
Demokratik birlik ilkesiyle ittifak zemini üzerinde oluşturulan platformlar, ittifak politikasının o alanın özgün bir formudur. Platformlar belli tarihsel süreçlerde ortak hedef doğrultusunda propaganda özgürlüğü ve bağımsız politika sergileme ilkelerinin güvence altına alınmasıyla oluşturulur. Bunlardan her konuda taktiksel duruşta ortaklaşmalar eş duruş sergilemeleri beklenemez. Önemli olan ortak hedefe karşı birlik zeminin korunması, asgari müşterek paydaların yaratılmasıdır. Platform ruhu vurgusundan idrak ettiğimiz birlik zeminin korunması ve asgari müştereklerde birleşme olasılığının devamıdır.
Etkinlik sahasında bulunan ve devrimci duruş yönelimiyle direniş çizgisini sahiplenen ve demokratik hak arama mücadelesini yürüten, devrim ve demokrasi mücadelesinde kendilerini ispatlamış, devrimci karaktere haiz devrimci cenahta tanınıp kabul edilen devrimci yapılar, gruplar ve bireyler merkezden çevreye örgütlenip platformun bileşenlerini oluştururlar. Bu konuyla ilgili ilk makalede devrimci bireylerinde platformlarda örgütlenebileceklerini belirtmiştik. İşleyişi oylama usulüne dayalı platformlarda azınlık çoğunluk ilkesi uygulandığında yapısal temsil elzem olur. Bu içerim birlik zeminini daraltır. Örgütsel varlığı ortadan kalkmış, tabiri caizse esamesi okunmayan devrimci yapılarla fikirsel aidiyetini sürdüren veya ideolojik-politik okuma farklılıklarıyla kendisini bir yapılanmayla ifade etmeyen devrimci-demokratik bireyleri birliğin dışına iter. İttifak zeminini daraltan ve realitede azımsanmayacak bir devrimci ve devrimcileşme dışta bırakmak anlamına gelir. Platformların işleyişini genel oylama usulüyle biçimlendirmediğimizden ve her konuda/kararda mutlak mutabakat ve uyumu da esas almadığımızdan platformların ittifak zemini, demokratik birliği merkezden çevreye, devrimci yapılardan devrimci bireylere açılımında nitelik ve işleyiş eksiği de gelişmez.
Revizyonist karaktere sahip yapılanmalar, devrime, devrimcilere her koşulda saldırmayı ve yıpratmayı asli yönelim haline getirenler ve devrimci cenahta varlıkları tanınmayanlar platformlarda yer bulmamalı. Tarih bize göstermiştir ki sınıf mücadelesi çetin, zor ve karmaşık bir seyir izler. Mücadele önceden belirlenen koşullardan ve yasalardan cereyan etmediğinden, deneyimlerin teorik-politik derslerini daha da önemsemeliyiz. Bu nedenle devrimci cenahta devrimci tarihiyle rüştünü ispatlamış, yönelim ve devrimci karakteri kuşkulu sorular yaratan, kuruluşu ve hattı bilinmeyen ‘’devrimci yapılar ve gruplar’’ ile nedamet çizgisinde ısrar eden bireylerle ilişkilenilmemeli, devrimci-demokratik birlik/platformlar kurulmamalıdır.
Bunlar dışında, devrimci yapılar/gruplar ve bireylerle devrimci-demokratik birlik /platformlar tesis edilebilir ve talepleri olduğu müddetçe platformlarda yer edinebilirler. Genelde kabul görüldüğü üzere, platformun bileşenlerini genişletmek için oy çokluğu, nitelikli oy çokluğu veya oy birliği aramamak gerektiği fikrindeyiz. Böylesine katı anlayış ve anlayışlar birliğin sınırlarını daraltırken birbirine yakın yapılanmaların veya niceliğiyle öne çıkan siyasetlerin hegemonyasını ya da çoğunluk gücünü oluşturur. Katılı, başka bir değişle platformun genişletilmesi, bileşenlerin önceden güvence altına alınmış anlayış birliği ve mutabakatı aranmalı ve de bu mutabakat yukarıda sunulan çerçevede olmalıdır.
