Connect with us

Editörün Seçtikleri

Tarihsel Dayanakları ve Güncelliğiyle Devrimci Enternasyonalist Hareket-3

DEH’in dağılması sonrası uluslararası/enternasyonalist ilişkilerin yeniden kurulması sancılı bir süreç olarak günümüze kadar geldi.

DEH’in kendiliğinden dağılması ve şimdiki durum

Partimiz, Maoist Komünist karakteri gereği, proletarya enternasyonalizmini iyi özümsemiş, enternasyonal örgüt ve örgütlenmeye, bu bağlamda enternasyonalin bir embriyonu da olsa DEH’e fevkalade önem veriyor, DEH veya DEH’in dağılması karşısında, özellikle de iradi olarak karar alıp dağıtılmasına gidilmeden kendiliğindenci tarzda sergilenen iradesizlikle adeta sahipsiz bırakılarak dağılması karşısında kayıtsız kalmayarak büyük bir sorumlulukla hareket etti, buna uygun olarak girişimlerde bulundu. Şayet DEH örgütü dağılacak ve yürütülmeyecekse, bunun ilgili DEH üyesi parti-örgütler tarafından iradi olarak karar alıp sonlandırılması biçiminde önerilerde bulunarak, farklı tarihlerde (2010 ve 2011) olmak kaydıyla, muhatap parti-örgütlere iki mektup yazarak DEH’in yeniden biçimlendirilip devam ettirilmesi için çağrılarda bulundu…

Ne ki, mektuplar üzerinden ve kısmen de canlı görüşmeler temelinde parti olarak yürüttüğümüz çabalara rağmen olumlu sonuç alamadık, DEH’i kotarmayı başaramadık. Amerika Devrimci Komünist Partisi, ‘’revizyonist ve iftiracı’’ olarak değerlendirdiği Nepal Komünist Partisi (Maosit) ile bir masaya oturup onlarla tartışmaya, DEH’i onlarla örgütleme işine girmeyeceğini ve eğer DEH yeniden örgütlenecekse, kendilerinin (Bob Avakian’ın) Yeni Sentezi temel alınarak bunu kabul etme zeminde bu mümkün olabilir mealindeki yaklaşımıyla, sol-sekter, ben-merkezci dayatma tavrıyla, partimizin sorumlu yaklaşımını boşa çıkaran ve DEH’in kendiliğindenci tarzda dağılmasında esas rol oynadı.

Nepal Komünist Partisi (Maoist) de oportünist çizgisiyle DEH’in dağılmasına yol açan nedenlerden diğeriydi. NKP(M), Bob Avakian’ın sol-sekter, ben-merkezci ve dayatmacı çizgisiyle birleşemeyeceği, Bob Avakian’ın kendi savaşları hakkında ahkam kesen ve ağır eleştirilerde bulunan yaklaşımını ve teorik önderlik timsali kesilmesini vb. vs. eleştirerek, kendilerinin de Amerika Devrimci Komünist Partisi’yle DEH’i yeniden teşkilatlandırma toplantısına katılmayacağı yaklaşımını ortaya koydu. Gerek Amerika Devrimci Komünist Partisi gerekse de Nepal Komünist Partisi’nde sorunlu bir önderlik kavrayışı yoktu. (Peru Komünist Partisi (Maoist)’in sakat önderlik anlayışı Nepal ve Bob’da da vardı. Örneğin; Peru Komünist Partisi (Maoist), HEFETURA dediği ‘’stratejik tarihi önderlik, yanılmaz önderlik’’ ve bu önderlik altında Parti ayrılmaz, partide oportünist çizgi çıkmaz gibi anti bilimsel mutlakçı bir önderlik tasavvuruna sahipti ki, Bob/ADK Partisi ve Nepal de bundan farklı bir önderlik anlayışına sahip değildi. Bu üçlü adeta kimin önderliği daha iyi-üstün yarışındaydılar. İran Komünist Partisi (MLM) ise, Bob Avakian çizgisini benimseyerek O’na paralel bir yaklaşım sergiliyordu. Özcesi, ifade ettiğimiz gibi, parti olarak DEH-Kom üyesi partilere, DEH’in yeniden oluşturulması için yaptığı çağrı ve yürüttüğü çalışmalar sonuçsuz kaldı. DEH kendiliğindenci biçimde dağılıp tarih oldu.

Nepal her şeye karşın DEH’in yeniden diriltilmesi konusunda daha ılımlıydı, ADK Partisi (Bob) ise çok daha katı ve dağıtıcıydı. Nepal’li Maoistlerin çizgisinde önemli sorunlar vardı ve bunlar şahsında Bob Avakian’ın haklı eleştirileri vardı. Fakat Bob Avakian/ADK Partisi olumlu yaklaşmış olsaydı, bu sorunlar daha olumlu zeminde giderilebilirdi. Ki, Nepal genelde mütevazı ve eleştiriye açık bir partiydi. İkna edilebilirlerdi ve en azından ikna edilme süreci bir süre daha işletilebilirdi. Fakat, sol-sekter yaklaşım bu sürecin olumsuz yönetilmesine neden oldu…

