzyılın bu bütüncül koşullarının çözümünü ortaya koyamaya zorlayan bir sıçrayışa zorlamaktadır.

Noktalamayla atlanan cümle şu olsa gerekir: peki o zaman insanlığı, insanlaşmasını tamamlayacak bir kararlıkta yarına taşıyacak tutaçları bugünden aramamız gerektiğine göre, onların görüngülerini de günde tanımlamak gerekmez mi?

Ben de birkaç bölüm tutacak sayıklamalarımı bu sorun üzerinde yapacağım.

Tarihsel ve iktisadi niteliğini artı-emeğe koşullu olarak geliştiren kapitalist sistem, gelinen aşamada, üretici güçlere eklediği robot ve yapay zekâ enstrümanlarıyla, tıpkı Engels’in 9. senfoniyi yorumlarken dikkat çektiği gibi yeni tür bir zamanın içinde olduğumuzu haber vermektedir. Marks’ın, “büyük sanayi, bilimi emek gücünden bağımsız bir üretim gücü haline getirmekte ve onu sermayenin hizmetine sokmaktadır.” cümlesiyle kendi zamanında haber verdiği bu gelişme gelinen aşamada nerdeyse bütün formuyla tamamlanmak üzeredir.

Canlı olmadıkları halde canlı emeğin binlerce yıllık yeteneği ve üretim tecrübesinin toplamıyla donatılan bu yeni tür üretici güç; herhangi bir işçinin bir birim zamanda yapabileceğinden yüzlerce kat daha yeteneklendirilmiş olarak maddeye nano boyut ve estetik, ürüne standart kazandırırken üretim süreci boyunca maliyet hanesinde yeri hep dolu olan “mola, doğum, ölüm, hastalık ve dinlenme izini; vardiya, mesai,  yıllık tatil” gibi sorunlarla birlikte ‘yorulma’ halini de  devre dışı bırakarak üretimin sürekliliğini “riske eden” her tür sorunu çözmeye yeminli bir yeni çağın gongcusu gibidir.

 Bu yeni üretici gücün özelliği, tek maliyeti ilk oluş masrafıyla sınırlanmış, sınırsız bir üretici güç oluşuyla sınırlı değildir.  Bu üretici, köleden başlayarak kapitalizmle “özgür” sıfatını alan işçiden farklı olarak, insanlığın tüm zamanlar boyunca biriktirdiği teknik, estetik, kültürel ve dökümantal  öğrenim ve tecrübesiyle yüklendirilmiş olduğu halde, yöneticisine ve/veya efendisine karşı direnişi kırılan, yoğunlaştırılmış sermayedir.  Bu üretici güç, kafa ve kol emeğinin toplam tecrübesinin yaratıcılığı olduğu halde paradoksal olarak, onun tarafından yüklendirilmiş kolektif vasıflara sahip olarak dönüp kendi yaratıcısının bugüne kadar kazandığı tüm yeteneklerine göz dikmiştir. Yaratıcısını hem performansıyla küçük düşürmekte hem de çoğu üretim alanlarında canlı emeği evine göndermeye yazgılınmış olarak ilerleyişini sürdürmektedir. Yapay zekanın kendini yaratıcısının hayallerini bile aşan kapasite kullanımına erişmiş olması bu “yabancılaşmaya” en iyi örnektir.

Yapay zekanın merkezinde yer aldığı algoritmalar maharetiyle saldırı ve savunma stratejisini tasarlayan, istihbarat analizini saniyeler içinde sonuçlandıran ve aynı zaman kısalığıyla hedefini vuran, insanı, insansız olarak  evrenin derinliklerinde gezdirmekle kalmayan, evrenin sonsuz boyutunu insanın gözleriyle görmesini sağlayacak kolaylıkta resmeden, tohumun varoluşsal doğasına müdahaleyle on binyıllık üretim tecrübesini ve beslenme kültürünü çöpe atan, sağlık alanında aldığı rolle doktoru, biyoloğu ve hemşireyi, eğitimde öğretmeni devre dışı bırakmaya azimli  bir gelişmeden söz ediyoruz.

