Connect with us

Röportaj

‘’Süryanilerin Sayfo Olarak Adlandırdıkları Süryani Soykırımı Tarihsel Süreç İçerisinde Süryani Halkının Yaşadığı En Büyük Yıkım ve Trajedidir’’

Son Süryani hareketlenmesi de bu zaman diliminde yok edildi. Uzun bir boşluk, nüfus azalması ve zorunlu göçle beraber, Süryaniler sahneden silindi, sesleri yok oldu ve bu noktada da talepleri ve mücadeleleri göz önünden kayboldu. Bu durumu tersine çevirmek, Türkiye kamuoyunu Süryaniler ile buluşturmak ve Süryanilerin halen bir umudu olduğunu göstermek için böyle bir gazete projesi ortaya çıktı.

Türkiye-Kuzey Kürdistan’da azınlık milliyetlere ait gazeteler kültürel sorunların yanı sıra, siyasal ve ekonomik zorluklarında sancılarını yaşamaktadırlar. Özelde Süryanilerin genelde ise azınlık milliyetlerin yaşadıkları sancıları ve sorunları Süryani Gazetesi Sabro’nun Genel Yayın Yönetmeni David Vergili ile konuştuk.

Sabro’nun anlamı nedir, biraz Sabro’dan bahsedebilir misiniz bize? Yayın hayatına ne zaman başladı, kaç yıldır yayın yapıyor, neden böyle bir gazeteye İhtiyaç duyuldu ve kuruluş aşamasını anlatabilir misiniz?

David Vergili: Süryanice dilinde Sabro umut demektir. Buradan hareketle, Süryaniler’in bir umudu olduğunu, kendi topraklarında, evlerinde ve yaşam alanlarında var olmak istediklerini, Türkiye kamuoyu ve aydın kesimiyle buluşturmak maksadıyla böyle bir gazeteye ihtiyaç olduğuna hemfikir olduk. Gazete, ilk sayısını Mart 2012’de yayınladı ve bugüne kadar aralıksız bir şekilde Türkçe ve Süryanice olarak her ay yayın hayatına devam ediyor.

Bilindiği gibi Türkiye’deki Süryani nüfusu, 1915 sonrası ve akabinde Cumhuriyet politikalarının devamı ile azalmış ve aslında bitme noktasına getirilmişti. Bu süre zarfında Süryanilere ait kültürel, ekonomik ve sosyal yapılar yok olurken aynı zamanda eğitim ve basın yayın kurumları da bu olumsuz süreçten nasibini aldı.

Son Süryani hareketlenmesi de bu zaman diliminde yok edildi. Uzun bir boşluk, nüfus azalması ve zorunlu göçle beraber, Süryaniler sahneden silindi, sesleri yok oldu ve bu noktada da talepleri ve mücadeleleri göz önünden kayboldu. Bu durumu tersine çevirmek, Türkiye kamuoyunu Süryaniler ile buluşturmak ve Süryanilerin halen bir umudu olduğunu göstermek için böyle bir gazete projesi ortaya çıktı.

Siyasi bir gazetesiniz ve demokrasi mücadelesi veriyorsunuz, bu anlamda yeterli derecede ilgi görüyor musunuz? Coğrafyadaki Süryani halkının gazetenize yaklaşımı nasıl, kitlenizden bahsedebilir misiniz?

DV: Yayın hayatımıza başladığımızdan beri, Sabro Gazetesine, genel olarak Süryani tarihi ve özellikle dinsel/dilsel zenginliğine önemli bir ilgi olduğunu söyleyebiliriz. Kesintisiz bir şekilde Sabro’nun yayınları devam ettiği için bu ilginin bir kısmının bize yöneldiğini görebiliyoruz. Ancak, genel anlamda Türkiye’deki azınlık ve gayrimüslim toplumlarına olan ilgi çerçevesinde Süryanilere karşı da ilginin aynı derecede olduğunu söyleyebiliriz. Bununla beraber, Süryanilerin tarihsel olarak merkez dışında, Turabdin bölgesinde, bulunmalarından dolayı ilginin belki biraz daha aşağıda olduğu doğrudur. Sabro Gazetesi’nin her ne kadar öncelikli okuru ve hedef kitlesi Türkiyeli okurdan oluşsa da yurt dışına ve diasporadaki Süryanilere de gönderilen bir gazetedir. Bu anlamda, okur kitlesi farklı toplum ve sınıflarından oluşmakta, farklı kitleler nezdinde ilgi görmektedir.

Sabro mevcut siyasal süreci kendi perspektifinden nasıl değerlendiriyor?