DEH’in özellikle bilinen biçimde dağılması, Maoist partiler üzerinde belli düzeyde moral bozucu ve kısmen ağır bir etki yarattı. Zira, dünya sathında diri olup dünya proletaryası ve ezilen ulus ve halklarına umut veren dinamik hareket, Maoist hareket ve bunların temsil ettiği Halk Savaşlarıydı. DEH’de yaşanan dağılma moral bozucu bir gelişme olmakla birlikte, tek-tek Maoist partilerin iç sorunlara boğulmasına ve yoldaş partilerin önemli desteklerinden mahrum kalarak önemli sorunlar yaşamalarına, giderek darbeler alıp örgütsel yenilgiler almasına katkıda bulundu… DEH’in dağılmasının birebir olmasa da etkide bulunma düzeyinde vesile olduğu sonuçları Nepal’in uğradığı akıbetle, ADK Partisinin savrulduğu yerle, İran Komünist partisi (MLM)’nin mevcut durumuyla ve belki de partimizin yaşadığı gelişmelerle, hepsinin toplamında Halk Savaşlarının sürdürülmesinde yaşanan bugünkü neticelerle çıplak biçimde ortadadır. Komünistlerin birliği, her vesileyle ve her düzeyde büyük bir ihtiyaç olarak önümüze çıkmakta, yaşanan tecrübelerle önemini kanıtlamaktadır…

DEH’in dağılması sonrası uluslararası/enternasyonalist ilişkilerin yeniden kurulması sancılı bir süreç olarak günümüze kadar geldi. Bu ilişkilerin sağlanamaması ve somut gelişmelere vardırılmamasında partimiz kendisine pay çıkarır, eksikliklerine işaret ederek öz-eleştirel yaklaşır. Merkezi oturumlarında aldığı kararlara, sahip olduğu bilince ve kısmi çabalarına karşın sonuç alıcı adımlar atma yeteneği sergileyemedi. Kendi örgütsel sorunlarına boğularak enternasyonal ilişkileri yer-yer ihmal etti, gereken duyarlılıkla hareket etmedi. Buna karşın, her oturumunda enternasyonalist ilişkilerin sağlanması, Maoist ve devrimci parti-örgütlerle ilişkilerin kurulması amacıyla kararlar aldı. Bu kararları hayata geçirmede gerekli atamalar ve görevlendirmeler yapıp kısmen çabalar gösterse de son tahlilde yeterli çalışmalar yürütemedi, sonuçlar alamadı.

Bugün itibarıyla, sınırlı görevlerle atanmış/görevlendirilmiş yoldaşlar üzerinden belli görüşmeler yapıp az sayıda partiyle görüşmeler sağlansa da bunlardan istenilen verim alınamamış, tasarlanan genişlikte bir ilişkilenme süreci başarılamamıştır.

Enternasyonal örgüt-örgütlenme boşluğu doldurulmalıdır!

Enternasyonal ilişki ve örgütlenmelerin oluşturulmasında tek-tek parti-örgütlerin yetersizliklerinden veya parti olarak bizlerin yetersizliklerinden ziyade, Maoist Komünist harekette dahil, devrimci hareketin dünya çapında zayıflayarak daralması ve tek-tek partilerin önemli oranda zayıflaması gerçeği rol oynamaktadır diyebiliriz. İdeolojik-siyasi etkisi ve özellikle de askeri-örgütsel duruma dayalı pratik etkisi giderek ortadan kalkmış, her parti-örgütün bu parametrelerde adeta eşitlendiği Komünist ve devrimci hareket gerçekliği yaşanmaktadır. Bu zayıflama durumu uluslararası örgütlenmenin ciddi ve nitelikli düzeyde sağlanmasına önderlik yapacak, süreci çekip çevirerek toparlamasını sağlayacak öne çıkan bir otorite boşluğu yaşandığı için, örgütlenmede zorluklar yaşanmakta, zorluklarla karşı karşıya kalmaktadır. Mevcut olan örgütlenmeler ise, mevcut şartlar açısından olumlu bir gelişme olsa da bu oluşumların özellikle bilinen belli bir kesimi örgütsel-siyasi bakımdan olduğu kadar, nitel açıdan oldukça cılız, yetersiz, en önemlisi de temsil ettiği enternasyonalist kurumsal ve politik kimlik bakımından ciddi oluğu söylenemez.

Ancak bu durum bizlerin başarısızlıklarını ve görevlerinde zayıf kalmasını haklı çıkarmaz, tam tersine aynı durum bizlere daha ağır sorumluluklar yüklemektedir. Enternasyonal örgüt-örgütlenme boşluğu mutlaka doldurulması gereken temel bir sorun, büyük bir ihtiyaçtır.

Mevcut durumda az sayıda parti-örgütle görüşmeler sağlanmış olup, ilişki sistematiği bir parti hariç diğerleriyle sağlıklı olarak işletilememektedir. Enternasyonal ilişkiler alanında görevli olan yoldaşlar çeşitli biçimlerde gerçekleştirilen uluslararası platformlarda bulunmuş, ancak bu platformlarda teorik tartışma ve görüş alışverişlerinde bulunmanın ötesinde birebir örgütsel ilişkiler sağlanamamıştır.

Partide çalışmalarda görülen kendiliğindenci eğilim, hantallık ve kadro yetmezliği sorunları doğrudan enternasyonal ilişkiler alanına da sirayet etmiş, bu durum gerekli verim ve sonucun alınmamasına yol açmıştır. Fakat tüm olumsuzluk ve başarısızlıklara karşın, uluslararası örgüt-örgütlenme perspektifi partimizin değişmeyen stratejik yaklaşımıdır.

Bu yazı Halkın Günlüğü Gazetesi‘nin Nisan-2025 tarihli 48. sayısında yayımlanmıştır.



Mart 2026
PSÇPCCP
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031 

More in Editörün Seçtikleri