Hatta gelişme demenin bile tam karşılayamadığı bir süper inkarlar sürecine girildiğini, “dünyanın en süper bilgisayarının ancak 10 bin yılda  çözebileceği bir problemi 200 saniyede çözdüğünü ve kuantum üstünlüğüne ulaştığını” ileri süren Google’nin bu böbürlenmesi daha yıl doldurmadan 8 Aralık 2020 tarihi itibarıyla Çin bilim insanları, karmaşık bir problemi  çözme uğraşında, “dünyanın hali hazırdaki en hızlı bilgisayarından yaklaşık 100 trilyon kat  daha hızlı çözen  bir kuantum bilgisayarı ürettiğini açıkladı”  haberlerinden anlaşılmıyorsa, bunu anlamayanların değil hayata bir anlam katacaklarına dair umut beslemek, onların yaşamdaki anlamlarının anlamını yitirdiklerine kanıt diye  bir köşeye not etmek en doğrusudur!

Kapitalizmin sınırlarının tanımını veren şimdiki bu durum, sermayeyi tüm örgütsel dokusuyla merkezileştirip onu küresel bir hukuk kalkanıyla korurken,  bu yeni üretici gücün meta üretiminde artan hızlı rolüyle motive olarak, emeği kıstırmaktadır. Üretimin çeşitlemesiyle fiziksel bir araladığını her geçen süreçte yitiren emeğin kas gücü gereksinimini, sanayide, tarımda, madende, taşıma ve yüklemede vb… devralan makine ve robotun yayılımı artıkça, özellikle geri ülkelerde bundan başka fazlaca bir yeteneği ortaya çıkarılamamış  on milyonlarca emekçiyi işiz bırakmaktadır.  Buna karşılık, eğitimi alabilmiş genç nüfusun iş bulabilenlerin ekmeğe, aşa erişimi de, nerdeyse “cehennem kapısındaki bekçinin” şartlarında anlam bulmaktadır. 

Bu kesim, kurumsal şirketlerde, banka ve bürolarda birbirinden yalıtılmış canhıraş bir çalışma içindeyken işini kaybetme korkusu, mevki elde etme ve göze girme temposuyla kendi gibi olanı ezme ve elemine etme hırsı ile  sınıf kimliğine yabancılaşmaktadır. Bu durum ise, emek sermaye çelişmesine ek olarak üretilen meta ile onlara ulaşma talebinin yarattığı çelişmeyi giderek geniş bir sosyal derinliğe eriştirirken, kaçınılmaz olarak bu gerçeklik, kapitalizme karşı mücadelede hedefini komünizm olarak tanımlayan politik özneleri bu çelişmeyi emek sermaye çelişmesine dahil etmenin teorisini üretmeye koşullamaktadır. 

Resme, başka bir açıdan bakıldığında kapitalist sistemi tarihsel olarak aşmak rolü üstlenmiş işçi sınıfı bu gelişme aşamasının çelişmesini yirminci yüzyılın teorik birikimi ve mücadele tecrübeleriyle çözemeyecek. Her gelişme evresiyle kendisinin gereksizliğini de ortaya koyan kapitalizm düzenini tümden ortadan kaldırma çağrısıyla, komünizmi de yirmi birinci yüzyılın bu bütüncül koşullarının çözümünü ortaya koyamaya zorlayan bir sıçrayışa zorlamaktadır. Bu merhale sadece kapitalist emperyalizme karşı mücadelenin son ikiyiz yıllık tecrübelerine dayanarak değil, Marksizm’in; Leninizm ve Maoizm’le kaydettiği gelişmenin bugünü açıklamamamıza olanak sağlayan öngörülerine de dayanarak ve esas olarak da sermayenin, savaşların, doğa ve insanın tüketilmesinin nedenlerini ortadan kaldırma tarihsel ideasına daha çok sarılarak yakalanabilecek bir merhaledir.

Bu zeminin sağlam tutulması hayatidir.



Ocak 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

More in Makale