Türkiye’nin geçirdiği siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hareketlenmede, toplum ve devlet ilişkisinin yeniden şekillendiği, dış politikanın militerleştiği ve buna bağlantılı olarak azınlık toplumlarının da geçirdiği evrim sürecinde, Sabro Gazetesi yaşanan olayları objektif bir şekilde ele almakta ve Süryani halkının özgün gerçekliğini kendi perspektifinden işlemektedir.

Süryaniler ‘in de dahil olduğu azınlık toplumlarının maruz kaldıkları sıkıntılar, saldırılar, nefret söylemleri ve tarihsel haksızlıklar karşısında Sabro Gazetesinin yaklaşımı gerçeklerin yanındadır. Mevcut iktidarın ülkeyi getirdiği nokta siyasi çözümsüzlük ve kısır döngüdür. Ekonomik kriz, komşu ülkeler ile girişilen siyasi kavga ve özellikle Suriye’de gerçekleştirilen askeri operasyonlar, Türkiye iç siyasetini rehin almış durumda ve uzun vadeli çözümü imkânsız kılmakta.

Turabdin’de – Kürdistan’da ve Türkiye’nin diğer kısımlarında yaşayan Süryani halkının devlete yaklaşımı ve mevcut iktidardan talepleri nedir sizce?

DV: Turabdin bölgesi özelinde baktığımızda, son yıllarda artarak devam eden ve sonu gelmeyen Süryani mal- mülklerinin işgaline el konulması ve bununla beraber güvenlik sorunu da Süryaniler için önde gelen konulardır. 2000’li yıllardan itibaren bir şekilde diasporadan temelli ya da kısmen dönüş yapan Süryanilerin çoğu arazi mal-mülk sorunlarıyla karşılaştı ve bu sorunlar çoğu zaman çözümsüz kaldı. Bununla beraber, özellikle manastır ve kiliselerin vakıflar ve tüzel kişiler dahilinde sahip oldukları mülkler ile ilgili yaşananlar, Süryaniler nezdinde ayrıca bir engel oluşturmaktadır. Burada belirtilmesi gereken bir durum da Mor Gabriel Manastırı’nın yaşadığı arazi sorunudur, ki bu bütün Süryaniler açısından bir test işlevini görmektedir. Bu ve benzer sorunların devamı Turabdin ve diaspora Süryanilerini endişelendirmektedir.

Sayfo Süryani Soykırımından sonra azınlık olarak dahi kabul edilmediniz ve halen varlık sorunu çekiyorsunuz. Sabro’nun Sayfo’ya yaklaşımı hakkında bilgi verebilir misiniz?

DV: Süryanilerin Sayfo olarak adlandırdıkları Süryani Soykırımı tarihsel süreç içerisinde Süryani halkının yaşadığı en büyük yıkım ve trajedidir. Doğu ve Batı kültürleri arasında, farklı egemen güçlerin ve hegemonyaların altında yaşayan Süryaniler farklı zaman dilimlerinde katliamlara ve kıyımlara uğradı. Ancak, 1915 Sayfo şiddeti, yarattığı travma ve arkasında bıraktığı toplumsal, sosyal, kültürel, dinsel ve dilsel yıkım halen Süryani belleğinde önemli bir yer tutan bir hadisedir. Böyle bir gerçeklik karşısında, yaşanan soykırımın tanınması, geniş toplum kesimleri tarafından bilinmesi ve kabul edilmesi Sabro’nun önceliklerinden birisidir.

Hali hazırda Süryanice yayın yapan tek gazete Sabro mu?

DV: Türkiye’de Süryanice yayın yapan tek gazeteyiz. Geçen yıllarda özellikle Turabdin manastırlarında dergi ve yayıncılık girişimi olduysa da maalesef uzun ömürlü olamadı.

Sabro pandemi sürecinden nasıl etkilendi?  Basın İlan Kurumu 2020’de azınlık basınını desteklememişti, bu anlamda gazetelere verilen maddi desteklerden yararlanabildiniz mi?

DV: Bizler bugüne kadar kendi imkanlarımızla ayakta kalmaya çalıştık. Basın İlan Kurumu gazetemize sadece bir kere destekte bulundu ve bunun devam edip etmeyeceğini de bilmiyoruz. Evet bizler de herkes gibi pandemi sürecinden etkilendik. Ancak bu etkilenme diğer kesimlerde olduğu gibi büyük olmadı. Çünkü biz daha çok abone sistemiyle okurlarımıza ulaşmaya çalışıyoruz. Elde ettiğimiz katkılar da herhangi bir beklentiye girilmeden yapılan katkılardır. Dolayısıyla biz direk etkilenmek yerine bize katkı sunanların etkilenmesi kadar etkilendik diyebiliriz.



Ocak 2026
PSÇPCCP
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031 

More in Röportaj