Talebi bulunmadıkça, yönelimi revizyonist bir karaktere evrilmedikçe platformun etkinliklerine ve çalışmalarına daimî katılmamazlığı mazeretsiz yapmadıkça, teslimiyet yad nedamet çizgisine evrilmedikçe hiçbir kurum ve devrimci birey platformdan ihraç edilmemesi düşüncesinde, çıkartılmaması, tartışılmaması kanısındayız. Bu hususta maalesef devrimci cenahta hegemonik ve gelenekselci, esasta güce dayalı, farklılıkları yadsıyan anlayış yer edinmektedir. Kolaylıkla ittifaka/platforma hâkim siyasetler etki gücünü ve niceliksel yayılımın etrafına/çekim alanına diğer yapıları çekerek platformda eleştirel pozisyonda duran ve sürecin farklı siyasal okumalarını yapan devrimci yapıların, grupların ve bireylerin ihracını oylamaya sunabilir. İdeolojik-politik yakınlık ve eş süreç okumalarında bulunanlar salt oy çokluğu bulup ihracı sağlayabilirler. Böylelikle çok sesli platform tek sese indirilip bir siyasetin yörüngesine girebiliyor. Çok yönlü tartışma ve birliğin damarı kesildiğinde platformun tüm tartışmaları önceden belirlenmiş olur ve demokratik tartışma göstermelik bir mizansene dönüşür ve bileşenler bir veya birkaç güce yedeklenmiş olur ki buna da platform denilmez. Böylece demokratik birliktelik de dumura uğratılmış olur
Tüm örgütlenmeler niteliğine uyumlu işleyiş-anlayış ve normlarını yaratır. Tek bir işleyiş biçimi ve normları baz alınarak bütün örgütlenmelere elbise biçilemez. Gizliliği esas alan yapılanmalar merkezi yürütmesi hariç tüm organlar yukarıdan aşağıya demokratik merkeziyetçilik ilkesiyle hukuksal yapılanmalarını oluştururlar. Yasal partiler, federasyonlar, sendikalar, dernekler, kulüpler vb. örgütlenmeler aşağıdan yukarıya örgütlenip, yönelim ve niteliklerine bağıntılı olarak demokratik merkeziyetçiliği, ademi merkeziyetçiliği, otonomu, forumu, konsensüsü ya da başka hukuksal bir formu esas alabilir. Hangi hukuksal/işleyiş formu uygulayacakları tamamen o örgütlenmenin niteliğini hedeflerine, yönelimine ve hedef kitlenin sosyal-siyasal değerleriyle ilintilidir.
Alan platformları, ideolojik-politik yapılanmalar olmadığından işleyişi demokratik merkeziyetçiliğin, temsili demokrasi uygulamasının karşılığı, azınlık-çoğunluk normuyla işlerlik kazanamaz. Platformlar eş amaçsallık üzerine birliktelik kuran devrimci yapıların ve grupların ittifak zemini olup, süreli, esnek ve çok sesli oluşumlardır. Her katılımcının bağımsız politika üretme, duruş sergileme ve propaganda özgürlüğü güvence altına alınmalıdır. Platformların işleyişini demokratik merkeziyetçilik ilkesiyle içerimlendirmek siyasal bağımsızlığı önceden kötürüm haline getirip, elini kolunu bağlamaktır.
Geçmiş dönemde ‘’platformun birlik ruhunu koruma’’ yaklaşımıyla platformlarda temsili demokrasinin bir biçimi olan demokratik merkeziyetçilik anlayışına olduğu gibi riayet edilmekteydi. Bu hatalı bir yaklaşımdı. Hep birliği öne çıkarıp ayrılık-ayrılık hususlarını yadsıyan anlayış, tek yanlı ve metafiziktir. Her olgunun ve platformun, birlik ve ayrılık özellikleri bulunur. Zıtların birliği de bize bunu ifade eder. Birlik ve ayrılık özelliklerinin olmaması devinimi ve gelişimi yadsımak anlamına gelir.









